• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Yıldız
Abdullah Yıldız
TÜM YAZILARI

Direnerek dirilenler: Ashab-ı Kehf

07 Temmuz 2026
A


Abdullah Yıldız İletişim: [email protected]

Direnerek dirilenler: Ashab-ı Kehf

ABDULLAH YILDIZ

Bir grup okuyucum geçen ay “Direnişten Dirilişe” adlı kitabımızı okuyup kritik etmişler. Tebrikler… Kitapta, dünya tarihindeki zulme başkaldırı örneklerinden üçünü öne çıkarmamız dikkatlerini çekmiş: Roma zulmüne karşı kıyam edip mağaraya sığınan Ashab-ı Kehf, Ateş hendeklerine atılan sebatkâr müminler: Ashab-ı Uhdûd, Şi’b-i Ebî Talip’te üç yıl müşrik ambargosuna direnen Resulullah ve ashabı.

Ashab-ı Kehf’in direniş ve diriliş kıssasının anlatıldığı Kehf suresinin 10-16. ayetleri mealen şöyle:

“Hani o genç yiğitler mağaraya sığınıp: “Rabbimiz bize katından bir rahmet ver ve bizim için şu işimizden bir kurtuluş yolu hazırla!” diye yalvarmışlardı.

“Bunun üzerine biz de onları sığındıkları o mağarada yıllarca sürecek derin bir uykuya daldırdık.”

“Sonra iki fırkadan (Ashâb-ı Kehf ve düşmanlarından) hangisinin bekledikleri gayeyi daha iyi hesap etmiş olduğunu ortaya çıkarmak için onları tekrar uyandırdık.”


“Şimdi biz, onların başından geçen ibretli kıssayı bütün gerçekliğiyle sana anlatacağız: Hiç şüphesiz onlar Rablerine iman etmiş genç yiğitlerdi; biz de onların imanlarını artırdık.”

“Kalplerine tam kuvvet ve metanet verdik de (zalim krala karşı) kıyam ettiklerinde şöyle dediler: “Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’tır. Biz O’ndan başkasını ilâh kabul edip tapmayız. Böyle bir şey yaparsak, yemin olsun ki gerçek dışı, pek saçma bir iddiada bulunmuş oluruz.” 


“Şu bizim halkımız ise tuttular, Allah’tan başka ilâhlar edindiler. Onların ilâh olduklarına dair açık bir delil getirselerdi ya! Allah adına yalan uydurandan daha zalim kim olabilir?”

“(İçlerinden biri:) “Madem ki siz onları ve onların Allah’tan başka taptıklarını terk ettiniz, o halde mağaraya sığının ki Rabbiniz üzerinize rahmetini yaysın, işinizde size kolaylık ihsan etsin.”


Genç okuyucularım, Ashabı Kehf kıssasını öne çıkarmamızı üç sebebe bağlamışlar: 1-Onlar zulme karşı sessiz kalmayan bir direniş örnekliğidir. 2-Mağaraya sığınmak, zulüm diyarından kaçış gibi görünse de bir avuç müminin Roma’nın şirk düzenine hayır diyerek; güçsüzken bile bir dik duruş sergileyebilmeleridir. 3-Direniş meydan savaşından ibaret değildir; mağaraya çekilip özünü korumak da bir direniş biçimidir.

Gençlerden oluşan Ashabı Kehf’in muhteşem direnişi, bugünkü gençler için pek çok mesajlar taşır:

İlki: Uyku ve uyanış gerçekliği: Ashabı Kehf, yüzyıllar süren uykudan/direnişten sonra uyanıp-dirildiler.

Bu noktada Ashab-ı Kehf; zulüm karşısında yılmayanlar, özlerini koruyanlar, sonra dirilenler olarak muhteşem bir örneklik teşkil eder: Ders şudur: Biz de onlar gibi davranabilirsek dirilişimiz gerçekleşir.
Ashabı Kehf’in direnişinden süzülen üç ilke şudur: 1-Hemen sonuç beklemediler. 2-Özlerini korudular. 3-Sabır ve sebatın sonunda dirildiler. Direnişin anahtarı; sonuç değil, rıza odağıdır. Direnişçi yorulur ama ya zaferle ya da şehadetle taçlanacak imanını asla kaybetmez


İşte bu, inkıtaa uğramayan uzun soluklu bir direniş ve Hakkı savunarak sabit kadem bekleyiştir.

Kitapta, Malcolm X’in örnek sabrına, direnişine ve dirilişine de yer verilmesini genç okuyucularımız şöyle değerlendiriyorlar: Malcolm X bedenini haramdan, zihnini ırkçılıktan arındıran bir irade adamı; dipteyken okuyarak arınan, sonra da ümmete ve bütün insanlığa ışık olarak şehadete koşan bir yiğitti.


Sonuç hükümleri: Hiçbir güzel netice, hiçbir mutlu son cehdsiz, çabasız, zahmetsiz elde edilemez. Baskı ve engellerle karşılaşmayan, düşmanı olmayan bir hak dava, bir hak yolcusu düşünülemez. Zulüm düzenleri ilelebet daim ve kaim olamaz. Ancak hiçbir egemen güç de kendiliğinden yok olup gitmez. Bu çağın İbrahim’lerini ve Musa’larını ortaya çıkarıp organize bir karşı koyuş gerçekleştirmeden çağdaş Firavunları ve Nemrutları da onların kurdukları zulüm düzenlerini de ortadan kaldıramayız.

Tavsiye: Üstat Ebû’l-A‘lâ el-Mevdûdî “Kur’ân’a göre Dört Terim”, Şehid Seyyid Kutub “Yoldaki İşaretler» isimli eserleri başta olmak üzere bütün eserlerinde dinamik ve devrimci bir perspektif çizerek, nasıl dalga dalga tüm İslam dünyasını etkileyip zihinlerin değişmesine vesile olmuşlarsa, günümüzün Müslüman öncüleri de, onları “terör kaynağı” ilan edenlere inat, bu tür direnişçi-diriltici eserleri gündemlerine alarak tekrar tekrar okumalı, okutmalı ve topyekûn dirilişimize zemin hazırlamalıdırlar. Vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Kanber

NÜFÜSUMUZUN AZALMASI, AİLENİN VE GENÇLİĞİN ÇÜRÜMESİ: DEVLETİN VE ÜLKENİN ÂLİBEKASININ TEHLİLİKE ÇANLARINI ÇALDIRIYOR. 03.07.2026 ■BU BATAKLIKTAN  ÇÜRÜMÜŞLÜKTEN KARANLIKTAN KURTULMAK MÜMKÜNMÜ? ■Allah (cc) İbrahim suresinin 1. ayetinde #"Ey Muhammed Bu, insanları rablerinin izniyle karanlıklardan aydınlığa, her şeye galip ve övülmeye layık olan Allah'ın yoluna çıkarman için, sana indirdiğimiz bir kitaptır. 2. ayetinde; #Bu yol, göklerde ve yerdekilerin sahibi olan Allah'ın yoludur. Şiddetli azaba uğrayacak kafirlerin vay haline! Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler. İnsanları Allah'ın yolundan uzaklaştırırlar. Allah'ın doğru yolunu eğri göstermeye çalışırlar. İşte onlar büyük bir sapıklık içindedirler."# ■Materyalizm (maddecilik) bağımlılığı, alkol, uyuşturucu, moda, modernizm, sosyal medya, ÇIBLAKLIK ve benzeri bağımlılıklar ve ahlaksızlıklar adeta bizi içten içe çürüten ağaç güvelerine benziyor. Trafik kazalarında çok sayıda can ve mal kaybına, cinayetler, boşanmalar ile yuvaların yıkılmasına, çocukların yetim kalmasına sebep olmaktadır. ■Fuhşiyatın yaygınlaşması; evlenmelerin azalmasına, boşanmaların çoğalmasına, çocuk yapma oranlarının çok çok aşağıya düşmesine, buna paralel olarak; Devletimizin, milletimizin, ülkemizin âlibekasını sarsacak duruma gelmiştir. ■ 15-16 yaşlarında ki gençlerin zina yapmaları suç değilken, evlenmeleri suç sayılmakta. Mahkumiyet verilmekte bu durum ne kadar büyük bir zulümdür. ■ Tüm insanların her yaşta yaptığı; fuhuş, haram kazanç ve benzeri ahlaksızlıklar için; acilen Milli Eğitim, Diyanet, aile ve sivil toplum örgütleri çözümler üretip bu rezilliğin, zulmün önüne geçilmelidir. ■ Kesintisiz eğitime son verilmeli. Gençler yeteneklerine göre sanayide, endüstride, tarımda ziraat te eğitilip değerlendirilip desteklenip yönlendirilmelidir. ■ Tüm gençliğin liselerden, üniversitelerden mezun olmaları zorunluluğu kaldırılmalıdır. ■ Tüm iller ve ilçelerde basit basit üniversite bölümlerinin kaldırılmalıdır. Sadece ailelerinden uzaklaşarak, bu bölümlere kayıt yaptırıp kâhir ekseriyeti hovardalık yapmak için, ailelerinden uzaklaşmak isteyen gençlerin bu bataklıktan kurtarılması elzemdir. ■Bu basit bölümleri bitiren gençler ben üniversite mezunuyum deyip; sanayide, endüstride, tarım ve ziraat'te ÇALIŞMAMAKTADIR. ■ ATEŞLE BARUT YANYANA DURMAZ; Okullar kız erkek okulları diye ayrılmalı. Görüldüğü üzere sevgili ve arkadaş adı altında fuhşiyat yaygınlaşmakta. Buna paralel olarak cinayetler, evlilik dısı çocuklar dünyaya gelmekte. ■ En önemlilerinden birisi lgbt ve cinsiyet eşitliği adı altında gençler ve insanlarımız büyük bir felâkete sürüklenmekte olup, bu konulara asla izin verilmemeli, teşvik edici şer gruplarına; çok ağır cezalar verilmeli ve ülkemizden uzaklaştırılmalıdır. ESAS ÇÖZÜM VE ÖNERİLER; ■Yaratıcımız, yaşatıcımız, yöneticimiz ve her an görüp gözetecimiz TEK İLÂH'IMIZ ALLAH'ımıza imanın kuvvetlendirilmesi sorgu sual cennet ve cehennemin varlığına imanın kuvvetlendirilmesi. ■Esas özgürlüğün Allah'a kulluk etmekle başlayacağının ■Şarap, şampanya, moda, modernizm, sosyal medya, kumar HAYA perdesini ortadan kaldıran ÇIBLAKLIK ve benzeri bağımlılıkların özgürlük yutturmacası ile nefse ve şeytanı kölelik ve esaret olduğunu bütün insanlığa anlatmak. ■ İslami yaşantı, İslami ekonomi, İslami hukuk yani caydırıcı cezalar yoluyla bu felaketlerden insanımızı, ülkemizi, devlet, millet, sivil toplum örgütleri herkes el ele verip kurtulmaktır tek çözüm ■ Aliye İzzet Begoviç; Kur’an’ı yaşayın ve ölüme hazırlanın! Unutmayın! Hayat, inanan ve salih ameller işleyenler dışında hiç kimsenin kazanamadığı bir oyundur. Kur’an edebiyat değil, hayattır; dolayısıyla O’na bir düşünce tarzı değil, bir yaşama tarzı olarak bakılmalıdır. Kitaba uyun! Çünkü biz de zalimlerden olursak savaşmanın hiçbir anlamı kalmaz. Kitaba uyacağız. Bütün yücelik ve şükran Allah’a aittir ve insanların gerçek kalitesini ancak Allah tespit edebilir. Bilin ki, en kötü kombinasyon boş bir ruh ve dolu bir midedir. Hayvanlar ancak aç olduğu veya bir tehditle karşı karşıya bulunduğu zaman; insanlar ise tok ve güçlü olduğu zaman tehlikelidir. Siz sürekli ölüme hazırlanın! Çünkü ölmeye hazır olan insanlar, ölmeye hazır olmayan insanlara galip gelirler.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23