Ülker’in yağ tenekesi... Reis’in Ordu’su...
Ay bırakın Allah aşkına!
Bilderbergli Murat Ülker “EVET” dese, ne işi var Bilderberg’te?
Referanduma “EVET” dediği iddia edilen o twite ben de baktım...
Beni engellediği için, başka adresten tabii...
Ne demiş?
Koskoca bir EVET yağı tenekesi koymuş... “1974’ten beri aile geleneğimiz EVET! Şimdi de EVET’i severim” demiş!
Eeeee?
E’si yok...
Yine Murat Ülker ve yine sübliminal mesaj!
Sözde, 1 Nisan’daki skandal reklamından ötürü özür dilemişti...
E koca yağ tenekesiyle, verdiği “EVET” mesajıyla özrü kabahatinden büyük oldu şimdi!
Aslında reklamın kabahati yok!
Biz kabahatliyiz... Millet kabahatli... Kötü niyetli...
“1 Nisan geliyor... Tuhaf şeyler oluyor! 1 Nisan geliyor, hesaplaşma vakti yaklaşıyor! Eve dönerken bir parlama gözünü alacak! Acılar seni bulacak... Bombalı, kanlı, zehirli” reklam filminin sözlerini, kötü niyetli halk, farklı tarafa çekti...
Bir kere Kırımlı Murat Ülker, o tarihte yurtdışındaydı, yani bu reklamdan haberi yokmuş abisi... Yersen... (Nasıl reklamsa bir tek gofret yok, bisküvi yok... Kan var, bomba var, zehir var...)
O yurtdışındayken, Feto’nun içliklerini koklamaktan kafa yapmış bir iki FETÖ’cü amip, holdinge sızıp, Erdoğan’a “kaka bir şaka” yapmış!
Ne diyeyim?
Bizim Reis yanlısı medyada hayal gücü yok ki?
Ben olsam, Hans ve Gretel metaforu üzerinden, ormanın derinliklerinde gofretten bir kulübe yapar, adını da Ülker koyardım!
Milletin aç çocuklarını “pastadan ev”le kandıran kötü kalpli cadıyı da Feto’yla betimlerdim. Feto, korkunç sesiyle şöyle derdi, aç çocuklar evi yerken... “Çok yiyin, daha çok yiyin, şişmanlayın ki kendime nefis bir ziyafet çekeyim. Siz yerken, ben kazanayım... Bilderbergli olayım!”
Düşünüyorum da Murat Ülker, o zaman “bir çizgi reklam olayını bu kadar abartmayın canım” der miydi acaba?
Cehennemin dibini boylayan Rockefeller’in Bilderberg toplantısının “onur konuğudur” kendisi... Bilderbergli olmuş, başı göğe ermiştir! Muradına ermiştir...
Hans ve Gretel metaforunu yer miydi acaba?
Bu reklamın afişi, Bedri Baykam’ın boş çerçevesini doldurur muydu?
***
Of aman... Bisküviyle de işim olmaz, likörlü çikolatayla da...
Biz Reis’in Ordu’suna bakalım...
Karadenizliler dalga dalga meydanlara taştı...
Tsunami gibi vurdu Kandil’e... Pensilvanya’ya... CIA-MI6-BND ve daha pek çok “HAYIR”sızın suratına, suratına...
Bu millet, aslanlar gibi ayakta... 15 Temmuz ruhuyla ayakta!
Elhamdulillah!
İki gün kaldı...
Bu milleti bölemeyecekler... Ezanları susturamayacaklar... Bu millete diz çöktüremeyecekler... Bizi sömürgeleri haline getiremeyecekler...
Bir köpekten dişini bırakmasını bekleyemezsiniz...
Yine gelecekler...
Yine “darbe yapmayı” deneyecekler...
Yine dayak yiyecek ve yine çıplak hainler olarak teşhir edilecekler.
Pazar günü...
Kurtuluş savaşına gider gibi sandıkta günlerini göstereceğiz inşallah!
Allah, sabredenlerle beraberdir!
Çok sabrettik...
İnşallah, sandıkta mükafatını göreceğiz!
“Yarın elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, günbatmış, ebet bizimdir”.


