• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Kıvanç Tığlı Bulut
Kıvanç Tığlı Bulut
TÜM YAZILARI
14 Ekim 2018

Sedef hastalığı ve stres

Değerli okuyucularım, Psikosomatik hastalıkları, yaşantımızdaki ve iç dünyamızdaki duygusal ve düşünsel çatışmaların bedensel belirtiler, fiziksel şikâyetler olarak kendini göstermesi olarak tanımlayabiliriz. Psikosomatik hastalıkların ortaya çıkışını tetikleyen en yaygın faktörler, kayıp ve ayrılıktır. Çaresizlik, güvensizlik ve umutsuzluk duyguları ve bunlara eşlik eden öfke, kin, üzüntü, hayal kırıklığı, korku ve kaygı gibi bastırılmış, çözümlenememiş ve ifade bulamamış duygular somatizasyona neden olan unsurlardır.
 Kelimelere dökemediğimiz, ifade edemediğimiz sıkıntılar, korkular, acılar bazen bedenimizde bir ağrı, bir uyuşma, bir kist, bir hastalık olarak dışavurum bulur.

Stres de pek çok hastalığa davetiye çıkarır. Stresin yol açtığı rahatsızlıkların başında, genelde kalp atışının ve kan basıncının yükselmesi, kas kasılmalarının artması, sindirim sistemi problemleri sayılmaktadır. Organizma stresle başa çıkamadığında, strese karşı yenilmiş olur. Bu da psikosomatik hastalıklara yol açar. Stresin yol açtığı hastalıklar; alerji, ülser, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, nefrit, şeker hastalığı, kanser, sedef gibi deri hastalıklarıdır.

Prof. Dr. Serap Öztürkcan’a göre renkli kepeklerle karakterize bir hastalık olan sedef hastalığı, görünümü nedeniyle kişileri rahatsız etmektedir. Sedef hastaları  bu döküntüler ve yaşadıkları çevrenin de  bulaşıcı olduğunu düşünmesi nedeniyle toplum içerisinde hep kendilerini geri çekme ve sosyal ortamlara girmekten kaçınma durumundadırlar. Halbuki bu hastalık temasla, el sıkışma yoluyla bulaşan bir hastalık değildir. Sedef hastalarının görünümle ilgili hissettikleri sıkıntının boyutu, hastalığın şiddetiyle de gittikçe artmaktadır. Sedef hastaları sosyal hayattan kaçarlarken, tedavi nedeniyle işten de uzak durmak zorunda kalmakta ve yaşam kaliteleri de bozulabilmektedir.

Uzm. Dr. Sevilay Zorlu’ya göre stresin sebep olduğu  cilt hastalıklarının tedavisinde başarılı olunması için her şeyden önce altta yatan psikolojik sorunun olabildiğince ortadan kaldırılması gerekir. Cilt sorunları içinse haricen kullanılabilecek ilaçlar kullanılır. Kişinin çevresi tarafından anlaşılması, sorumluluklarının paylaşılması bu tür rahatsızlıkların ortaya çıkmasını ya önlemekte ya da iyileşmesini kolaylaştırmaktadır. Birkaç günlük tatil, yakın akraba ya da arkadaş ziyaretleri, spor, sağlıklı beslenme, kişinin gevşeyip rahatlamasıyla problem hafifleyebilir. Kişinin sevdiği meşguliyetlerle uğraşması, iç enerjisini uygun şekilde kanalize etmesi de yararlıdır. Bu tür problemlerin tedavisi çok yönlü bir yaklaşım gerektirmektedir. Tedavide cilt hastalıkları uzmanı ile birlikte psikiyatristin vereceği ilaç tedavisi yararlı olmakla birlikte psikoterapi görmek çok etkilidir. Psikoterapiler, kişinin konuşup rahatlaması kadar benlik düzenlemesini ve alışkanlığını bırakması için profesyonel destek görmesini amaçlamaktadır.

Sedef hastalarına önerilerimi şöyle sıralayabilirim;

Stresle başa çıkmak için öncelikle olumsuz düşüncelerimizi olumluya çevirmeliyiz. Her şerde bir hayrı vardır sözünü hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. Her bir kötü olaydan ders çıkarmalı ve bunları yaşamam gereken bir tecrübe olarak değerlendirmeliyiz. Hz. Mevlana olumlu düşünme hakkında şöyle demiştir; “Olumsuz duygularınızı güneşi engelleyen bulutlar olarak görün. Güneşin er geç kendini göstereceğini hatırlayın.”

Kendimizden kapasitemiz ve olanaklarımız dışında şeyleri beklememeliyiz.

Düzenli uyku ve sağlıklı beslenme de stresle başa çıkmada çok önemlidir. Stresli olduğumuz zamanlarda dua ederek, tefekkür ederek, ibadet ederek, doğada yürüyüş yaparak, sevdiğimiz kişilerle konuşarak  stresimizi yenebiliriz.

Haftada en az 3 gün yarım saat yürüyüş, koşu, yüzme, jimnastik, gibi faaliyetler bedensel, ruhsal halimize doğrudan olumlu katkıda bulunur. Egzersiz yapan kişilerde uyanıklık artar, kas ve zihin gevşer, uykuda kalite artar, kaygılar azalır, kendine güven artar, kalp hastalığı riski azalır.

Ayrıca geçmişte veya şimdiki zamanda bize üzüntü yaşatan kişileri de affetmeli kalbimizden kin, nefret, düşmanlık gibi duyguları çıkarmalıyız. Çünkü bu tür olumsuz düşünceler ancak size zarar verir, şu anın tadını çıkarmanızı engeller, depresyon, kaygı bozukluklarına sebep olur.

Sağlıklı huzurlu günler duasıyla Allah’a emanet olunuz.

PSİKOTERAPİST KIVANÇ TIĞLI BULUT

DNŞ TEL: 0212 503 79 95- 0 506 401 79 91

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23