O sarı öküzü vermeyecektik…
Gözü dönmüş terör devleti İsrail ile dilediğince saldırıp yakıp yıktığı İslam ülkeleri arasında yaşananlar, akıllara şu bilindik “Sarı öküz hikâyesini” getiriyor. Hikâyeyi bir kez daha hatırlatalım da, belki birilerine tesiri olur…
Geniş düzlüklerde yaşayan kalabalık bir yaban öküzü sürüsü varmış. Haliyle, etraflarında aslanlar, sırtlanlar eksik olmazmış. Fakat sürü çok kalabalık olduğu için, bunlara saldıran aslanlar ve diğer yırtıcı hayvanlar hırpalanır, geri çekilmek zorunda kalırlarmış.
Bir gün, yaşlı bir aslan, sakin bir şekilde tek başına sürüye yaklaşmış. Sürünün lideri ile konuşmak istediğini söylemiş. İri yarı fiyakalı genç bir öküz öne çıkmış.
Aslan demiş ki: “Bakın öküz kardeş, biz sizinle burada sulh içinde yaşamak istiyoruz, ama sizin içinizde şu sarı öküz var ya, o bizim sinirlerimizi çok bozuyor. Onu görünce çılgına dönüyoruz. Size saldırmaktan kendimizi alamıyoruz. Onu bize verin, biz bir daha size saldırmayız. Barış içinde yaşarız.”
Öküz: “Bunu bir düşünelim” diyerek sürünün içine dönmüş. Öküzler, bundan böyle rahat edeceklerini düşünerek, sarı öküzün aslanlara verilmesine karar vermişler. Sadece yaşlı ve tecrübeli bir öküz, “Sakın vermeyin. Verirseniz devamı gelir” diye karşı çıkmış. Ancak kendi tatlı canlarını ve keyiflerini düşünen öküzler dinlememişler ve sarı öküzü aslanlara vermişler.
Bir süre geçmiş, yaşlı aslan tekrar görünmüş. Aynı hikâye tekrarlanmış. Bu sefer kısa kuyruklu kara öküz onların sinirini bozmakta, çılgına döndürmekte imiş. Onu verirlerse barış sürecekmiş… Ve kısa kuyruklu siyah öküz de verilmiş.
Günler böylece geçerken, aslanlar da acıktıkça bir bahane ile sürüden bir öküzleri almışlar. Öküzler de, barış bozulmasın diye istediklerini aslanlara teslim etmişler…
Böylece, aslanların gücü arttıkça, öküzleri daha çok tehdit etmeye başlamışlar ve almışlar…
Birer birer aslanlara yem olan öküzlerin sayısı iyice azaldığından artık güçlenen aslan sürüsüne karşı koyacak güçleri kalmamış. Toplanıp “Biz nerede hata yaptık da bu savaşı kaybettik” diye tartışmaya başlamışlar. İşe yarar bir çözüm yolu bulamayınca çaresiz en başta sözünü dinlemedikleri yaşlı öküzün fikrini sormuşlar. O da demiş ki: “Biz bu savaşı sarı öküzü onlara verdiğimiz gün kaybetmiştik. O sarı öküzü vermeyecektik”