--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Muhalif güçleri bekleyen kutsal vazife

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
20

Zulmün her çeşidiyle donatılmış bir rejimin, zalimliğin her çeşidine sahip bir lider tarafından temsil edilmesinin faturasını önce Irak, sonra da Suriye en acı tecrübelerle yaşadı. Saddam Hüseyin tam bir zalimdi. Hafız Esed onu aratmayacak derecede zalimliğini yaptıklarıyla tescilledi. Beşşar ise zalim oğlu zalim olduğu için çıtayı oldukça yükselterek zalimliğini ispat etti.

Baas Rejimi denilen, insan fıtratıyla, zerre kadar münasebeti bulunmayan, biraz oradan, biraz buradan çalıntı düşüncelerle örülmüş rejim tamamen çöktü; tarihin çöplüğüne atıldı. Artık bu sefil düşünceler sade insanlara çektirdikleri acılarla, aklı durduracak, beyni donduracak anekdotlarla anılacak, hatırlanacak, her defasında binbir lanetle kendisinden söz ettirecek.   

On dört asır İslam güneşinin ışık ve ısıları altında yıkanmış, temizlenmiş, refahın, mutluluğun, medeniyetin bütün asli varidatıyla tanış olmuş bir topluluğu sönmüş yıldızların ışıklarıyla oyalamanın akıbeti budur ve onlar için hüsrandan başka akıbet de yoktur. Sosyalizm, komünizm gibi nesepsiz düşüncelerin insanlığa yaşattığı dram, din ile dünyayı ayırt ederek, dini, içtimai hayattan tecrit eden aynı zihniyete dayalı bütün çırak rejimlerle insanlık dramı ortak paydasında buluşur; insanlığa olan nefret ve kinini zulüm araçlarıyla kusar ve sonunda da kendi kusmuklarıyla dolu hendeklerde boğulur. İşte Beşşar ve temsil ettiği rejim böyle bir hendekte boğulmuştur.

Sadece Sedneya Hapishanesinde yaşananları kalbinizin dayanma gücü varsa izleyin, dinleyin. Beşşar’ın ve babası Hafız’ın nasıl birer zalim olduklarını görün, birinin yüzüne diğerinin ölüsüne tükürün.

Her zalim aynı zamanda korkaktır. Korktukça zulmeder, zulmettikçe korkusu artar. Bu fasit daire yüz binlerce masumun, mazlumun, mağdurun, iniltisiyle, gözyaşıyla, feryadıyla beslenir, döner durur.

Her zalim devlet başkanının bir yalancı cenneti, bir de hakiki cehennemi aratmayacak bir yalancı cehennemi bulunur. Kendi bağlılarına cenneti, muhaliflerine de cehennemi yaşatır. Ayeti kerime, bu öğreti adına bize Firavunun şu sözünü aktarır: “Ey kavmim! Mısır saltanatı ve buyruğumun altında akıp duran şu nehirler benim değil mi, görmüyor musunuz?” (Zuhruf, 51)

Beşşar da böylesi firavunlardan, deccal kütüğüne kayıtlı zalimlerden biriydi. Arap Baharı denilen günlerde duvara “Sıra doktorda” yazdı diye on üç yaşındaki bir çocuğu evinden aldırmış, işkence ile öldürtmüş ve cesedini ailesine teslim ettirmişti. Çünkü ona muhalefet edenin tek hakkı işkence edilerek ölmek, ya da cehennemde yaşar gibi sefalet içinde yaşamaktı.

Her korkak zalim gibi Beşşar da kaçtı. Ülkesini terk etti. Milyarlarca doları alarak kaçtı. Arkasında, yaşadığı mütref hayatın, görenin midesini bulandıracak sayıda onlarca lüks arabanın, villanın, sarayın tiksindirici izlerini bırakarak kaçtı. Rusya, ailece kendilerine sığındıklarını dillendirdi. Belki de asıl sığındığı ülkeyi gizlemek için böyle bir açıklama yapıldı.

Belli ki, Şam düşmeden birkaç gün önce Beşşar yola düşmüştü. Sanırım İran’a gitti. İran senelerce himaye ettiği Beşşar’ı milyarlarca dolar mal varlığı ile başka ülkeye kaptırmayacak kadar tilki bir ülkedir. İran, her zaman Beşşar’ı Ortadoğu’da bir tehdit unsuru olarak kullanacaktır. Onun için de bu coğrafyada kalması onlar açısından akıllıca bir taktiktir.

Baas rejiminin yıkılması elbette çok önemlidir; fakat ondan daha önemlisi yeni inşa edilecek rejimin kimliğidir. Baas rejimi, kendi toplumunu İslam’dan uzaklaştırarak kimliksiz hale getirdi. Muhalif Güçler elde ettikleri muhteşem zaferi, kendi toplumuna kendi öz kimliğini kazandırarak taçlandırabilecek mi? Bütün mesele budur, Ümmet-i Muhammed’in kendilerinden beklentileri de bu soruya olumlu cevap verileceği merkezindedir.

Şam uleması, tam teşekküllü bir İslam Devleti kurulmasının alt yapısını oluşturma noktasında istenen ölçüde bilgi ve müktesebata sahiptir. Orada kurulacak, Türkiye ile dostane ilişkileri kesintisiz devam edecek; İran’a, İsrail’e mesafeli bir İslam Devleti, adı cumhuriyet de olabilir, ümmet için bir örnek- model olma rolünü üstlenebilecek durumdadır. Diğer Arap ülkelerinin de kurulacak yeni devletten esinleneceği şüphesizdir. Bu noktadan bakıldığında Suriye’nin fethi, bütün Arap ülkelerinin de fethi anlamına gelecektir. Muhalif Güçleri böyle kutsal bir vazife bekliyor…

Yorumlar

(20)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Seyyit Havari

15 Aralık 2024 12:54

Bundan böyle bütün olaylar müslümanların lehinde karşıtların aleyhinde gelişecektir. Suriye’de olanları böyle okumalı müslümanlar Cihan Fethine hazırlıksız yakalanmamalıdır. Ayrıca, dolu dolu bu yazısından dolayı Latif Erdoğana tebrikler, teşekkürler.

Basri

14 Aralık 2024 22:53

Eski hal muhal, ya yeni hal ya izmihlal. Suriye’de islam devletini kurmaktan başka bir çıkış yolu yoktur. Bu böyle biline. Diğerlerini denediler de zaten bu hale geldiler...

fethiyeli OSMAN

16 Aralık 2024 17:14

inşaallah hudbeyi şamiye çok önemli rehber olur

İbrahim Atalay

14 Aralık 2024 22:37

Sn Erdoğan, Suriye için teklifleriniz çok doğru. Her Müslümanın düşüncesi Suriye'nin zafer sonrası İslama göre bir Devlet kurulması. Bizim ülkemizde de 6284 ve 175 ile evli kadınlara süresiz nafaka adı altında para vererek aileyi yıkıp kadını sokak kadını yapan maddeyi koruyarak ve ZİNAYI da kalıcı hale getirerek ahlaksızlığın yayılmasına iktidarın desteği var. 30 senedir suçsuz yere hapis yatan Sivas Mahkumları ADALET bekliyor. İktidar dışarıda, içeri girip te asli meselelerle ilgilenmiyor.

Kanber

14 Aralık 2024 19:42

Selamlar hocam. Ağzına sağlık. ceddine rahmet. son paragraftaki temennilerine, dileklerine Amin amin amin diyorum.

Oğuz

14 Aralık 2024 19:15

İslam ülkelerinin şu anda “ordular ilk hedefiniz Kudüstür” diyecek bir başkumandana ihtiyacı var. O Kuman’dan niye Reis olmasın. Olur ve olacaktır. Alternatifi yok.

Orhan

14 Aralık 2024 17:04

Onları seviyoruz ve kazandıkları kutlu zaferlerini güçlü bir yönetim ile taclandirmalarını bekliyoruz. Rabbim yardımcıları olsun. Ülkemizi de baas zihniyetlilerin şerrinden korusun. Amin..

Turgay

14 Aralık 2024 15:19

Hiç kimsenin beklemediği sonuçları görüyoruz. Üstad Sezai Karakoçun dediği gibi, kaderin üstünde bir kader vardır. Sabrın kazandırmayacağı zafer yoktur, vesselam.

Oğuz Han

14 Aralık 2024 13:28

Kendi ülken için önermediğin şeyi Suriye için neden öneriyorsun? Öneriyorsan Reis'in elini tutanmı var? Tek başına iktidar nasıl olsa. Artık Ordu da engel değil.

Uyarı

14 Aralık 2024 13:20

Golaniyi terörist gösterme çabası tam bir siyonist oyunudur. İçimizdeki mankurtlar hemen bu oyuna sarıldılar. Sakın ola ki bu oyuna gelmeyelim. Allah muhalif güçlere birlik beraberlik versin.

Alperen

14 Aralık 2024 13:16

Türkiye liderliğinde bir islam ülkeleri birliğini kızılelma edinmemiz gerekir. Bu vesile ile Suriyedeki muhalif güçleri candan tebrik eder yürekten kutlarım.

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle