Kılıçdaroğlu’dan “kontrollü kaçış!”
Maskeli DHKP-C’liler, Okmeydanı’nda mekan basıyor!
Kahvehanedekilere silah çekip, gözdağı veriyor...
“Evet diyeni yakarız ulan!” diye tehditler savuruyor.
PKK’lı militanlar, kalaşnikoflu, bombalı tehditlerle mekanlara çöküyor. Köşeye sıkıştırdıklarına, “Eğer EVET derseniz, taş üstüne taş bırakmayız! Evlerinizi başınıza yıkarız. Yedi sülalenizi yakarız!” diyor.
CHP’nin devrik lideri Deniz Baykal, “Hayır çıkarsa düşmanı İzmir’den denize dökmüş kadar sevineceğiz” diyor.
CHP’li Kılıçdaroğlu, “EVET çıkarsa kahvehaneler kapatılacak... Lokantalar kapatılacak... Muhtarlıklar kapatılacak...” diye saçmalıyor.
CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, “diyelim ki ‘Evet’ çıktı, kimse heveslenmesin. Biz yine Samsun’dan başlarız, Amasya’ya gideriz, Sivas’a gideriz, Ankara’ya geliriz. Buradan İnönü’ye, Sakarya’ya, Dumlupınar’a... Ulan sizi İzmir’e kadar kovalamazsak anamızdan emdiğimiz süt helal olmasın. Sizi de sizin yedi göbek sülalenizi de İzmir’den denize dökeriz” diyerek halkı tehdit ediyor. Cumhurbaşkanı’nı, isim vermeden, Kaddafi gibi, Saddam gibi bir akıbete uğramakla tehdit ediyor.
Türkiye Komünist Hareketi(THK), “HAYIR” gazetesi çıkarıyor.
İsviçre’nin Blick Gazetesi, sürmanşetten “Erdoğan diktatörlüğüne HAYIR deyin” diye propaganda yapıyor.
Wall Street Journal, bu referandumun, “esasında Tayyip Erdoğan’ın iktidarı üzerine bir referandum” olduğunu iddia ediyor.
Homo-Feto, ibadet şuuruyla “HAYIR” diyen mankurtlarına, bol kepçe Endülüjanslar veriyor.
E hani birileri diktatörlük falan diye Erdoğan’ı işaret ediyordu? Ne oldu?
Hani “oy”da zorlama yoktu?
İşte muhalefet bu... CHP muhalefet ahlakını, Hüsnü ile ortaya koydu!
Ne diyordu Hüsnü? Daha iktidar yüzü görmemiş iken bile, kendileri gibi düşünmeyen milleti, denize dökmekle tehdit ediyordu.
Bazı yazılarımda FETÖDHKP-C diye tanımladığım CHP’nin, demokrasiden anladığı bu!
Milli iradeye duyduğu saygı bu...
Millete duyduğu güven bu...
Bunlar, millete ayak öptüren İsmet İnönü’nü diktatoryasını örnek alırlar...
Yol yapmazlar ki, “bidon kafalılar” şehirlere gelemesin...
“Göbeğini kaşıyan” adamlar, iktidara gelmesin!
Allah diyen, yallah hapse girsin!
İşte bu yüzden, Yenikapı Mitingi, bunların alayına “gol” oldu...
CHP’nin kalesi İzmir’de bile miting yapmayı göze alamayan Kılıçdaroğlu’na, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım’ın İzmir çıkarması, “kapak” oldu!
Bu arada “Sizi İzmir’e kadar kovalar, denize dökeriz” diyen Hüsnü, ortalıktan toz oldu tabii...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, “Sadam gibi, Kaddafi gibi” bir akıbetle tehdit eden Hüsnü’yü ortalıkta gören yoktu!
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Sistemine, referandumdan HAYIR çıkma ihtimalini, “Düşmanı denize dökmüş” kafasıyla sevinen Baykal’ın yüzüne şaklayan bir “Osmanlı Tokadı” oldu.
Yenikapı Mitingi’nden beri yastalar bu yüzden...
İzmir’in Kordon’u, boyunlarına dolandı.
Referandum yaklaştıkça, “üst akla” avuç açmaya başladılar.
Koro halinde “darbe” istiyorlar!
Küçücük bir umut ışığı...
Bu işi çözse çözse Hüsnü çözer bence...
Hüüüsnüüüü... Elma dersem çık, armut dersem çıkma!
Hafta sonu düşmanı denize dökeceksiniz Baykal’la, sakın unutma!
Sahi şu Kordon’da gördüğün millet, denizi taşırırsa şaşırma!
Dikkat et...
Ava giderken avlanmayasınız sonra!
“Ulan sizin yedi sülalesini...” dediklerin şaha kalkarsa, altına etme sonra!
Duydun mu Hüsnü?
Öyle Kaddafi, Saddam edebiyatı falan yapmayaydın iyiydi...
Ding-dooonnnngggg!
Ne diyordu bisküvicinin önde gideni?
“Şimdi hesap zamanı”
*
Washington Times, Homo-Feto için, “Yaşlı bir Türk düşünür” demiş! Sevabına düzeltelim... “Homo-Feto yaşlı bir Türk kaşınır...”


