--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Golanlı Fatih Ebu Muhammed

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
26

Golanlı Fatih Ebu Muhammed

LATİF ERDOĞAN 

İçimizdeki eski tüfek, yeni versiyon ne kadar “kızılcık” varsa, Esed rejiminin çöküşünden fevkalade rahatsızlar. Sosyalist dürtülerin onları nerelere savurduğu ise başka bir travmatik konu. Ağıt gibi konuşuyor, mersiye gibi ağlaşıyorlar. Kendi bilecekleri iş, ne yaparsa yapsınlar…

Ne yaparlarsa yapsınlar da, ülkelerini bir zalimin elinden, kendi insanlarını insanlık dışı işkencelerden, hapishanelerden, sürgünlerden kurtarmak uğruna canlarını, mallarını, bütün geleceklerini ortaya koyan mücahitleri, yalan, iftira ve tezviratla terörist olarak yaftalamasınlar, henüz devlete ait hiçbir icraatları söz konusu değilken, kendi uydurdukları varsayımlarla büyük zaferi gölgeleme derdine düşmesinler.

İnandığı değerlerle geçmişinden bu yana yaptıkları ve yaşadıkları değerler arasında birbiriyle çelişkisi bulunmayan; yüzlerce defa samimiyet testinden geçmiş ve Suriyelilerin kahir ekseriyetinin kabulüne mazhar olmuş bir lideri, bağlamından koparılmış söz ve cümlelerle mahkum etmeye çalışmak; onu gözden düşürmek için özel çaba göstermek; deve kuşu sendromu yaşamaktan başka bir mana ifade etmez; Golanlı Fatih Ebu Muhammed, ilk seçimlerde başa geçer, askeri başarısına bir de devlet başarısını ekler, ülkesini yeniden derler toplar, kısa zamanda Suriye’yi ayağa kaldırır, Ortadoğu’nun hatırı sayılır ülkelerinden biri haline getirir. Allah ömür verirse uzun süre de ülkesine hizmet eder.

Kemal Öztürk’e verdiği tarihi röportajda rotasını açıkça belli eden; demokratik, tam bağımsız bir ülke modelini dillendiren; Türkiye ile ilişkilerinin devamından yana olduğunu, ülkesinde terörist guruplara asla taviz verilmeyeceğini; İran halkına değil ama rejimine karşı rezerv koyacağını; Kürt halkıyla PKK ve uzantılarının asla aynı kefeye konulmaması gerektiğini ilke edinen, Suriye halkının acil insani ihtiyaçlarının giderilmesini, İsrail’in işgal girişimlerinin durdurulmasını önceleyen; ütopyaya değil reel politik düşüncelere sahip bulunan Golanlı Fatih Ebu Muhammed’i, gönülden desteklemememiz ve ona daim hayır dua etmememiz için öne sürülebilecek hiçbir haklı gerekçe yoktur ve öyle inanıyorum ki hiçbir zaman da olmayacaktır. 

Asıl adı, Ahmed Hüseyin eş- Şara olan Golanlı Ebu Muhammed, 1982 yılında Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde dünyaya gelmiş. Babası Hüseyin eş Şara orada petrol mühendisi olarak çalışıyormuş. Annesi, ise coğrafya öğretmeniymiş. Ailesi 1989 yılında Suriye’ye geri dönmüş, Şam’a yerleşmiş.

Ahmed eş- Şara’nın ailesi Suriye’deki Golan Tepelerinden gelmiş. 1967’de Altı Gün Savaşı sırasında İsrail işgalinin ardından yerlerinden edilmiş. Takma adındaki Golani nispeti Golan Tepelerine bir göndermeymiş.

Ahmed eş- Şara, 2006’daki Irak iç savaşının patlak vermesinden önce Amerikan güçleri tarafından tutuklanmış, beş yıla yakın çeşitli hapishanelerde hapsedilmiş. 2017 yılında kısaltması HTŞ olan Heyetü Tahriri’ş- Şam’ı kurmuş. Dört yıl kadar İdlib bölgesini yönetmiş.

Ötesi malum: 27 Kasımda başlattığı kara harekâtıyla Şam’a ilerledi. 12 günlük ilerleme sonucu 8 Aralık 2024’te diğer muhalif güçlerle birlikte Şam’ı fethederek, Esed Rejimini devirdi.    

Recep Tayyip Erdoğan işin başından beri tarihin doğru tarafında durdu. Esed’in zalimliğine göz yumulmaması gerektiği tezini savundu ve bunda haklı da çıktı. Mülteci Suriyelilere Ensar şuuru içinde ev sahipliği yapılmasını teşvik etti; kendisi de bu çerçevede devletin bütün imkânlarını kullanarak mülteci kardeşlerimize sahip çıktı. Şimdi hadiseler onu doğruladı; ona muhalefet edenleri haksız çıkardı. Suriye’de yaşananlar, aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan’ın ileri görüşlü bir dünya lideri olduğunu da tescilledi. CHP’nin hazmedemediği de zaten işin burası. DEM’in derdi ise yanı başımızda bir terör devleti kurma hayalinin suya düşmesi. Kızılcıkların tasası orada bir model İslam Devletinin kurulacak olması. 

Şam’ın fethini, 17-25 Aralık olaylarıyla, MİT tırları meselesiyle, Hakan Fidan hadisesiyle, Muhsin Yazıcıoğlu’nun şehit edilmesi vakasıyla ve de 15 Temmuz hain darbe girişimiyle birlikte okumanın tam zamanıdır. Eğer FETÖ biri hariç diğerlerinde de başarılı olsaydı bugün Şam’ın fethinden, Baas rejiminin bitişinden bahsedilemezdi. Sanırım, MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın Emevi Camiinde kıldığı şükür namazı bütün bu ilahi lütufları da içeriyordu. Hiç kuşkunuz olmasın, yakın zamanda bu ilahi lütuflara, Golanlı Fatih eliyle Golan Tepelerinin geri alınışı ve bir başka güçlü elle de Kudüs’ün fethi ilave edilecektir. 

Yorumlar

(26)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bedri

2 Şubat 2025 00:51

Hocam yazınız çok güzeldi.Bu ilgili anekdotlar paylaşır mısın insanlar iyi anlasın,anlayalım sağol

Colani

28 Aralık 2024 19:54

Merak ettim, bu Colani 2010-2017 yılları arasında ne yaptı? Neden bu yılları yazmadınız? Acaba Rakkada mıydı? DAEŞ ile kaç yıl beraber yaşadı?

Tarihçi

22 Aralık 2024 16:49

Bütün Kudüs fetihleri Şam’ın fethinden sonra gerçekleşmiştir. Tarih bize diyor ki, mademki Şam fethedildi Kudüs de fethedilecektir.

İbrahim Atalay

21 Aralık 2024 23:10

Sn Erdoğan, fikirleriniz çok doğru. Bizim yurt içinde 36 senedir süren 6284 ve 175 sayılı ahlaksızlık yasası olarak uygulanan yasaların evli kadınların namusunu kirleten hakim kararıyla boşanma olaylarını kim durduracak. Süresiz nafaka, tazminat ve mal bölüşümü evli ailelerin düşmanı olmuş, boşanan kadın serbest piyasada ahlaksızlık yaparak yaşıyor. ZİNA kalıcı olmuş toplumun her tarafında bir olarak yayılmaktadır. Çok çirkin ve edep dışı olayların sürdürüldüğü bu rezalet sonucu DUL sayısı 3 milyon deniyor. Gençler evlenmiyor, birlikte yaşamayı tercih ediyor. Diğer taraftan 30 seneden beri suçsuz yere hapis yatan Sİvas mahkumlarına ADALETİ kim götürecek. KADEM gibi kadın dernekleri ile DUL bayan vekillerin ZİNANIN yayılmasını destekledikleri anlaşılıyor.

Sempatizan

21 Aralık 2024 22:00

Suriye politikası Recep Tayyip Erdoğan’ı bir dünya lideri yapmıştır. Kendi düşen ağlamaz. Esed onun uzattığı eli tutsaydı kaçmak zorunda kalmazdı. Belki böylesi daha hayırlı oldu. Hayır Allah’ın seçtiğindedir.

Ömer

21 Aralık 2024 21:56

Golani inancını yaşayan bir insan görüntüsü veriyor. Niyet okuması yapamayız. Biz zahire göre hüküm veririz. Suriye’nin başına Golanlı Fatih geçmelidir. Fakat bu mutlaka demokratik bir zeminde ve halkın özgür seçimiyle olmalıdır.

Hayati

21 Aralık 2024 21:52

İslamı hayatın içine içirmek gerekir. İslam bir bütündür, bölünme ve taksim kabul etmez. Herkes fıkhın muamelat kısmını öğrenmeli ve yaşamalı. Fıkıh sadece ibadet bölümünden ibaret değildir.

Suphi

21 Aralık 2024 21:48

Savaş sıra iledir. Bazen düşman galip olur, bazen de biz. Günler müslümanların Leh’ine döndü. Devran değişiyor,yeni bir hal alıyor. Mevlamız, biz bu günleri evirir çeviririz, buyuruyor.

Erdem

21 Aralık 2024 21:44

Güzel düşünen güzel görür. Güzel gören hayatından lezzet alır. Kötümser olmaya gerek yok. Mevla görelim neyler neylerde güzel eyler. Her olaya öncelikle kader açısından bakmak gerekir. Kadere iman eden kederden kurtulur.

Serdar

21 Aralık 2024 18:24

Kızılcıklar yırtınıyor, şeriat geliyor diye. Bir gün İslam bütün dünyanın hakim dini olacaktır. Kızılcıklar istemese bile...

Serdara

28 Aralık 2024 19:56

Eee belki de Kızılcıklar dünyaya hakim olacak, bunu sen değil Allah belirler. Sen istemesen bile...

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle