Sosyal fobiyi kısa sürede yenmek mümkün
Mesleğinle ilgili topluluk önünde sunum yapman gerekiyor ama kaygılar ve korkuların yüzünden daima bunu erteliyorsun, telefonda birisiyle veya tanımadığın kişilerle konuşurken heyecanlanıp ne diyeceğini şaşırıyorsun, mesleğinde çok donanımlı ve bilgilisin ancak işinden memnun değilsin, yeni işlere başvurman gerekiyor ama bu konuda heyecan ve kaygından dolayı yeni işlere başvuramıyorsun. Yolda giderken bir noktada insan kalabalığı görsen, hemen yolunu değiştirir sakin bir yerden gitmeye çalışırsın. Sanki oradaki her kişi dönüp seni inceleyecek sanırsın. Nerede olursa olsun bir kişinin sana negatif davranabilme ihtimalini aklından bir türlü çıkaramazsın.
Değerli okuyucularım yukarıda bahsettiğim cümleler sosyal fobik kişilerin dile getirdiği şikayetler... Ne kadar zor bir hayat değil mi, sosyal fobikler için hayat... Hep hayatta bazı önemli şeyleri sırf heyecanlı ve çekingeniz diye ertelemek, hep hayatından memnun olmamak, istediğin şeyleri sürekli sonraya bırakmak...
40 yaşındaki bankacı Sibel hanım otorite figürleriyle birlikteyken yaşadığı aşırı panik ve heyecan duygusu, rezil olma korkusu, çok fazla düşünme ve sıkıntı şikayetleriyle danışmanlık merkezine başvurmuştur. Danışanım anne ve babasıyla birlikte yaşamaktadır. Kendisinden üç yaş büyük ablasının boşandığı için onlarla yaşadığını belirtmiştir. Babasına bir yıl önce bypas yapıldığını ve bu yüzden çalışamadığını, ailesine maddi yönden destek çıkmak zorunda kaldığını anlatmıştır. Annesinin her şeyi abartan bir anne olduğunu, takıntı derecesinde her şeye karıştığını, çok kontrolcü olup, her şeyi çocuklarının iyiliği için istediğini söylemiştir. Babasının daha rahat, sevgi dolu olduğunu anlatmıştır.. Annesinin kendini küçüklüğünden beri hep baskı altında tuttuğunu, rezil olma korkusunun ondan geldiğini, ablasının çekingen ve kendine güvensiz biri olduğunu anlatmış, ablasının boşanmayı kabul edişiyle ilgili sorunları olduğunu fakat, psikolojik destek almak istemediğini belirtmiştir.
Geçmişte yaşadığı travmatik anıları sorgulandığında Sibel hanım, ortaokulda sözlüye öğretmeni kaldırdığında birden kızardığını hissetiğini, bildiklerini unuttuğunu ve arkadaşlarının önünde rezil olmaktan korktuğunu ve bütün sorunlarının o günden sonra başladığını aktarmıştır. İlk kez 25 yaşında psikiyatriste başvurduğunu ve kendine depresyon teşhisi konarak ilaç tedavisine başlandığını, ilaçları uyku yapıyor diye bıraktığını anlatmıştır. Bazı durumlarda çok panik yaşadığını, otorite karşısında panik ve heyecan duygusunun daha çok arttığını, doğru konuşamadığını, sesinin titrediğini, örneğin müdürünün odasına zorla girmeyi başardığında bu şikayetlerinin başladığını, çatışmalardan çok korktuğunu, önemli kişilerin yanında yanlış bir şeyler söylemekten korktuğunu, telefonla konuşurken de rahat olamadığını, fakat evinde ailesiyle beraberken daha rahat olduğunu anlatmıştır.
Arkadaşlarına sorulsa, kendisini çok rahat konuşkan biri olarak tanımlayabileceklerini, sorunlarını dışarıya pek yansıtmadığını, erkeklerle de iletişim kurmakta zorlandığını, bu yaşında bekar kaldığını, bu durumun da onu oldukça üzdüğünü anlatmıştır.
Değerli okurlar, toplulukta konuşma, sosyal ortamlarda kendini ifade edebilme gibi konularda çekingenlik sık görülen bir durumdur. Bunların büyük bir kısmı hastalık kapsamında değildir. Hatta bir işe başlamadan önce “yapamazsam rezil olur muyum?” düşüncesi kişiyi motive eder ve daha iyi hazırlanmasına yardımcı olur. Sosyal fobi demek için ise kişide korkunun yanı sıra kaçınma davranışlarının olması gerekmektedir. Ya da kişi kaçmıyorsa, bu duruma katlanmaya kendisini zorluyorsa; büyük bir sıkıntı yaşar. Ayrıca bu rahatsızlıkta kişi korkularının aşırı ya da anlamsız olduğunu bilir. Eğer gerçekten korku duyulabilmesi anlamlı bir olay varsa, tanı Sosyal fobi değildir. Örneğin sözlüye hiç çalışmamış bir öğrencinin sınıfta adının çağrılmasından korkması gibi.
Sosyal fobi tedavisinde uygulanan psikoterapilerde; kaygıyı tanıma, kaygıya karşı bedensel tepkileri tanıma, kaygı doğuran durumlardaki zihniyeti ortaya koyma, başa çıkma stratejileri geliştirme, kendi kendini eğitme ve gerçekçi beklentiler geliştirme gibi bilişsel teknikler ve model olma, üstüne gitme, rol oynama, gevşeme eğitimi pekiştirme gibi davranışçı teknikler uygulanır.
Psikoterapilerde kişiye, kullandığı savunma mekanizmalarını tanıtmak ve baş etme mekanizmasını harekete getirebilme bilinci kazandırmak hedeflenir. Terapide daha önceden yerleşmiş, şartlanmış olumsuz tepkiler, olumlu ve sağlıklı tepkilere dönüştürülerek kişinin gelişimine yardımcı olunur. Uygulanan psikoterapinin amacı; kişinin yaşam kalitesini en iyi konuma getirecek şartlara ayak uydurmasını sağlayacak saptamalarda bulunmak ve böylece bireyin kendini daha güçlü ve mutlu, güvenli hissetmesini sağlamaktır.
Sosyal fobi tedavisinde Bilişsel-davranışçı terapi ve EMDR tedavisinin eşzamanlı uygulanması ile kısa sürede ( 8-10 seans) olumlu ve yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır.
Sağlıklı, pozitif günler duasıyla Allah’a emanet olunuz.
PSİKOTERAPİST
DNŞ TEL: 0 212 503 79 95-0506 401 79 91
NOT: YENİ WEB SAYFAM HİZMETE GİRMİŞTİR. SORU VE ÖNERİLERİNİZ İÇİN SİTEMİ ZİYARET EDEBİLİRSİNİZ.
www.psikologkivanctigli.com







