Yazık ettiler CHP’ye…
Yazık ettiler CHP’ye…
MUHAMMET KUTLU
Size genellikle makam aracı olarak iş adamlarının ve üst düzey yöneticilerin kullandığı bir minibüs modeli olan Mercedes-Benz V300d (V-Serisi), aracın ortalama fabrika çıkış donanımları hakkında bilgi vereceğim.
Öncelikle belirteyim ki bu reklam amaçlı bir yazı değildir. Reklam oluyorsa da bunun sorumlusu ben değilim. Zira bu donanımları aktarıp bir sonuca varmaya çalışacağım.
Evet, başlayalım: Mercedes-Benz V300, hem iş hem de aile kullanımı için yüksek düzeyde konfor, güvenlik ve teknoloji sunan lüks bir MPV...
Standart donanım özellikleri, model yılına ve donanım paketine (Avantgarde, Exclusive vb.) göre değişiklik gösterse de, genel olarak oldukça zengin bir yapıya sahiptir.
2026 itibarıyla Mercedes V300 standart iç ve dış donanım özellikleri şöyle:
İç Donanım Özellikleri: Koltuklar ve Konfor: Nappa deri döşeme, hafızalı, ısıtmalı ve soğutmalı (havalandırmalı) ön koltuklar. Arka bölümde konforlu oturma düzeni ve katlanabilir masa opsiyonu.
Direksiyon ve Konsol: Kapasitif fonksiyon düğmelerine sahip ısıtmalı deri direksiyon simidi. Şık tasarımlı ön konsol ve kaliteli malzeme kullanımı.
Multimedya ve Teknoloji: MBUX (Mercedes-Benz User Experience) multimedya sistemi, yüksek çözünürlüklü ekranlar.
Ses ve Aydınlatma: 16 hoparlörlü, 640 watt'lık Burmester surround ses sistemi ve 64 renkli ortam aydınlatması.
İklimlendirme: 3 bölgeli dijital klima (Thermotronic).
Dış Donanım Özellikleri: Tasarım: LED Akıllı Işık Sistemi (Bi-Xenon farlar), gündüz ledleri.
Kapılar ve Bagaj: Elektrikli sürgülü sağ ve sol kapılar, elektrikli bagaj kapağı.
Tavan: Panoramik açılır cam tavan.
Jantlar: Alaşım jantlar (genellikle 17-19 inç arası).
Aynalar: Elektrikli katlanır, ısıtmalı aynalar. Güvenlik ve Sürüş Destek Sistemleri.
Sürücü Destek: Aktif fren asistanı, şerit takip asistanı ve adaptif hız sabitleyici (DISTRONIC) standart olarak sunulur.
Park ve Manevra: Geri görüş kamerası, çevre görüş sistemi (360 derece kamera) ve aktif park asistanı.
Güvenlik: Pre-Safe sistemi, yorgunluk asistanı (Attention Assist), kör nokta asistanı ve çok sayıda hava yastığı (göğüs ve perde).
Teknik Donanım (V300d) Motor ve Şanzıman: 2.0 litrelik 4 silindirli dizel motor (genellikle 237 hp - 239 PS güç ve 500 Nm tork).
Şanzıman: 9G-TRONIC otomatik şanzıman. Çekiş Sistemi: Arkadan çekiş veya 4MATIC sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi.
Kullanım amacına göre ek özellikler eklenebilen aracın ortalama satış fiyatı 10 milyon TL civarında.
Çoğunuz anlamışsınızdır. Bunlar, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in makam aracı olarak kullandığı Mercedes V300 aracının ortalama fabrika çıkış özelliklerini ifade ediyor.
CHP Lideri Özgür Özel, benim yazarken, sizin de okurken yorulduğunuz onca özelliği yeterli bulmamış ve CHP’li Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’dan makam aracına ilave üst düzey özellikler eklenmesini istemiş.
O da Uşak halkının parasına acımamış ve alanında uzman bir firmaya göndererek “VIP iç dizayn ve dönüşüm işlemleri” yaptırıp 170 bin Euro + KDV ödemiş. KDV’si ile birlikte 12 milyon Lira gibi bir paraya denk geliyor bu rakam.
İnanın ben aracın iç ve dış donanım özelliklerini okurken yoruldum. Bir faninin bir araçtan bu kadar donanım ve özellik beklemesini anlamakta zorlanırken, CHP liderinin bir de bunlara ilave özellikler konulmasını istemesi çok tuhaf geldi bu yüzden.
CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte “değişim” başlatıp parti yönetimini ele geçiren genç bir genel başkanın bu kadar lükse aç, bu kadar gösteriş meraklısı olması çok düşündürücü.
Üstelik bu parti, sözüm ona solcu bir parti. Tüm yöneticileri ve teşkilatının solcu ve devrimci olmakla övündüğü bir parti.
Hatırlıyorum da, 1990’lı yıllarda üniversite yıllarında, sağcı öğrenciler yurtta, kantinde, okul bahçesindeki çimlerin üzerinde “Ne olacak bu ülkenin hali” diye başlayarak saatlerce tartışıp “vatan kurtarırdık”…
İşte o tartışmalar esnasında “solcular çok okuyor” diye hayıflanırdık. Onlar da özellikle yasak yayın havası verebilmek için gazete kağıdıyla kapladıkları kitapları gözümüze soka soka gezerlerdi ortalıkta.
Solcular bizim gözümüzde parayla pulla işi olmayan, derdi tasası devrim yapıp ülkeye komünizmi getirmek olan idealist çocuklardı.
Onlara içten içe imrenir, sadece dini açıdan zayıf olmalarına üzülürdük. İyi çocuklardı aslında...
Şimdi bakıyorum da, o solcuların gözünü para hırsı bürümüş. Ülkenin en önemli büyükşehirlerini ele geçirince bir anda içlerinden vahşi Amerikan emperyalistleri çıkmış.
Topu topu 7 yıl zarfında, onlarca yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet, irtikap olayına karışıp onca davayla yargılanır olmuşlar.
Başta İBB olmak üzere CHP’li belediyelere yönelik iddianamelere bakıldığında, yüzlerce milyar liralık, (Eski parayla katrilyon) yolsuzluğa imza atmışlar. En lümpen Amerikan zenginlerinden daha pervasız bir hayat yaşıyorlar.
Kendi ideolojilerine de ideallerine de ülkelerine de ihanet ettiler. Koca bir ana muhalefet partisini yolsuzluk, rüşvet, fuhuş, entrika skandallarıyla perişan ettiler.
Yazık ettiler. Hem de çok yazık ettiler.