THY- Euroleague

Abbas yönetimi ile İsrail “altın devri”ni yaşıyor!

13 Eylül 2018 Perşembe

Geçtiğimiz günlerde Trump yönetiminin UNRWA’ya mali desteğini askıya alma kararı, insani yardıma ihtiyaç duyan yarım milyon çocuğun en temel ihtiyaçlardan mahrum kalması ve Filistinli gençlerin işsizlik sorunuyla yüzleşmesine sebebiyet verecek.

İsrail ‹in Filistin’i işgalinden sonra silah zoruyla yerinden edilmiş mültecilere temel yardım sağlamak için kurulmuş olan Birleşmiş Milletler Yardımlaşma ve Filistin Mülteciler İşleri DairesiUNRWA, 1949’dan beri yerlerinden edilmiş Filistinlilere sağlık, istihdam, acil yiyecek ve barınma hizmeti sağlıyordu.

Neredeyse iki milyon mülteci, bu yardım organizasyonu fonundan acil durumlarda yiyecek ve nakit yardımı alıyor, ayrıca her yıl milyonlarca mülteci UNRWA tarafından yönetilen 143 sağlık kliniğinden sağlanan sağlık imkanlarından yararlanıyor.

UNRWA’nın bütçesinin çoğu Lübnan, Suriye, Ürdün, Gazze ve Batı Yaka’da kalan çocuklar ve gençlerin eğitim harcamalarına gidiyor. UNRWA yaklaşık 700 okul işletmekte ve diğer BM’ye bağlı kuruluşlardan daha fazla sayıda öğrenciye hizmet vermektedir. Gazze’de 1. Sınıftan 9. sınıfa kadar kayıtlı öğrencilerin % 60’ı UNRWA okullarında okumaktadır.

UNRWA 100’den fazla bağışçı ülke ve kuruluşlardan yardım almasına rağmen, yıllık yaklaşık 400 milyon dolarlık bütçesinin neredeyse dörtte biri daha önce Amerika Birleşik Devletleri’nden gelmiştir.

Aslında, Filistinli mülteci çocuklar halihazırda ciddi yoksulluk içinde yaşam mücadelesi verirken UNRWA desteğinin de kesilmesi durumunda, bu çocuklar çok daha büyük bir bedel ödeyecektir.

Bu karar Trump’ın Filistin davasını İsrail lehine sonuçlandırma niyeti için aldığı ilk tehlikeli karar değil elbette. Herhalde son da olmayacak

İlk adımında Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak kabul etti ve ABD elçiliğini Kudüs’e taşıdı.

İkinci aşamada UNRWA’ya yapılan yardımları ve Kudüs’teki hastanelere sağlanan sağlık yardımlarını engelledi.

En son aldığı karar ile Trump Filistin Kurtuluş Örgütü FKÖ’nün Amerika’daki bürosunu kapattı.

Trump yönetimi tüm bu icraatlarını İsrail lobilerinin yönlendirmesi ile gerçekleştiriyor. Açıkça Filistin meselesinde barıştan ve çözümden yana olmadıklarını ilan etmiş oluyorlar.

Ancak tüm bunlar oluyorken, atılan adımların hiçbir şekilde Filistin halkının lehine işlememesinin açıklığına rağmen Filistin yönetimi ve bazı Arap ülkeleri Filistin direnişine karşı savaş, İsrail tarafı ile ise barış seçeneğine bağlı kalmaya devam edecekleri yönünde tavırlar alıyor, açıklamalar yapıyorlar.

Oysa işgalci İsrail’e karşı verilen her taviz ardından başka çok büyük kayıplar doğurdu. Barış görüşmeleri adı altında gerçekleşen antlaşmalar bunun en net kanıtıdır.

İsrail ile Fetih hareketi lideri Yasir Arafat arasında gerçekleşen sözde barış görüşmelerinin dönüm noktası olan Oslo antlaşmasının üzerinden 25 yıl geçti. Anlaşmaya göre Filistin heyeti önce İsrail’i tanıyacak, karşılığında verilecek şey, Filistin topraklarının % 22’lik bir bölümü olan 1967 sınırları içinde bir Filistin devleti kurulması ve nihai bir anlaşmaya varılıncaya kadar yerleşim işgallerinin tamamen durmasıydı.

Ancak İsrail gazetesi Haaretz’in değerlendirmesine göre dahi Oslo anlaşması İsrail’e ekstradan zaman kazandırarak en az 25 yıl süren kontrolsüz yerleşimci faaliyeti ve vahşice işgal imkanı verdi.

Gazze’deki iki milyon insana İsrail’den geri kalmayacak şekilde abluka uygulayan Abbas yönetimi kendi halkına ve direniş hareketlerine silahlarını bırakma baskısı uygulayarak İsrail’e şirin görünmeye çalışadursun, Netanyahu Filistin Kurtuluş Örgütünün ABD ofisini kapatan Trump’a çoktan teşekkür ve takdir mesajı gönderdi bile…

 

YORUM YAZ

  • HukukçuHukukçu2 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenci kıyımına müdahale edip, kıyımı durdurmanızı, saygılarımızla, istirham ediyoruz.