YPG/PKK’ya gönderilen binlerce tır silah Armageddon hazırlığı mı?
YPG/PKK’ya gönderilen binlerce tır silah Armageddon hazırlığı mı?
MUHAMMET KUTLU
ABD, DAEŞ ile mücadele bahanesiyle Başkan Donald Trump’ın onayıyla 2017 Mayıs sonlarından itibaren terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı YPG/PYD’ye silah göndermeye başladı.
Türkiye, bir terör örgütüne, başka bir terör örgütüne karşı silah verilmesine en başından karşı çıktı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan 16 Mayıs'ta ABD Başkanı Trump ile Beyaz Saray'da yaptığı görüşmede konuyu gündeme getirdi. Erdoğan görüşme sonrası düzenlenen basın toplantısında “Bölgemizin geleceğinde terör örgütlerine yer yoktur. Özellikle YPG/PYD terör örgütünün hangi ülke tarafından olursa olsun muhatap olarak alınması bu konuda küresel düzeyde verilen mutabakata kesinlikle uygun değildir” uyarısında bulundu.
Ancak ABD bu uyarıları dinlemedi ve yaklaşık 10 yıl boyunca bölgeye binlerce tır silah sevk etti. Çeşitli açık kaynaklarda, ABD’nin terör örgütü YPG/PKK’ya 60 bin ila 100 bin tır arasında değişen miktarda silah sevk ettiği belirtiliyor.
Geçtiğimiz Ocak ayında, Suriye ordusu, ülkenin üçte birlik bölümünü teşkil eden kuzeydoğusundaki işgali sonlandırmayı reddeden YPG/PYD’ye askeri operasyon başlattı.
Terör örgütü, Suriye ordusu karşısında direnemedi ve birkaç hafta içinde elinde tuttuğu bölgelerin yüzde 80’ini terk ederek Haseke, Kamışlı, Aynularab gibi birkaç yere sıkıştı.
Oysa terör örgütü buraları terk etmeyi kesinlikle reddediyordu ve senelerdir ABD’nin gönderdiği silahlarla bu bölgelere yığınak yapıyor, tüneller kazıyor, mevziler inşa ediyordu.
Suriye ordusu karşısında Halep’teki iki mahallede aldıkları yenilgiyle önce Fırat’ın doğusuna kaçtılar, ardından da Deyrizzor, Rakka gibi önemli şehirleri de terk edip büyük hezimete uğradılar.
O andan itibaren pek çok güvenlik uzmanı ve yorumcu YPG/PYD’nin ABD’nin gönderdiği gelişmiş binlerce ağır silah ve zırhlı aracı neden kullanmadığını sormaya başladı.
Bu sorulara hala net cevap verilebilmiş değil. Bu da soru işaretlerini daha da büyütüyor.
Kanaatimce o silahlar YPG/PYD’nin elinde değildi. Eğer onca gelişmiş topçu bataryaları, havan sistemleri, hava savunma sistemleri, Javelin gibi tanksavar füzeleri, türlü çeşitte uçaksavarlar, çok namlulu roketatar sistemleri teröristlerin elinde olsaydı kimseyi dinlemez, sonuna kadar kullanırlardı.
ABD’nin gönderdiği gelişmiş silah sistemlerinin ülkenin kuzeydoğusunda yerin altına inşa edilmiş devasa tünellerde tutulduğu da yine açık kaynaklardan yansıyan bilgiler arasında.
O zaman, akla şöyle bir senaryo geliyor; ABD’yi elinde tutan siyonist güç odakları, ABD yönetimini bir şekilde silahların DAEŞ ile mücadele için YPG/PYD’ye gönderilmesine ikna ederek, bölgeye silah sevk edip depoladı.
Niyetleri en başından bu silahları terör örgütüne vermek değildi. Zaten onca gelişmiş silah sistemini kullanacak terörist de yoktu. Peki, binlerce tır dolusu silah niye gönderildi?
İşte burada korkunç bir ihtimal devreye giriyor. Bu silahlar, Yahudilerin Müslümanlara karşı yapacağına inandıkları ve dünyanın son büyük savaşı olarak gördükleri “Armageddon Savaşı” için gönderilmiş olabilir.
Kimse buna “uçuk komplo teorisi” falan demesin. Çünkü siyonist İsrail’in kuruluşundan tutun, bütün çıkardığı savaşlar, yaptığı hamleler, tahrif edilmiş Tevrat’ta ve Talmud’da yer alan bir yönergeye göre yürütülüyor.
İsrail’in tüm eylemlerinde takip ettiği Talmud’da, Yahudilerin bekledikleri Mesih’in gelerek Armageddon’u, yani büyük savaşı çıkartacağı belirtilerek “Mesih, Yahudi olmayanları, savaş arabalarının tekerlekleri altında ezecektir. Büyük savaş olacak ve insanların üçte ikisi ölecektir. Yahudiler galip olacak, mağlup olanların silahlarını yedi sene yakacak olarak kullanacaklardır. Diğer milletler Yahudilere itaat edeceklerdir. Mesih Hıristiyanları kabul etmeyecek ve onları tamamen imha edecektir. Bütün milletlerin hazineleri Yahudilerin ellerine geçecek, Yahudiler çok zenginleşecekler. Hıristiyanlar yok edilince, diğer milletlerin gözleri açılacak, onlar da Yahudi olacaklardır. Böylece Yahudiler dünyaya hakim olacak, dünyanın hiçbir yerinde Yahudi olmayan kimse kalmayacaktır” deniliyor.
Hatırlanacağı üzere; İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 7 Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik başlattığı saldırıda askerlerine “Amalek” üzerinden; “Kutsal kitabımız diyor ki Amalek'in sana yaptıklarını hatırlamalısın. Samuel 15:3; “Şimdi git, Amaleklilere saldır. Onlara ait her şeyi tümüyle yok et, hiçbir şeyi esirgeme. Kadın erkek, çoluk çocuk, öküz, koyun, deve, eşek hepsini öldür…” diye soykırım çağrısı yapmıştı.
İki buçuk senedir de dünyanın gözü önünde Gazze’de taş taş üstünde bırakmadılar. 80 bine yakın sivili katledip 200 bin kişiyi de yaraladılar.
Yasa /Tesniye kitabının 20:14-17’de de: “Kadınları ve çocukları ve hayvanları ve şehirde olan her şeyi, bütün malını kendin için çapul edeceksin ve Allah’ın, Rabb'in sana verdiği düşmanlarının malını yiyeceksin”, “Ancak Rabb'in miras olarak sana vermekte olduğu bu kavimlerin şehirlerinde nefes alan kimseyi sağ bırakmayacaksın”, “Fakat onları, Hittileri ve Amorileri ve Kenanlıları ve Prezzileri ve Hivileri ve Yabusileri Rabb'in sana emrettiği gibi tamamen yok edeceksin…” ifadeleri yer alır.
Böyle bir İsrail’in, sırf tahrif edilmiş kutsal kitaplarında yazıyor diye hahamların hesapladığı bir tarihte, Müslümanlara ve büyük ölçüde Türkiye’ye karşı Amik Ovası’nda başlatacakları Armageddon savaşı için binlerce tır silahı ABD’den getirtip Suriye’nin kuzeyine depolamış olabileceği ihtimali göz ardı edilmemeli.