--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Siyasette ve bürokraside ayrık otları

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

Önce ayrık otları hakkında kısa bilgi verip, meramımıza geçelim.

Bağ, bahçe ve tarla işleriyle uğraşanların başının derdidir ayrık otları.

Tabiri caizse öyle arsız bir ottur ki, ne kadar yolarsanız yolun, çapalarsanız çapalayın, bir müddet sonra yeniden biter. Çok ayrık otu yoldum çünkü.

Özellikle sebzelerin suyunu çeker, kurutur ve besin değerlerini kendisinde toplar. İnsan gibi kıskançtır, toprağın olduğu her yerde biter. 

Toprak altındaki köklerine inmek mümkün değildir. Köklerine dair küçük bir parça ile hemen büyür ve çevresindeki yeşilliğe zarar verir.

Bu kadar zararı yanında hiç faydası yok değil elbet. Önce derindeki kökleri sayesinde erozyonu önler. Hayvanlar için besleyici bir yemdir.

•

Ayrık otunun tarifine uyan başka canlı var mıdır? İnsan canlısı vardır. Ülkesine, çevresine, ailesine zarar veren kimseler de ayrık otu huyludur.

Siyasette mebzul miktarda vardır. Ve özellikle muhalefet kanadında daima görülür. İktidar da vardır tabi. Hele ki, bürokraside aramadığınız kadar.


Cumhurbaşkanımızın; “milletimizin hizmetindeyiz” sözünü anlamayan, anlamak istemeyen, dünyalığının temini için ayrık otları gibi her yerde biten kimseler, hükümete de Cumhurbaşkanımıza da büyük zararlar vermektedir.

Özellikle merkez ve taşra bürokrasisinde ciddi bir ayıklama yapmak gerektiği görülmektedir. Salondan sahaya çıkan her devletli bu hali görebilir.

Bu kanıya nereden vardığımız sorulmaz ama haydi soruldu diyelim. Siyaset ve devlet salonlardan yönetilmez, sahadan yönetilir diyelim kâfi gelsin.

Salonlardan devlete hizmet anlatılmaz. Salonlara sadece seçkin kimseler gelir, onların da gözü yukarıda olduğu için yapılan hizmetleri dinlemezler.

Sahalarda görülmeyip, salonlarda boy gösteren ayrık otları, kendilerine bir zemin bulmak ve çıkar sağlamak için her yolu denerler.

Ayrık otlarının bariz örneklerinden birisi de davetli olsunlar olmasınlar, ilgili ilgisiz çeşitli toplantılara katılmak için kırk takla atarlar.

Katıldıktan sonra da tanısın tanımasın yanlarına yaklaştıkları yöneticilerle fotoğraf çektirip; sosyal medyada yayınlayarak/yayınlattırarak, kendilerince sinyal verirler.


•

Devlet hizmeti sahalarda anlatılmalıdır. Cumhurbaşkanımızın siyasetteki ve ülke yönetimindeki başarısı, milletimiz ile daima iç içe ve sahada olmasıdır. Ve Cumhurbaşkanımızın külliyedeki toplantılarında hep halk vardır.

Ayrık otları, bir menfaat temin edemeyeceği kişi yahut kişilere dillerini uzatırlar.

Bu hususta ehli irfan şöyle der:

-“Elinizi uzatmadığınız birine, dilinizi de uzatmayın. Faydanız olmuyorsa, bari zararınız dokunmasın. Kardeşin kardeşe küstüğü, evladın atadan geçtiği, atanın evladı hor gördüğü bir dönemdeyiz.

Büyüğün küçüğü, küçüğün büyüğü saymadığı, bilenin bilmeyene öğretmediği, bilmeyenin de ‘biliyorum deyip’ hadsizlik ettiği bir devirdeyiz. 

Arsızlık, hadsizlik, kendini bilmezlik, insani değerleri umursamamak maharet sayılmaktadır.

Ezcümle Mevlana’dan gelsin:

“İnsan yüzlü nice şeytanlar vardır; o halde her ele, el vermek doğru olmasa gerektir.”  Vesselam.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle