--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Ve her şey bittiğinde; hatırlayacağımız düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacak”

Mehtap Yılmaz
Mehtap Yılmaz

Yıl 2010... Kılıçdaroğlu, “yüzde kırk alamazsam, istifa ederim” dedi... 

Yüzde kırk alamadı ama istifa da etmedi...

Yıl 2013... Tayyip Erdoğan’a karşı daha karizmatik bir liderin çıkması için istifayı düşünebileceğini söyledi...

Yıl 2014... Oy kaybedersem istifa ederim dedi... 

Kaybetti ama istifa etmedi.

Yıl 2014... SSK Genel Müdürü olduğu dönemde yaptığı iddia edilen “Torpilli atamalar” için “7 kişi aldığımı ispat etsinler istifa ederim” demişti. 18 yakınına torpil yaptığı belgelendi ama istifa etmedi.

Yıl 2015... “Oy oranımız düşerse istifa ederim” dedi... Düştü ama istifa etmedi. İşte mal bu...

*

CHP’li Muharrem İnce, “AK Parti, yüzde 49 alsın siyaseti bırakırım. Gider tavuk beslerim” dedi. Ama siyaseti bırakmadı. Tavuk beslemedi...

CHP’li akademisyen Koray Çalışkan, 1 Kasım seçimleri öncesinde AK Parti’nin yüzde 47 alması halinde işini bırakacağını söyledi. AK Parti kazandı ama istifa etmedi.

Fazıl Say, “İslamcılar kazandı. Ülkeyi terk edeceğim” dedi. Etmedi...

CHP’li Enver Aysever, “AKP kazanırsa bu seçim 87 yıllık Cumhuriyet tarihimizin son demokratik seçimi olacaktır. Siz İzmirliler onlara göre vebalısınız, sizi denize dökmeden rahat etmeyecekler.” Elbette ki AK Parti kazandı. Ülkenin son demokratik seçimi falan da olmadı! Erdoğan, kimseyi denize de dökmedi.

Yılmaz Odabaşı, 1 Kasım seçim sonuçlarına tepki amacıyla Türkiye’yi terk etme ve Fransa’ya yerleşme kararı almıştı. Sözünde durmadı ve döndü.

,

Pensilvanya Şeytanı Homo-Feto, “Eğer AK Parti’ye oy verirseniz, Allah’a hesap veremezsiniz. AK Parti kazanırsa, ülke kan gölüne döner” dedi. Yalancının mumu, yatsıya kadar yandı.

Muhalefette mal bu...

*

Ha şimdi bunları neden mi anlattım?

Söyleyeyim...

Şimdi, Pensilvanya Şeytanı, referanduma “HAYIR” dedi.

PKK’lı Duran Kalkan referanduma “HAYIR” dedi.

Saadet Partisi Başkanı Temel Karamollaoğlu, referanduma “HAYIR” dedi.

Fehmi Koru, referanduma “HAYIR” dedi.

Bilderbergli Fehmi Koru’nun kayınpederi Süleyman Karagülle, referanduma “HAYIR” dedi.

CHP’li Kılıçdaroğlu, referanduma “HAYIR” demek için bin tane yalan uydurdu, iftira etti”!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “üst aklı” olmak isteyip, itibar görmeyen kim varsa, “HAYIR” diyerek üst akla el salladı! Var mı başka “HAYIR” diyen?

Amerika’sı, İsviçre’si, Almanya’sı, Hollanda’sı... Kim varsa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı cephe aldı!

İçerideki muhalefet, dışarıdaki muhalefeti solladı.

Hollanda, vatandaşlarımızın üzerine atlarıyla, itleriyle geldiğinde, utanmasalar alkış tutacaklardı!

Bunlara göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan her türlü haksızdı...

Mesela, Davos’ta Şimon Peres’e, “One minute” diye ayar çekmekte haksızdı...

Mavi Marmara katliamında, otoriteye yani İsrail’e itaat etmediği için, haksızdı...

İtlerini halkımızın üstüne salan Hollanda’ya karşı, şahsiyetli bir dış politika yürüttüğü için haksızdı...

Ortadoğu’da, mönüde değil, masada olduğu için haksızdı...

Şahsiyetli bir lider değil çünkü istedikleri...

Vatikan ne derse, emme basma tulumba gibi kafa sallamalıydı mesela...

Şimon Peres yalakası El İbadi gibi olmalıydı kısacası...

Eğik, ezik...

“Üst Aklın”, CIA-MI6-BND gibi dış istihbarat servislerinin her türlü projesine birebir uyumlu...

Amerika Suriye’den çekil mi dedi? “Emrin olur abi” demeli...

İngiltere Kuzey Irak’tan uzak dur mu dedi? “Eyvallah” demeli...

Hollanda vatandaşlarımızın üzerine itlerini mi saldı? “Kusura bakma Wilders, bizimkiler bir hata etti” demeli...

Avrupa Birliği ülkeleri PKK’ya silah ve mühimmat verdikçe, görmezden gelmeli...

Avrupa Birliği ülkeleri FETÖ’yü himaye ettikçe, eyvallah çekmeli...

Karşılarında el ayak ovuşturmalı...

Eğilmeli... 

Eziklenmeli...

Başına vur, ülkesini al derekesine düşmeli...

IMF’ye borcu tükenmemeli...

Soros-Bush çocuklarının emrine amade, uzaktan kumandalı bir iktidar olmaya azmetmeli...

İsrail, plajda oynayan çocukları mı katletti? Üç maymunu oynamalı...

Esed canavarı halkını mı katletti? Bana ne demeli...

Suriyeli mülteciler, Türkiye’nin merhametine mi sığındı? Kılıçdaroğlu kabalığıyla, geri yollamalı!

Elhamdulillah ki, liderimiz Erdoğan!

Elhamdulillah ki, “HAYIRSIZ”lara inat, şahsiyet sahibi bir dünya liderimiz var!

Millet de bunun farkında, dünya da...

Bu yüzden 15 Temmuz’da darbeye kalkıştılar ya...

Gezi’de, Kobani’de, Çukur eylemlerinde, 17-25 Aralık’ta...

Elbette yine deneyecekler...

Elbette yine millete toslayacaklar...

Onlar istemese de, Allah, sabredenlerle beraber olacak!

Yine ters köşe olacaklar...

Yine AK Parti kazanacak...

Yine Erdoğan’a pusu atacaklar...

Yine millet, liderine sahip çıkacak...

Ölümüne hem de...

Göreceksiniz, Allah’ın inayeti, milletin kararlılığıyla “EVET” kazanacak!

“EVET” çıkınca da, alayı çamura yatacak...

Cumhurbaşkanına nasıl kompliman yaptıklarına şahit olacaksınız!

“Hangi yüzle?” demeyin...

Bunlar, yüksek manevra kabiliyetli varlıklardır.

“...Ve her şey bittiğinde; hatırlayacağımız düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacak”. 

 

Mehtap Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle