Şeytanın hedefi genetik soykırım, gender..!?
“O ki, hayat veren ve ölüme hükmedendir! Geceyle gündüzün değişip durması, O’nun emriyledir. Artık aklınızı kullanmayacak mısınız..?!” (Mü’minûn 80)
Haramla helâlin, doğruyla yanlışın karıştığı âhir zamanın tüm işaretlerini ibretle müşahede ederken büyük gayret, feryâd ve celâlimiz, cemâlimizden! Çünkü geleceğimiz olan insanlık ve çocuklarımız tehlike altında! Evimiz yanıyor! Memleketimiz yanıyor! Hayatın temeli olan sağlıkta; tröstlerin, malum gücün iyileştirmeyen kimyasal ilâçlarından ve uygulamalarından başka çareler gösterilmiyor!
HER ZORLUKLA BERABER
BİR KOLAYLIK DA VARDIR!
Ölüm ve ihtiyarlıktan başka her derdin devası vardır ve kâinat şifahanesindedir! Allah’ın verdiği ömür uzamasa da, kalan ömür; kaliteli mutlu huzurlu sağlıklı, organları eksilmeden! ilâç torbalarına mahkûm olmadan yaşanabilir!
Kader ömrü uzamasa da kaliteli yaşamak mümkündür!
Araçlarımıza bile balata, şanzıman, karbüratör, lâstik, yağ gibi detaylı şekilde ve yılda iki defa bakım yapıyoruz! Peki, “akıl sahibi” insanlar olarak, kendimize aynı özeni gösteriyor muyuz..?!
İşte bunun cevabıyla herkes kaderini yaşayacak..!
Tövbe kapısı açık!
Bugüne kadar nasıl bir hayat yaşanmış olursa olsun, “sahte-kirli-sinsi algılara kapılmadan, fıtrata-asla-inanç ve kültüre uygun yaşayarak”, nedamet edip bismillah diyerek yeniden başlamak ve sağlığı-huzuru yakalamak mümkündür!
“KALP KRİZİ” DİYE SALGIN
“NORMALDE” YOKTUR!!!
Düşünen, sorgulayan, akleden insanlar olarak “şaibeli ve hatta direkt yıkıma götüren uygulamalar” da, Hem de kan damarımıza uygulama yapmadan önce;
“Düşünüp tutasınız diye size nasihat ediyor!” diyen âyeti düşüneceğiz! Zira yaşadıklarımız en üst perdede Yaratıcı’nın imtihanıdır!
Malum, bilenle bilmeyen bir olmaz! Bilen-gören-tedbir alan, korunan, “farkındalığı yüksek olanlar elek üstünde kalarak” öncelikle var olacak, akabinde de dimdik yaşayarak hayattan lezzet almaya devam edecek..!
AKILSIZLIĞIN SONU HÜSRANDIR!
Bugün hayatın her bir noktasında bilgi değil “uyuşturucu istatistikler” verilmektedir!
Sebeplere kesinlikle inilmemektedir!
Misâl, domuz veya maymun geniyle bir şekilde temas eden insanlarda “domuz gibi!” kıskançlık-sevgi hissiyatının kaybolması, bedensel-ruhsal temizlik ve düzene riayetin son derece azalması; “maymun iştahı” ile ihtiyacı olmasa da her şeye tamah etme ve akabinde beğenmeme, sürekli bir maddi-manevi tatminsizlik hâli peydah olduğu anlatılmamaktadır!
Ne acı ki, hayvandan daha aşağı olan! “insana göre!” düşük seviyeli maymun bile; fayda-zarar mukayesesi yapabilmektedir!
Bize, büyük kıymetteki ilim ve bilimleri öğreten hocalarımız derdi ki; “Evlâdım, maymun kadar aklın olsun! O maymun bile bir şey yiyecekse, evvelâ bir yediğine bakar; bir de “ben bunu atabilir miyim..?!” diye ilerisini düşünür!“”
Son yıllarda ineklerin, domuzlar gibi arka ayaklarıyla yerden kalktığını fark etmiş miydiniz..?!
AKIL SAHİPLERİ SORUYOR!
Uzun ömürlü ve dayanıklı olsun diye hayvanların yemlerine domuz kemikleri katılıyor mu?! İneğin bir doğururken; domuzun dokuz doğurması, domuza meylettirir mi? Ülkemizde ve dünyamızdaki üreticilerin iş etiği var mı? Helâl mefhumu var mı? Ticariliği-kârlılığı düşünüp her yolu mübah görürler mi?!
“Özellikle son 20 yıldır, kıskançlıklar neden büyük ölçüde azaldı..?!”
DOMUZ, BOŞ YERE HARAM KILINMAMIŞTIR!?
Domuz genlerinin erkeklerde cinsel gücü tamamen ortadan kaldırdığı; kadınlardaysa tam ters etkiyle yükseltip-azdırdığı bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir! Avrupa’da ve domuz yiyen toplumlarda üreme problemleri had safhadadır! Başta Hollanda olmak üzere yabancı ülkelerde, Müslümanlarla evlenip çocuk yapan ve sonra da ayrılanların misliyle arttığı, “Türkiye-Hollanda Sağlık Vakfı ve Kültürlerarası Sağlık-Araştırma Enstitüsü”nde yaptığım çalışmalarda kanıtlanmıştır!
Kıskançlıklar azaldı!
Hayvan taifesinde eşini kıskanmayan tek tür domuzdur!
Artık erkekler, eşlerini ve çocuklarını kıskanmadığı gibi giyim kuşamlarına da dikkat etmemektedir! Hatta teşhirci gibi yanında dolaştırıp, bunu da medeniyet zannetmektedir!
CİNSİYETSİZ TOPLUM!
“Genetik Soykırım” zirve yaparak insanı, “kadın-erkek”likten “gender-birey” dedikleri tek tip insan modeline getirmiştir!
Genetiği bozuk robotlar
Yiyip içtikleri, giyip temas ettikleri sayısız zararlı tüketim maddesiyle maddi-manevi bütün özelliklerini yitirip robotlaşan insanlar; sağlıksız hayatları sonucu eksilen organları ve yok ettikleri bedenlerini düzeltme adına diz kapaklarına protezler, kalplerine piller-stentler, böbreklerine takviye diyalizler, kemiklerine platinler, kulaklarına işitme cihazları, gözlerine lensler, burunlarına-göğüslerine estetikler ve yüzbinlerce operasyonla ikinci bir vurgun olarak daha da robotlaşmıştır!!!
Robotlaşanların, anlama-kavram-mukayese etme-seçebilme ve üreme kabiliyetleri minimum düzeydedir!
Rabbim bizleri; “Kalpleriyle kavrayamaz, gözleriyle göremez, kulaklarıyla işitemez..!” âyetini, nedametle bir daha okuyarak, insan kılıklı hayvanlardan daha aşağı varlık eyleme! Amin.
Kurtulacak akıl eden, düşünen, farkındalığı olan fırka-i nâciyeden olanlardan eylesin, âmin.
WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00