Sahtekâr 15 Temmuz’cular!
FETÖ ile mücadele süreci başladığında üç beş inanmış insandık... Her sınanma sürecinde yalnız bırakıldık... Yine bir sınanma sürecine girsek, yine üç beş inanmış insan olarak kalacağız!
17-25 Aralık öncesi biz FETÖ ile mücadele ederken ağzını açmayanlar...
FETÖ, Reis’i linç etmeye çalışırken üç maymunu oynayanlar...
FETÖ sermayesinin önünde eğilip, el ayak öpenler...
Sümüklü Feto bizi davalarla susturmaya çalıştığında başlarını kuma gömenler...
Sümüklü Feto evime haciz koydurduğu vakit, “bana değmeyen Feto bin yaşasın” diyenler...
“FETÖ’cüler sohbetlerinde İncil okuyor” dediğim için vahşice linç edildiğimde, tribünlerden seyredenler...
“Feto’nun sopası” yazımdan sonra “vay sen misin Feto Gülen’e dayakçı diyen?” diye taarruz edenler...
Beni, AK Parti ile FETÖ arasında “fitne” çıkarmakla itham edenler...
Sümüklü Feto’nun, Erdoğan’a musallat olduğu o süreçlerde Reis’i yalnız bırakıp, “Erdoğan devrildikten sonra Başbakan olmak için” birbirlerini ezenler...
“Sana ne oluyor ki? Bırak Erdoğan kendi kendini savunur” diyerek kaleme tedbir koyanlar...
Gezi Kalkışması’nda domuz gibi susanlar...
Vandalları diğer kapıdan serbest bırakanlar...
Erdoğan’ın sonu Kaddafi gibi olsun diye temenni edenler...
Kifayetsiz CHP ve PKK teröristleriyle gizli pazarlıklar içine girenler...
PKK’dan selam alanlar...
Kobani Kalkışması’nda “aha bu sefer gidici” diyerek bu kalkışmanın Erdoğan’ı götürmesini bekleyenler...
Sandıkla yenemedikleri Erdoğan’ı, kurdukları puşt kapanı ile etkisiz hale getirmeye çalışanlar...
FETÖ’nün hedef tahtasına koyduğu Erdoğan’ın yüzüne gülüp, arkasından Kabil’lik yapanlar...
7 Haziran seçimlerinde AK Parti azıcık türbülansa girince “Fırtınalı havada gemiyi ilkin sıçanlar terk eder” yazımda da vurguladığım üzere Doğan medyasından Reis’e nanik yapanlar...
1 Kasım seçimleri öncesi yüksek manevra kabiliyetleriyle muhalif olanlarla kol kola girerek Reis’e çakanlar...
PKK’nın Çukur eylemlerinde Reis’i boğmaya çalışanlar...
Hamamönü Susam Sokağı’nda Reis’i devirme planları yapanlar...
İngilizanahtarları...
Exeter bozuntuları...
Bilderbergli Masonlar...
15 Temmuz’u göremeden geberenler...
15 Temmuz darbesini önceden haber alıp, ortalıktan toz olanlar...
Apartman bodrumlarında saklananlar...
Erdoğan’ı çoluğuyla, çocuğuyla linç etmeye kalkışanlar...
Maç keyfiyle “Erdoğan katledildi” haberini bekleyenler...
Sümüklü Homo Feto’nun içliklerini koklaya koklaya Müslüman kanı dökenlere karşı tek laf edemeyenler...
FETÖ ile alakalı her bıçak sırtı süreçte köşelerine sinip, her şey bittiğinde aslan kesilenler...
Tehlike geçtikten sonra yüksek manevra kabiliyetleriyle Reis’in yanına geçip “acımadı kiii, acımadı kiii” diye bize hareket çekenler...
15 Temmuz’da Hulusi Akar’ı, Yaşar Güler’i “hain” diye işaret edenler...
MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın kellesini isteyenler...
Habis ifritler gibi bizi itibarsızlaştırmaya çalışanlar...
Habertürk ekranlarından bize tehditler savuran, FETÖ iti el öpücü yavşaklar...
Referandum sürecinde “hayır” diyen vefasız yol arkadaşları...
Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Reis’e karşı oy veren, sözde AK Partili kurucu hainler...
AK Partili gözüken riyakar AKP’liler...
Millî Görüşçü görünen İngiliz yalakaları...
CIA beslemeleri...
CIA, MI6, BND vs... beslemeleri...
“15 Temmuz bir tiyatrodur” diyen BND köpekleri...
Nizami gibi... Alnımı secdeye koyduğum vakit, Allah’a şikâyet ettiğim kim varsa, alayı 15 Temmuz sahtekarlığında birbirlerini ezmişler... Her süreci kendilerine yontan ne kadar alçak ne kadar kifayetsiz muhteris ne kadar gizli-aşikar Erdoğan düşmanı varsa resmen kol kola sözde FETÖ darbecilerine karşı falan bir duruş sergilemişler...
Hidayete mi ermişler?
Elbette hayır...
Ha şimdi ellerine fırsat geçse yine aynı ihanet içine girecekler...
Allah bunlara fırsat vermesin...


