“Üüüüüüüç, ikiiiiii, biiiir... Hesaplaşma zamanı yaklaşıyor!
Son dönemeçe girdik...
“Üüüüüç...
İkiiiiiiii...
Biiiiiiir...”
Sonra “bummmm!”
Millet, sandıkları “evet”le patlatıyor!
16 Nisan...
Nasıl da neşe doluyor insan, değil mi?
Beyni bisküviyle etkisiz hale gelmiş, idrak yolları iltihaplanmış, Bilderbergli olma heyecanıyla başı göğe eren mahlûkun ağzıyla “Hesaplaşma zamanı...” yaklaşıyor...
Dünkü yazımda da söyledim... “17 Nisan, bu şer ittifakın önüne, adisyonu koyma zamanı!”
O güne kadar durmak yok!
Çünkü şeytan mola vermiyor...
Dış istihbarat servisleri durmuyor... CIA, BND, MI6 tasmalı dış basın, Türkçe manşetler atarak HAYIR’sızlara çalışıyor.
Muhalefette de durmak yok tabii... Alayı kol kola “Kaşınmaya”, milletin sabrını “taşırmaya” devam ediyor...
Muhalefet vatandaşa “Sarı it” diyor!
“HAYIR manşetinin yerine, manşeti kesenleri ‘asın’...” diyor.
Mekân basıp, silah çekerek vatandaşı tehdit ediyor...
“EVET” diyenleri kovalayarak, denize dökmekle tehdit ediyor...
Yalanın bini bir para...
Ağzını açan, iftira ediyor, işkembeden sallıyor da sallıyor...
“Lokantalar kapatılacaaaak”
“Kadınlar eve tıkılacaaaak”
“Muhtarlıklar kalkacaaak”
“Kahvehaneler mescit yapılacaaak”
“İçki içenler asılacaaaak”
“Kadınlara altın günleri yasaklanacaaak”
Yok, zaten okul öncesi çocukların bile “yav he, heee, hee” dediği bu uydurmaca senaryolara kimse inanmıyor.
Zaten Cumhurbaşkanı da Maaşallah, onların fırlattığı bu yalanları, uzun menzilli laflarla onikiden vuruyor! Darmadağın ediyor... Bu siyasi enkaza haddini bildiriyor.
Bir konuştu mu, sesi tâ İngiltere’de, Hollanda’da, Almanya’da yankılanıyor... CIA’da, MI6’da, FETÖ’de çınlıyor...
Kandil’i PKK’nın, malikâneyi Homo-Feto’nun başına yıkıyor...
CIA kuklası DAEŞ’i tiiiir tir terletiyor!
Maocu FETÖ taşeronlarının yüreklerine öyle korku salıyor ki, bu kıdemli ajanlar, Çin Seddi’nin arkasına saklanarak buraya el sallıyor!
Hakikaten Bisküvicibaşı haklı... Nisan’da tuhaf şeyler oluyor... Baykal, HDP’li Ahmet Türk’le, Yusuf Halaçoğlu Metin Feyzioğlu’yla “HAYIR” kampanyası yapıyor, FETÖ militanlarıyla PKK’lı teröristler, senkronize bombalı eylemler yapıyor, Temel Karamollaoğlu, “HAYIR”sızlar kervanına katılıyor, Fehmi Koru’nun kayınpederi Süleyman Karagülle “HAYIR” diyor...
Habil’ler, Kabil olmaya azmediyor... Yusuf’lar, kuyuya atılıyor...
Muhammed ümmeti, Taif’te taşlanıyor...
Bize de şu “tuhaf şeylerin olduğu” bahar gününde, Yunus (a.s) gibi, secdeye kapanıp, “...İnnema eşku besi vehuzni ilallah...” demek düşüyor.
“İçimizdeki beyinsizler yüzünden, bizi helak etme Allah’ım” diye dua etmek!
“Üzerimize, atlarıyla, itleriyle gelen Vahşi Batı’nın suratına bir Osmanlı Tokadı gibi bir sonuç almamıza yardım et...”
“CIA’yı, MI6’yı, DAEŞ’i, DHKP/C’yi, FETÖ’yü mağlup et...”
“Tasmalı siyasetçilere fırsat verme!”
“Sen bize yetersin!”
“Senin her şeye gücün yeter Allah’ım”.


