• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Güherçile ve Barutçu Cafer Usta

07 Temmuz 2026
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Güherçile ve Barutçu Cafer Usta

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Bu ülkenin insanları yoktan var edemezler ama var edilmiş her nesneyi keşfederek; eğer helal süt emmişlerse milletimizin hayrına, aksine şeytana kulluk eden haramzadelerse, toplumun şerrine kullanabilirler.

Rabbim şerlileri şerlerinde itlaf etsin, hayırlı insanlarımızı da hayırlarıyla iki cihanda mesut ve bahtiyar eylesin.

Malum bugünlerde Ankara’da NATO zirvesi var ve NATO’ya bağlı olan, olmayan çeşitli ülkelerden farklı görevlerle pek çok insan Ankara ve İstanbul’da.

Her ülkenin nasıl tarihi varsa, bizim de kendimize dair güçlü bir tarihimiz vardır. Bu hususta biraz gerilere giderek, İstiklal Savaşımız yıllarına uğrak vuralım.

İstiklal Savaşımızdaki gücümüz, imal edilmiş modern silahlardan ibaret değildi. İnsanımızın keşfettiği silahlarla, daha da önemlisi “inanç-iman-azim ve kararlılıkla zafere vasıl olunmuştu.


O yılara gitmeden bugüne dair şunu da söylemeden geçemeyeceğim.

Özellikle savunma sanayiinde yaklaşık 80 yıl dışa bağımlı kaldık. Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın millet iradesiyle iş başına gelmesiyle, bugün savunma sanayiinde geldiğimiz nokta, dünyaya parmak ısırtmaktadır.

Sadece devletimize ve milletimize karşı mensubiyet ve mesuliyet hissiyatını kaybetmiş siyasi ve ekonomik şebekeler inkâr etmektedirler. Geçelim.



Geçtiğimiz hafta Gaziantep intibalarımızdan bir kısmını yazmıştık. Birkaçı kalmıştı.

Gaziantep’in, Fransız ve İngilizlere karşı savunulmasında düşmanın silahlarına sahip olmayan bir millet vardı.

O günleri, Araştırmacı-Yazar Mehmet Fatih Bozkurt’un kaleminden özetleyelim:

“Fransız kuşatması sırasında Gaziantep’in dış dünyayla bağlantısı tamamen kesilmiş, cephane kaynakları tükenme noktasına gelmişti.

Tam da bu kritik süreçte, 10 Aralık 1920’de Sabun Hanı’nda kurulan İmalat-ı Harbiye Fabrikası, şehrin direniş umudu oldu.

Bu fabrikanın hayati bölümü ise baruthaneydi ve başında; “Baba Cafer”, “Cafer Ağa”, “Cafer Usta” ve “Hıyamlı Cafer” isimleriyle geçen kahraman bulunuyordu.


Cafer Usta’nın görevi, mücahitlerin tüfeklerinde ve elde imal edilen Özdemir Bombalarında kullanılacak barutu üretmekti.


Kuşatma altındaki şehirde hiçbir sanayi imkânı yokken, tamamen yerli ve geleneksel yöntemlerle günde yaklaşık 15 okka yani 20 kilogram barut üretmeyi başardı.

Cafer Usta’nın ürettiği barutun kalite bakımından İngiliz barutuna denk olduğu, kuvvetli ve parlak nitelik taşıdığı kaydedildi.

Barut üretimi, halkın topyekûn direnişine dönüştü. Güherçile maddesi için mağara duvarları, mahzenler, ahırlar ve eski kerpiç yapılardaki rutubetli küfler toplandı. Kadınlar ve çocuklar torbalarla bu maddeleri fabrikaya taşıdı.

Kükürt esnaftan toplandı, söğüt ağaçlarından kömür yapıldı, tüm malzemeler günlerce dövülerek kara barut elde edildi.

Cafer Usta’nın ürettiği barut, yalnızca tüfeklerde değil, patlamayan Fransız güllelerinden elde edilen dinamitlerle karıştırılarak, Antep Savunmasının simgelerinden biri haline gelen Özdemir Bombalarında da kullanıldı.

Bu yönüyle Hıyamlı Cafer Usta, cephede görünmese de savaşın seyrini değiştiren mühimmatın mimarı olarak tarihe geçti.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23