Şimdi koşma zamanı

10 Mayıs 2019 Cuma

2016 yılı itibarıyla dünya genelindeki e- ticaret hacmi 1,6 trilyon dolar seviyesine ulaşırken 2020 yılında bu rakamın 3 trilyon doları aşması bekleniyor. Bu rakam, e- ticaretin dünya ekonomisi üzerindeki etkisini en net şekilde ortaya koymakta. İnternetin yaygın kullanımı ile yayılan e- ticaretin toplam hacminin yüzde 64’ü ise gelişmekte olan ülkeler tarafından yapılacak. Uzmanlar, e-ticaret sektörüne katılan kullanıcı sayısının Güney Amerika, Afrika, Asya ve Pasifik kıtalarında 1 milyar kişiyi aşmış olmasına dikkat çekerek, gelecekte bu pazarların ön plana çıkacağını dile getiriyor. Buna bağlı olarak Türkiye’nin de söz konusu pazarlarda rekabetçi olacak stratejileri oluşturması gerekliliği dillendiriliyor. Ayrıca dijitalleşme ve e-ihracatın devlet politikası olarak yönetilmesi de işadamlarımız tarafından gündeme getirilmekte.

Nereden nereye?

Eskiden küresel bir köy olarak tanımlanan ortam bugün küresel bir avuç, yani cep telefonu sürecine geldi. Dolayısıyla, dijitalleşme ve e-ticaret yalnızca web sayfası kurmaktan ibaret olarak anlaşılmanın ötesine geçti. Uzmanlar, yükselen kültürel değerlerimiz ile beraber dijital entegrasyonu da tamamlamamız gerektiğini söylüyor. Ülkemizde bu cevher mevcut olduğuna göre teknolojiye değer katacak olanlar da bizleriz.

60 milyar lirayı küçümsemeyin

Son verilere göre Türkiye’de e-ticaretin toplam pazar büyüklüğü, yıllık ortalama yüzde 31’lik artış kaydediyor. 2018 yılında yüzde 42 büyüme kaydeden pazar, 60 milyar liralık hacme ulaştı. Son yıllarda özellikle KOBİ’lerin iş yetkinliği, kurumsallaşması, markalaşması ve dijitalleşmesi için etkinlikler öne çıkarken; KOBİ’lerin bunlardan yararlanıp daha çok teknolojiyi kullanarak, daha çok nitelikli insan kaynağını çekmeleri, markalı üretim yaparak, ihracatın artırılmasına destek olmaları gerekiyor. Her zaman dillendirildiği gibi ekonominin bel kemiği KOBİ’ler ise ve kurtuluşumuz ihracatta ise istisnasız hepsinin uluslararası arenada rekabet gücünü artırması gerekiyor. Bunu yaparken de odağımıza dijitalleşmeyi ve inovasyonu almak zorundayız. Rakamların dili ile anlatacak olursak; 60 milyar liralık e-ticaret satış hacmine sahip ülkemizde, 2020 yılına kadar e-ihracatta da yüzde 12’lik büyüme gerçekleşmesi bekleniyor. 2018’de 2,8 trilyon doları aşan global e-ticaret satış hacminin de 2020 yılına kadar 3,4 trilyon doları bulacağı öngörülüyor. Türkiye’nin dijitalleşmeyi genç nüfusuyla kolaylıkla başarabileceğini düşünenlerden biri de benim.

Türkiye’de e-ticaretin perakende satıştan aldığı toplam pay yüzde 4 seviyelerinde. Dünyada ise bu oran yaklaşık yüzde 10 civarlarında. Ülkemiz bu konuda genç ve dinamik olduğu için gelişimlere çok uygun. Çok çabuk adapte olup, dünya ortalamalarını yakalayabilmemiz mümkün. Adımlarımızı ağır atmanın vakti geçti. Şimdi canhıraş koşma vakti… Açığımızı yüksek teknolojiyi, Ar-Ge’yi kullanıp, nitelikli insan kaynağını artırıp, markalı üretim yapıp ihraç ederek kapatabiliriz.. Tabii ki inovasyonu da baş tacı ederek…

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer4 ay önce
    Kaleminize..sağlık..Emperyalistlere..direnmek..için..Ar-ge..başta..nitelikli.insan..gücü...yüksek..teknoloji..inovasyon..hepsinde..SEFERBERLİK..ŞART..İnşallah..yakında..İhracatımız..İthalatımızı..önce..karşılayacak..sonra..geçecek...yeterki..çelme..takmak..isteyen..içimizdeki..siyonist..uşaklara..aman..vermeyelim..Pilavın..içerisindeki..BEYAZ..TAŞLAR..tehlike..arzetmeye..devam..ediyor.Allah.(c.c)..yardımcımız..olsun.
  • Fikrimin ince gülüFikrimin ince gülü4 ay önce
    Koşma zamanı mı, amuda kalkma zamanı mı, üç maymunu oynama zamanı mı belli değil be yazar