Daron Acemoğlu fantezisi
Yok, efendim ekonominin başına getirilmesi ihtimali varmış da... Nobel’e aday gösterilecekmiş de...
Hadi oradan!
Hatta durun son sözü baştan söyleyeyim...
Daron Acemoğlu “tarlası çoktan sürülmüş” bir bilim insanıdır. Yani zihniyeti çoktan devşirilmiştir...
Başkan Erdoğan’lı AK Parti iktidarını, AB zaviyesinden okuması bile o zihniyet tarafından devşirildiğinin delili sayılabilir.
Bakın Acem kurnazı neler söylüyor...
“AK Parti 2007’ye kadar başarılıydı.”
“Hukukta Avrupa Birliği yönünde reformlar yapıldığı için... Özgürlükler, ekonomik yatırımlar...”
İyi de... Peki, bir kesim tarafından göklere çıkarılan Daron Acemoğlu, AK Parti’nin 2007 sonrası için neden CIA tasmalı FETÖ ve Avrupa Birliği ülkeleriyle tıpatıp aynı görüşü paylaşıyor?
Neden “AK Parti’nin ve Başkan Erdoğan’ın, 2007’den sonra yavaş yavaş Avrupa Birliği ülkelerinin çizdiği istikametten uzaklaştığını, bu yüzden de ekonomik büyümenin kalitesinin düştüğünü” iddia ediyor? Yazdıklarıyla, söyledikleriyle... İddiasında neden bu kadar ısrar ediyor?
“Saygınmış...”
Kime göre, hangi çevrelere göre saygın?
Başkan Erdoğan’sız bir Türkiye düşleyenlere göre mi saygın?
Türkiye’nin IMF mandası olduğu günlere hasret çeken İngiliz anahtarlarına göre mi saygın?
Kusura bakmayın ama Türkiye ekonomisinin 2007’den bu yana reel büyümesini dahi “başarısızlık” olarak okuyan... Başkan Erdoğan’ın Türkiye ekonomisini şaha kaldırmasına bile uluslararası kredilendirme kuruluşlarından mülhem bir üstencilikle bakan içimizdeki AB güdümlü kafalara göre mi saygın?
Hem nereden çıkardınız ki Türkiye ekonomisinin köklü bir reforma ihtiyacı olduğunu?
Başkan Erdoğan’ın, ülkeyi IMF zilletinden kurtarıp özgürleştirmesinin bir başarısızlık olduğunu nereden çıkardınız?
Başlayacağım şimdi alayınızın “köklü reform umutlarınıza!”
Hele şu “sahibinin sesi” kaleme de bakın!
“Bugün ekonomimizin ihtiyaç duyduğu büyük miktardaki dış kaynağı sağlaması için güven veren ve tam yetkili bir iktisadi rasyonalizme ihtiyacı var, tabii hukuk devleti ve demokrasi ile birlikte.”
Sen işine gücüne baksana kardeşim!
Boyundan büyük laflar etmesene!
Başkan Erdoğan güven vermiyor mu? Bu neyin iması? Büyüyen Türkiye’yi, uluslararası kredilendirme kuruluşlarına, AB’nin dolar operasyonlarına, Trump’ın saçmalamalarıyla borsaları sallamasına... Yani yedi düvelin operasyonlarına karşı dimdik ayakta durdurmasının nesi iktisadi rasyonalizm ihtiyacı?
Yok efendim vaktiyle Ahmet Davutoğlu bu herife büyükelçilik teklif etmiş de Daron Efendi “ı ıh” demiş de...
Hele kibre bak, kibre!
“Acemoğlu son yıllarda hem hukuk ve demokrasi hem ekonomi politikası açılarından AK Parti iktidarını eleştiriyor.”
Yürü git be!
Sanki bilmiyoruz senin Hillary Clinton destekçilerine sırtını yasladığını... Trump’a düşmanca saldırılarının nedeni bu değil sanki...
Kafaya bakın! Erdoğan muhaliflerinin zihniyet olarak yontulduğu tornadan çıkmış cümlelerine!
“Milletlerin Çöküşü” kitabında bakın ne diyor: “Siyasi otorite iktisadi kaynakları kontrol altına aldıkça ‘dışlayıcı kurumlar’ güçlenmiş, bu yüzden ekonomiler duraklamıştır... Kaynaklar katılıma açık tutuldukça ‘kapsayıcı kurumlar’ güçlenmiş ve ekonomik dinamizm gelişmiştir.”
Bu Daron’u yere göğe sığdıramayanlar, Turgut Özal döneminde “yolsuzluk” iddialarıyla görevden alınan İsmail Özdağlar’ın damadı olduğunu niyeyse yazmıyorlar!
***
Başkan Erdoğan, ülke ekonomisini Daron’suz şaha kaldırdı!
IMF mandası olmaktan tek başına kurtardı!
Demek ki iktisadi aklı özgür ve bağımsız oldukça başarılı!
Rica ediyorum tavsiyelerinizi kendinize saklayın! Daron’u da istemez, üstü kalsın!
Alın tepe tepe kullanın!
Yalçın Bayer, 19 Temmuz 2003 Hürriyet
“TURGUT Özal’ın ilk hükümetinin, petrol işlerine bakan Devlet Bakanı İsmail Özdağlar’ı hatırlar mısınız?
1985’lerde yaşanan Özdağlar’ın, UM Denizcilik’in sahibi Uğur Mengenecioğlu’ndan petrol taşımacılığı konusunda 25 milyon lira rüşvet isteme skandalı...
Başbakan Özal durumu öğrendiğinde danışmanı Adnan Kahveci’yi bu olayı ortaya çıkartmakla görevlendirdi. Kahveci, Mengenecioğlu’na konuşmaları kaydetmesi için bir teyp verdi.
Rüşvetle ilgili kanıtlar elde edilince Özal, parti kurucusu yaptığı Manisa Milletvekili İsmail Özdağlar’ı hemen bakanlıktan el çektirdi.
Olay Meclis’e geldi, Özdağlar; ‘‘Bakanlık görevini kötüye kullanmak, UM Denizcilik sahibi Mengenecioğlu’nun gemilerine fazla fiyatla akaryakıt nakli sağlamak suretiyle devleti zarara uğratmak...’’tan Yüce Divan’a sevki kararlaştırıldı. Ayrıca Özdağlar’ın bu işlere engel olacağını düşündüğü bazı bürokratları görevden aldığı belirlenmişti.
Mengenecioğlu’dan haksız menfaat sağladığı ve 25 milyon lira rüşvet aldığı belirlendi.
Sonuçta iki yıl hapis cezası alan Özdağlar bu cezasını çekti.”


