• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
TÜM YAZILARI

Allah’ın Nizamı İslâm (48)

30 Haziran 2026
A


Prof. Dr. Yusuf Özertürk İletişim:

Allah’ın Nizamı İslâm (48)

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

B- İSLÂM DEVLETİ

4- İSLÂM DEVLETİNDE KUR’ÂN ANAYASADIR

b-Kur’ân’da devlet yönetimi ile ilgili temel hükümler

3b- İslâm Devletinde Şûrâ (Danışma-Meclis) Esastır

1-Ehlü’l Hal ve’l–Akd


* Allah, Hz. Resûlellah’a ve dolayısıyla da bütün Müslümanlara genel bir hüküm olarak istişareyi (danışmayı) emretmiştir(1). İstişare edilecek mevzuya göre(Dinî, dünyevî, konusu, bireysel, kurumsal, vs) istişare yapılacak kişi-kişiler/ kurumlar (de-da) bazı özelliklerin aranması ve bulunması da zaruridir. Sağlıkla ilgili mevzular Tıp ilmiyle, teknik konularla ilgili olanlar Mühendislik ilmiyle, dinî konularla ilgili olanlar İlâhiyat ilimleriyle ve hakeza, meşgul olanlara danışılır. Devlet idaresi ile ilgili meseleler de, onunla ilgili her konudan ihtisası olan bir heyet ile istişare edilmelidir. Siyasi meselelerde yönetici erkin seçimi de bir heyet tarafından yapılmalıdır. İslâm devletinde de, yönetici erki (devlet başkanı ve icra heyeti)seçme yetkisi bir heyete verilmiştir. İslâm ıstılahında bu heyete ‘Ehlü’l hal ve’l-Akd’ adı verilmiştir. ‘Ehlü’l hal ve’l-Akd’; icra ettiği görevlere bakıldığında, bugünkü modern devlet anlayışında ki; Belirli özellikleri (ihtisasları) olan fertlerin meydana getirdikleri ‘Senato’ya eşdeğerdir denebilir. Ehlü’l hal ve’l akd heyetinin sayısı hakkında Ne Kur’ân’da ve ne de Sünnet’te bir kayıt ve sınır yoktur. Bu konu toplumun yapısına ve ihtiyaçlara göre belirlenecektir.


Şûrâ Ehlinin (Ehlü’l hal ve’l-Akd) yapısı ve bulunması gerekli Özellikleri

a-İlim-Liyâkât; İstişare heyetinde bulunacak kimselerde aranacak ilközellik ilim sahibi olmalarıdır. Kendi konularında (ilgi alanlarında) mütehassıs olmaları (liyâkâtl-ehil) şarttır. İlimi olmayanlar heyete giremezler. b-Güvenirlik (Emin kişi); Yalan söylemeyen, vaadini yerine getiren, aldatmayan yani toplumun güven duyduğu kişi olmalıdır. c-Hukuka saygılı ve adil olmalı; Allah’ın ölçülerini bilmesi (Kur’ân Anayasasına) ve onlara uymayı esas kabul etmesi şarttır. Karar vermede; iltimas, hatır, kayırmacılık, vs’ye göre değil, Kur’ân Anayasasına ve buna uygun çıkarılmış kanunlara göre davranması şarttır.

d-Bağımsız olması ve siyasi tarafgirliği bulunmaması; Heyette yer alacak kişilerin bir siyasi görüş taraftarı olmayıp, sadece Hakk’ın tarafında olmaları esastır. Heyettekilerin dokunulmazlıklarının olması şarttır (Anayasaya aykırı davranışları hariç). Özlük hakları iktidar tarafından değil, Anayasaca teminat altına alınmalıdır.


e-Kur’ân Anayasasına uyma mecburiyeti; Heyet üyeleri Kur’ân Anayasasına ve ona uygun olarak çıkarılan kanunlara uymak zorundadırlar. Üyeler kişisel çıkarlarını önceleyemezler.

f-Akıl sağlığı ve tecrübe; Üyelerin akıl ve beden sağlığı yerinde olmalıdır. Üyelerin asgari belirli sürelerde mesleki tecrübe sahibi olmaları gerekir.


g-Ahlâk ve ihlâs; Üyelerin herhangi bir ahlâksızlıkları tesbit edilmiş olmamalı ve ahlâklı, samimî bir hayat yaşamaları esastır.

h-Üyelerin tamamının erkek olma şartı yoktur; Ehlü’l hal ve’l-akd’i oluşturacak üyelerin tamamının erkek olacağına dair bir şart yoktur. Hz. Peygamber, Akabe biatlarında, Medine’ye geldiğinde ve Mekke’nin fethinden sonra kadınlardan da biat almıştır (2, 3). Biat (Bey’at);Bir akittir. Bir kimsenin bir işi onayladığını bildirmesidir. Bu bir ticaret işi, olduğuğu gibi bir seçim de olabilir. Hz. Peygamber ve Hz. Ömer devrinde kadınlar; öğretmenlik, hemşirelik, zabıta memurluğu, ticaret gibi devlet ve özel işlerde çalışmışlardır. Fakat Hz. Peygamber’den sonra geleneksel anlayışta uygulama erkek yönünde olmuştur. Bu anlayış, Din’in esasından ziyade devrin uygulamaları ve anlayışından kaynaklanmaktadır. Memurluk yapan, ticaret yapan kadın niçin meclis üyeliği yapamasın?

2- İslâm Devleti ikili meclis sistemine uygundur

*İslâm nizamında istişare emredilmiştir. Ama devletin yönetim şekli bildirilmemiştir. İlk devir uygulamalarına bakıldığında devlet başkanı (Halife) farklı şekilde seçilmiştir. Hz. Ebubekir, ’Sakifetü Benî Sâide yurdunda ‘Ehlü’l hal ve’l-akd’ (ihtisas erbabı) tarafından değil, normal bir cemaat (Ensar) tarafından seçilmiştir. Hz. Ömer’in seçilmesi, Hz. Ebubekir’in Sahabe’nin (Hz. Peygamber’in arkadaşlarının) tek tek görüşlerini almasıyla (Modern devletteki bir nevi delegelerin seçimi ile) oy birliği ile olmuştur. Hz. Osman’ın seçilmesi, Özel bir Şûrâ-danışma meclisi (Ehlü’l hal ve’l-akd’-ihtisas erbabı) tarafından yapılmıştır. Hz. Ali’nin seçilmesi, Medine’deki halkın oyları ile olmuştur. Bu uygulamalara bakıldığında; İslâm devletinde Şûrâ-danışma- meclis esastır. Ancak bu yapının, ikili bir meclis sistemine daha çok uyduğu anlaşılmaktadır. Birisi genel, halkın oyları ile seçilenlerin teşkil ettikleri meclis (Millet meclisi-Temsilciler meclisi), diğeri de Ehlü’l hal ve’l-akd’-ihtisas erbabının teşkil ettikleri ‘Senato’dur. İslâm nizamında, otoriterlik, totaliterlik yoktur. İslâm’da Şûrâ-danışma meclis esastır ve ikili sisteme (Temsilciler meclisi ve Senato) daha çok uygundur.            Devam edecek…



Kaynakça

1-(1): “…(Resulüm) İş hususunda onlarla (ashabınla) müşavere et (danış)…” (Âl-i İmran-159). “…Onların işleri aralarında hep istişaredir (danışma)…”(Şura-38).       

2- “Ey Peygamber! İman eden kadınlar Sana gelip Allah’a ortak koşmamak, hırsızlık etmemek, zina yapmamak, çocuklarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira uydurmamak (gayr-ı meşru çocuk edinip, onu kocasına isnatta bulunmamak, yalan uydurup iftira atmamak), hiçbir iyi işte Sana asi olmamak üzere bey’at ettiklerinde, onların bey’atını kabul et….”  (Mümtehine-12).

3-Buhârî, Megâzî-53

4- Abdülhamid İsmail Ensârî, Ehlü’l hal ve’l-akd. TDV İslâm Ansikl. 10. cild; 539-541

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23