Eski AK Partililer geri dönerse!
Allah esirgesin!
Şayet raf ömrü tükendiği için tedavülden kalkmış, “renksiz, kokusuz, tatsız, tuzsuz siyasi figürler”, yeniden güncellenir AK Parti’ye dönerlerse…
Kocaman kulaklarına kaçırılan bu kar suyu, bunlar için resmen bir “hayat öpücüğü” anlamına gelir.
Zaten iktidar partisine geri dönme “ihtimali” dahi, bu siyasi tekaütleri “Angara havasına” sokmak için yeterlidir.
Naftalinlenip dolaplara kaldırılan lacivert takım elbiseler, terziye gönderilir.
Erdoğan muhaliflerinin “Kaybedenler Klübü” haline gelmiş Hamamönü Susam Sokağı’nda yaptırdıkları Kurtlar Vadisi’nden mülhem karargâhları yeniden dizayn edilir.
“Yarından sonra” hayalini kurdukları Erdoğan’sız AK Parti’nin yönetim kadrosu yeniden dizayn edilir.
“Çevrim dışı” kalan Erdoğan muhaliflerinin, 15 Temmuz darbesi başarısız olunca “sessize aldıkları” Erdoğan’ı “Bypass” etme projesi güncellenir.
Casus FETÖ’cü Akın İpek’i yavrulayan Melek İpek’in ellerini öpüp başına koyanlar çoğalır.
FETÖ davaları daha bir sulandırılır.
“Tıpkı Diyarbakır Adliyesi”nde yürütülen Dicle Üniversitesi’ndeki FETÖ yapılanmasına ilişkin görülen davalarda FETÖ imamlarının salıverildiği gibi FETÖ, 15 Temmuz’da sokakta kaybettiği kavgayı, yargı yoluyla kazanır.
Siyaset Bilimine, “dönüştürülebilir siyasi figürler” diye bir kavram gelir.
FETÖ medyası tarafından F Tipi şantaj montajlara başladıkları için onlara “vaat edilmiş” olasılıkları şimdiden kestirmek mümkün!
Şayet FETÖ imamları tek tek salınıyorsa…
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast yapan timdekiler dahi suçsuz bulunabiliyorsa…
FETÖ ablaları himmet toplamaya, gizli kermesler düzenlemeye devam ediyorsa…
FETÖ imamları, şantaj-montajlarıyla bizi tehdit etmeye cesaret ediyorsa…
Bir de bunları siyaseten daha kuvvetli kılacak, eskiden olduğu gibi şimdi de arkalarında duracak, himaye edecek, tetikçiliğini yapacak “tekaüt AK Partili siyasi figürler”e kapı aralanırsa şimdiden “örtün ölelim” bari…
Şimdiden kulağımıza tehditler fısıldayan bu zatlara gelince…
Biz en korkunç darbe senaryonuzu gördük!
Linç edildik…
Karakollarda süründürüldük…
Polis teşkilatındaki sızma FETÖ ajanları tarafından taciz edildik…
Hakarete uğradık…
İftiraya uğradık…
Her türlü ahlak dışı saldırıya maruz kaldık…
En kötüsünü gördük yani…
Tek başımıza mücadele ettiğimiz, üzüntüden yataklara düştüğümüz, sesimizin kısıldığı, yolumuzun kesildiği, elimizin kolumuzun bağlandığı o yalnız mücadele sürecinde dahi pes etmedik! Zulme rıza göstermedik! Bizi “kulları” gibi gören putları kırdık…
Allah’a tevekkül ederek… Yalnız Allah’tan yardım dileyerek… Bize Allah Yeter diyerek…
Yani…
Elbette dönebilir, elbette yeniden siyaset yapabilirler lakin!
Eski tas, eski tarak olarak değil!
Adam olacaklarsa dönsünler…
Namuslu siyaset yapacaklarsa dönsünler…
“Erdoğan bu sefer gidici” demeyeceklerse dönsünler…
Amaaa…
Eğer yeniden Erdoğan’ı Bypass etmeye yeltenirlerse…
Eğer yeniden arkasından iş çevirirlerse…
Eğer yeniden “referandum”da olduğu gibi yengeç gibi ya yan yürümeye cüret ederlerse…
Eğer yeniden varlıklarını putlaştırırlarsa…
Eğer yeniden Doğan medyasına çıkıp, “Reis’e sadakatle bağlı” olanlara “troliçe” derlerse…
Eğer yeniden bizi tehdit ederlerse…
Eğer yeniden, bu milletin liderini “yedi düvele karşı” yalnız bırakırlarsa…
Tövbemizi bozar, dilimizin altındaki baklayı çıkarırız!
O zaman “susmayız” ona göre!
Şimdilik tehdit gönderenlere tavsiyem şu ki…
Biz “Allah’ın gücü her şeye yeter” diyenleriz!
“Bize Allah yeter” diyenleriz!
Sırtımızı Allah’a yaslar, öyle mücadele ederiz!
Yani…
Siz sırtınızı IM6’ya, CIA’ya yaslayınca kendini yenilmez zanneden, kudretli firavunlar olmuşsunuz ne yazar?
Bizdeki iman kuvveti, çıranızı yakar!
Milletin iradesinin tecellisi olan bir Cumhurbaşkanı var karşınızda! Adam gibi gelin, hoş geldin diyelim…
Mahalle dedikoduculuğu yaparak gelirseniz, bizden günah gider… Millet olarak kalemimizle sizi diri diri gömeriz!
O kadar!


