İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’la…
Hani Vatikan’da Papa Francesco’yu ziyaret etmiştin. Aranızda sadece 40 dakikacık süren muhabbetin ardından, “bu görüşme benim için büyük bir zevkti” demiştin. Üstüne üstlük bir de Papa’dan dua istemiştin!
Şimdi Allah için söyle Hasan Ruhani!
Hangisi daha büyük bir zevk oldu senin için? Papa Francesco ile mi yoksa Cumhurbaşkanımız Erdoğan’la görüşmen mi?
Vatikan mı, Osmanlı mı?
Papa mı Erdoğan mı?
Hangisi daha dost senin için?
Hangisinin dostluğu gerçek?
Bir gün nasip olursa, karşına geçip sana şöyle sormak isterdim Hasan Ruhani! Nedir bu bir kısım İranlı Mollalardaki Vatikan muhabbeti? Nedir bu Papa sevgisi? Neden Vatikan İranlı Mollalar Vatikan’ı “su yolu” haline getirdi?
Ne tür bir stratejik ikbal kaygısı sizi ta Vatikan’a kadar sürükledi? Ne tür bir siyasi kariyer hırsı size Papa’nın eşiğine yüz-göz sürüp, dua isteyecek derekede irtifa kaybettirdi?
Dedim ya samimi olarak bu sorularımın cevabını merak ediyorum Ruhani… Tüm bunları bir İslam Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak yapmanız, yaman bir çelişki değil mi?
Gelelim Liderimiz Erdoğan’ın İran gezisine…
Tüm bu farkındalıklarımıza rağmen Türkiye ile de ortak bir çizgide buluşmanız bizi memnun etti. “Benden sonrası tufan” diyerek MOSSAD’ın kollarına atlayan Barzani’ye karşılık, iki Müslüman ülkenin ortak paydalar üzerinde buluşması, iki komşu ülkenin geleceği açısından hakikaten umut verici…
Hem muhatabınız olan Türkiye, Vatikan’dan çok daha güvenilir hem de Erdoğan, o sinsi Papa’dan çok daha sahici… Ha bu arada, bulmuşken Erdoğan’dan dua iste bence… O Vatikan homolarına benzemez! Adam gibi Müslümandır ha! Ona göre…
Neyse…
Umarım, bu ortak hareket sırtını CIA’ye, MOSSAD’a yaslayan ve buna rağmen yüzü kızarmayan Barzani’nin aklını başına getirir.
Zira Barzani halkına “bağımsızlık” vaat etti ama oy sandıklarının başında silahlı Amerikan askerleri bekledi! Yani Irak’tan bağımsızlaştıracağı Kuzey Irak’ı bir Amerikan mandası haline getireceği artık sır değil! Hem sokaklarında İsrail bayrakları dalgalanan bir Kuzey Irak nasıl bağımsız olabilir?
MOSSAD’ın o pis larvalarını bıraktığı Kuzey Irak’ın, yeni bir İsrail yapılmasına Barzani ne yaparsa yapsın müsaade edilemez! Talabani’nin hırs küpü eşi çoktan Kuzey Irak liderliğine peşrev yapmaya başladı bile… Zaten oğlu Kubat’ı Yahudi bir gelinle evlendirmesi, bu bölgede kurallarına göre oynayacağının göstergesi.
Aman meydanı bu İsrail güdümlü tasmalılara bırakmayın!
Benden söylemesi…
¥
Meltem Cumbul, Semih Kaplanoğlu’nun elini sıkmamış!
İlahi Semih Bey! Kariyerini sanatına değil, yönetmenle olan ilişkisine borçlu bir figüran senin elini sıksa ne oluuur, sıkmasa ne olur?
Oynadığı filmlerde “pornografi” dışında hiçbir sanatsal katkı sunamayan… Soyunmaktan başka bir numarası olmayan, “ötekileştirici” bir fanatiğin, senin elini sıkmamış olması daha iyi değil mi?
Şener Şen’in oyunculuğu karşısında Cumbul’un zıp zıp gibi küçüldüğü ve bittiği o sahneyi hatırlıyorum da…
Aslında o tedavülden kalkmış sinema figürüne sitem değil, teşekkür etmelisin…
Ne güzel işte! Kirlenmemiş ellerin!
¥
CIA plakalı Sezgin ajanı, ağlak bir yüz ifadesiyle AK Partilileri vicdansızlıkla suçlamış!
O kadar vicdanlıdır ki kendisi, bürosuna Hillary Clinton resmi asar! O kadar vicdanlıdır ki sırtında CIA plakasıyla, halk edebiyatı yapar! Yukarıdan aşağı, soldan sağa sahtekâr!
SİHA’lar konusunda üfürdüğü yalanlardan sonra insan bir pişmanlık duymaz mıydı? Bir özür dilemez miydi? CIA’nın canı yanınca ne oldu da müdafaa-i CIA kesiliverdi?


