Yeni okul seferberliği başlatılmalı

21 Şubat 2018 Çarşamba

Hükümetin özel okulları desteklemesi, bu alandaki yatırımların artmasını da beraberinde getirdi. 2002 yılında özel okullara giden öğrenci sayısı yaklaşık 200 bin civarında iken bu sayı 1 milyon 200 binin üzerine çıktı. Özel eğitim kurumlarında okuyan 300 binden fazla öğrenciye eğitim desteği veriliyor. Hükümet, istedikleri takdirde özel eğitim kurumlarına da ücretsiz kitap dağıtımı yapabileceğini açıklasa da, şu anda bu konuda bir adım atılmış değil. 2002 yılında merkezi bütçeden eğitime 10,5 milyar liranın altında pay ayrılırken, bu rakam 2018 bütçesinde 134 milyar liraya kadar çıkarıldı. Bu da neredeyse bütçenin yüzde 18’ne tekabül ediyor. Son bir yıl içinde Türkiye genelinde açılan özel eğitim kurumu sayısı ise, bin 750’yi buldu. Ancak ikili eğitimin kaldırılması için 60 bine yakın dersliğe ihtiyaç var. Bu konuda en büyük ihtiyacın olduğu ilk üç il, İstanbul, Ankara ve Şanlıurfa. Ankara’da bu konuda atılan adımlar var. Diğer illerde ise, gayret gösterilmesi şart. Öğretmen alımlarıyla ilgili verilen müjdeli haberlerin üzerinden daha birkaç gün geçmişken bir de yeni okullar için güzel haberlere ihtiyacımız var. Bugün TOKİ’nin, Emlak Konut GYO’nun ve hayırsever birkaç işadamının yaptırdığı okulların çok ötesinde olan bir ihtiyaçla karşı karşıyayız. Okul öncesi eğitime önem veren Bakanlığın yeni bir okul yaptırma seferberliği başlatması gerekiyor. Arsa değerlerinin bir yıl içinde yüzde 35 değer kazandığı İstanbul gibi bir şehirde acaba hangi babayiğit çıkıp da, ‘Buyrun arsamı eğitim için bağışlıyorum’ diyebiliyor. Herşeyi devletten, zengin bildiklerimizden, vakıflardan veya STK’lardan bekliyoruz…

Okul öncesi eğitimde Hakkari’de yüzde 89, Erzincan’da ise, yüzde 80’in üzerine çıkılan bu ülkede yüzde 100’lük bir değere ulaşmak için artık yüreklerin ‘geleceğimiz’ dediğimiz çocuklar adına gerçek anlamda çarpmasının zamanı gelmedi mi? Bu konuda Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz beyefendinin vereceği mesajlar önem arzediyor. 5 yaş için brüt okullaşma oranının gelecek yılın sonuna kadar yüzde 90’ın üzerine çıkarılması için ‘yeni okul seferberliği’nin başlatılmasının tam zamanı...

Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için daha kaliteli ve daha nitelikli bilgiyi üreterek nitelikli bilim insanlarıyla, nitelikli bilgiyi üretime çevirmek için herkes elini taşın altına sokmalıdır. Çünkü eğitim geleceğimiz.

 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • HukukçuHukukçu1 ay önce
    Sayın Yazarım; Bugün, Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesinde, bir öğrencinin katlettiği hocamızın durumunu öğrenince içim sızladı. Cinayete kurban giden hocamıza rahmet, kederli ailesine başsağlığı diliyorum. Bu fakültede sorunlar olduğunu 4 ay önce bilgilerinize sunmaya çalışmıştım; ama ne yazık ki, beni dinleyen olmadı, ciddiye alınmadım. Evet, ne yazık ki, bugün bir değerli asistan kardeşimiz, bir öğrenci tarafından katledildi. Yazık, bin Yazık! 4 ay önce yazdıklarım hala Sayın Merve Kavakçı'nın yazısının altında durmaktadır. O yazıda şunları yazmıştım: "...Sayın Cumhurbaşkanımız; Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenci kıyımına müdahale edip, kıyımı durdurmanızı, saygılarımızla, istirham ediyoruz..." Evet, aynen böyle yazmıştım. Keşke dinlenseydim, öğrencilerimizle hocalarımızın sorunlarına el atılıp, kucaklanmaları sağlansaydı ve bütün kalbimle kınadığım bu cinayet yaşanmasaydı.
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent2 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Doçent olduğumuz gün, emsallerimiz hangi dosya ile Profesör oluyorlarsa, biz de aynı dosya ile Profesör olmak istediğimizi; deneyim kazanmanın murad edildiği 5 yıl Doçentlik kadrosunda boşuna kalmak istemediğimizi; 5 yılın 5 katından fazla Üniversitemizde öğretim elemanı olarak çalışıp, 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazandığımızı; Üniversitemizde Doçentlik kadrosunu almak için gerekli olan puanın 5 katından fazla bir puanla Doçentlik kadrosunu aldığımızı; emeklilik yaşımızı geride bırakıp ömrümüzü verdiğimiz Üniversitemizde, Profesör olmak için 5 koca yıl beklemememiz gerektiğini; dosyası dolu ama ömrü de dolu Yaşlı Doçentler olarak, Profesör olmak için, zaman sınırı olmadan, dosyamızı Doçent olduğumuz Üniversitemize sunmamıza kapı aralamanızı sizden istirham eder, saygılarımızla taleplerimizi arz ederiz: A-) 1-5 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 5 yıl sonra Profesör olabilmelidir. B-) 5-10 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 4 yıl sonra Profesör olabilmelidir. C-) 10-15 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 3 yıl sonra Profesör olabilmelidir. D-) 15-20 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 2 yıl sonra Profesör olabilmelidir. E-) 20-25 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 1 yıl sonra Profesör olabilmelidir. F-) 25 yıldan fazla öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent hemen Profesör olabilmelidir.
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent2 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; 25-30 yıl boyunca Üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalışmış; 10 binlerce öğrenci mezun etmiş; 50 yaşlarını çoktan geride bırakıp emeklilik aşamasına gelmiş Yaşlı Doçentlerin, Profesör olabilmek için, 5 koca yıl beklemelerine gerek olmadığına karar vermenizi, Yaşlı Doçentler olarak, sizden istirham eder, saygılarımızı arz ederiz.
  • HukukçuHukukçu5 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenci kıyımına müdahale edip, kıyımı durdurmanızı, saygılarımızla, istirham ediyoruz.