--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şahlanış…

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
17

Şahlanış…

LATİF ERDOĞAN

“Ayet-i kerimede: Muhakkak ki Allah kendi yolunda duvarları kurşunla birbirine tutturulmuş sağlam bir bina gibi duruş sergileyerek savaşanları sever” (Saff, 4) buyrulur.

 Öncelikle savaşçı Allah için ve Allah yolunda savaşmalıdır. Malını, canını, namusunu, dinini, vatanını korumak adına yapılan savaşlar Allah içindir, Allah yolunda yapılmıştır.

İkincisi, savaşçılar kendi aralarında birlik ve beraberlikte kurşunla tutturulmuş duvarlar gibi sağlam duruşlu olmalıdır. Düşmanın hiçbir taarruzu onları sarsamamalı, düşmanın hiçbir oyun ve tuzağı onları bozamamalıdır. Saflarını öylesine sık tutmalılar ki, aralarına fitne ve fesat girmesin; öylesine irtibatları güçlü olmalı ki, düşman onlardan hiçbirini devşirmeye cesaret edemesin, kendi safına çekmeye güç yetiremesin. Ve yine birbirleriyle öylesine kenetlenmelidirler ki, yakın temasın verdiği sinerji ile her bir nefer kendini bir ordu kadar güçlü hissetsin; bir ordu kadar güçlü hale gelsin…  

Hadis-i Şerifte: “Cihat, kıyamet gününe kadar devam edecektir” buyrulur. Cihat yeryüzü istikrarının denge unsurudur. Cihat durduğunda dünya istikrarını kaybeder. Zalimler durdurulamaz olur. Cihat, ilahi bir kanundur. Bütün varlık gibi insanlık da bu kanuna tabidir. Cihat terkedildiğinde adetullah denen ve kimse için değişmesi mümkün olmayan bu ilahi kanuna muhalefet edilmiştir. Adetullaha muhalefetin cezası daha dünyada iken verilir. Bu ceza cihadı terk eden milletlerin kıyameti demektir.

Cihadımız fetret devrini yaşıyor. Allah ve resulünün cihat çağrısına icabet edenlerin sayısı azlardan daha az. Ölüm korkusu, dünya sevgisi, yaşama tutkusu bize ömrün en rezilini yaşatıyor: Çok yönlü tutsaklığın serbest oyunlarını oynuyoruz. Oynuyor ve oyalanıyoruz. Hakikatler karşısında deve kuşu refleksiyle karşılık vermemizin sebebi de bu olsa gerek. Oynamak ve oyalanmak… Çocuksuyuz. Fakat masum değiliz. Olamayız. Gırtlağa kadar battığımız gafletin kefaretini ödemek zorundayız. Bu kefaretin küffar eliyle olması zorumuza gitmiyorsa, gafletimizin üzerinde bile kalın bir örtü var demektir. Yazık ki çok yazık.  

7 Ekim 2023, cihada yeniden uyanışımızın miladı. İzzeddin el- Kassam Tugayları tarafından gerçekleştirilen Aksa Tufanı İsrail’in yüzünde şaklayan ilk sarsıcı tokat. HAMAS yiğitleri direnişlerini çok zor şartlar altında sürdürüyor. Açlığı, susuzluğu, ölümü sıradanlaştıran cesaret ve korkusuzluk, korkak zalimlerin kâbusu oldu. Kurtuluş Savaşının yedi düvele dünyayı dar eden kahramanlarının şahlanışını tekrar görür gibiyiz. Her kıyam, her diriliş bu kıyamdan cesaret emeceğe benziyor.

Suriye’de son günlerde yaşanan şahlanışı da böylesi bir cesaret besliyor. Muhalif Gruplar tek vücut olarak müşterek düşmanları olan emperyalist güçlere karşı yeni bir kıyamın destanını yazdılar. Halep istirdad edildi, geri alındı. Şam, yeni bir fethe kapılarını aralamış, bekliyor. Bilad-ı Şam’ın feth-i mübini muhteşem olacak…  

Bilad-ı Şam; Suriye, Lübnan, Filistin’i içine alan bölgenin ismidir. Kuzeyinde Toros dağları, güneyinde Sina yarımadası, doğuda Irak, batıda Lazkiye ve Akdeniz sahiline kadar olan kısma Bilad-ı Şam denirdi, Osmanlı buradan elini eteğini çekinceye kadar...

Peygamberler tarihine ait coğrafya ise kısaca şöyledir; bizim Harran›dan başlayıp, hemen Şam bölgesine inen, oradan güneye Golan Tepeleri üzerinden Malule kentine ve oradan Ürdün ve Filistin›e uzanan, Filistin›den Sina çölü üzerinden Mısır›a ulaşan ve Mısır›dan yine geriye Sina çölüne ve oradan da Kudüs›e gelerek burada göllenen, Hz. Hacer ve evladı İsmail ile birlikte Mekke›ye aks yapıp ve Miraç gecesi de Sevgili Peygamber Efendimizle (s) birlikte yeniden Mescid-i Aksa›da göklere tırmanan, oradan yeniden Mekke-Medine›ye inerek, Ravza-i Mutahhara›da hitama eren tarihi bir coğrafyadır.” (Sibel Eraslan)

 Bilad-ı Şam denilince oraları Osmanlı coğrafyası yapan Yavuz Sultan Selim Hanı hatırlamamak mümkün değil. Şanlı bir geçmişe sahip olan ulusların tarihlerini hasretle çağırma hakları vardır. Biz de bu hakkımızı kullanalım:

Neredesin Ey Yavuz! Bütün Bilad-ı Şam, senin keskin kılıcının gölgesinde yaşayacakları cennet kadar asude günleri bekliyor. Düşmana korku, dostlara güven ve huzur veren kükreyişinin aksi sedasına muhtaç Müslümanları daha fazla bekletme! İttihad-ı Ümmete rehberlik et. Kabrinde dahi seni dağidar edecek ihtilaf ve tefrikadan şu perişan nesli kurtar. Hilafetin bütün emanetlerini belde-i tayyibeye taşıyarak birlik, beraberlik neşidelerinin söylenmesine öncü ol. Gücün ve kuvvetin yaratılış hikmetini cihana öğret. Adaleti yay, zulmü yeryüzünden kaldır. Himayenin enginliğini ve merhametinin evrenselliğini bütün dünyaya, bütün insanlığa göster. 

Yorumlar

(17)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ufuk

7 Aralık 2024 22:35

Şu anda muhalif güçler Şama girmiş durumda. Esad çoktan İran’a sığınmıştır. Şam tekrar İslamın önemli merkezlerinden biri olacaktır, inşallah. Zaferimiz daim olsun. Amin.

Tavsiye

7 Aralık 2024 18:26

Esad’ı kim yönetiyor, başlıklı bugünkü Nuh Albayrak’ın yazısı çok önemli. Hatta bütün Refik gazeteler bu yazıyı iktibas edip yayınlamalı. Okunmasını tavsiye ederim.

Tarihçi

7 Aralık 2024 16:26

Yavuzla gelen hilafete sahip çıkılmalıydı. Hilafetin kaldırılması çok önemli bir İngiliz oyunudur. Günümüze kadar sürdürülebilseydi, bugün islam alemi çok başka yerlerde olurdu.

Düşünüyorum

7 Aralık 2024 16:22

Cihatla ilgili yorumlarınızı çok çarpıcı buldum. Cihat bilincimizi yeniden gözden geçirmeliyiz. Umursamazlık illeti bizleri mahvediyor. Rabbim şuur versin.

Mehmet Ay

7 Aralık 2024 13:59

Aksa tufani diye seviniyordunuz, o tufanin getirisi ne oldu? Cihat diyorsunuz, müslüman müslümani öldürüyor. Düsmana ne gerek. Karsidakine bir tokat attin, sevindin, ondan yumruk yeyincede aglamayacaksin. Sizde bu kafa oldukca cook zarar göreceksiniz. Günümüzde bunlar laf ile olmuyor. Üreteceksin calisacaksin.

Serdar

7 Aralık 2024 13:02

Müslümanlar birbirlerinin derdiyle dertlenmeli, birbirinden haberdar olmalıdır. Yurtta sulh, cihanda sulh aldı altında Pasifize edilmiş bir nesil birbirini tanımaz hale gelmiştir. Diğer islam ülkelerine karşı duyarlılığımızı artırmak zorundayız. Bizim için Güney kuzeyden daha önemlidir.

Ali

7 Aralık 2024 12:17

Şahlanış piyonlarla olmadı ve olamaz.Şahlanış paraya,makama,şansa,şöhrete tapanlarla değil,ALLAH'A kul olanlarla olur ve olacak inşaALLAH.

Adem

7 Aralık 2024 12:08

Dış güçlerle iş tutanın hali her zaman berbat olur. Ülke hiç bir şey kazanmaz sadece harab olur.

Arif

7 Aralık 2024 12:06

Esad’ın en güzel günleri bu günler, daha ne günler görecek. Türk’e ihanetin bedelini ağır ödeyecek.

Vefa

7 Aralık 2024 12:04

Şahlanışta Afganlı kardeşlerimizi unutmayalım. Bütün emperyalist güçlere karşı ülkelerini kurtardılar, kendi öz değerlerine dönüş yaptılar.

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle