--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Namaz psikolojisi

Kıvanç Tığlı Bulut
Kıvanç Tığlı Bulut
6

Değerli okuyucular İslam dininde icra edilen en temel ibadetlerden biri olarak namaz ibadetini zikredebiliriz. Namaz Farsça bir kelime olup, Arapça salât kelimesinin karşılığıdır. Lügatte dua, istiğfar, övgü anlamlarına gelen salât, dini bir kavram olarak İslam’ın beş temel esaslarından biri olup, belli eylemler ve rükünleri bulunan özel bir ibadet türüdür.

 Namaz içinde zikir, tesbih, dua, kıyam, rüku, secde gibi alt ibadetleri toplayan ve amellerin Allah’a en sevimli olanı olarak bildirilmiş aynı zamanda inanan insanın miracı (yükselişi) olarak kabul edilmiştir. Çünkü namaz, insana devamlı olarak Allah’ı hatırlatır, kalplere sorumluluk duygusunun yerleşmesini sağlar, kötülük ve günahlar ile kişinin arasında bir perde olarak insanın maddi ve manevi temizliğinin de vasıtasıdır.

 Hz. Peygamber’in namaz ibadetini “mü’minin miracı” olarak nitelendirmesi, mü’minin namaz kılarken Allah ile olan diyaloğunun ulaştığı noktayı göstermesi açısından son derece anlamlı ve önemlidir

  Her gün belirli vakitlerde eda edilen bu ibadet, kişiyi disipline ve düzenli bir hayata alıştırır. Kişiyi ruhen arındırıp yüceltmesi yanında namazdan önce abdestin beden, elbise ve namaz mahalliyle ilgili temizlik şartı gereği, maddi temizliğe vesile olduğu, ayrıca vücudun çeşitli organlarının hareket etmesine, eklemlerin bükülmesine ve kasların gerilip gevşemesine imkân sağlayarak vücuda zindelik verdiği de göz ardı edilmemelidir. 

 Diğer yandan Müslümanlar için Allah merhametli, şefkatli, affedici, güçlü bir destek olarak her an hazır, gören ve gözeten bir sevgi, bir bağlanma unsuru olarak görüldüğünden ve namazla da bu bağın sürekli kuruluyor olması, bireyin psikolojik sağlığına ve kişilik özelliklerine farklı din ve inançlardaki korku yönelimli bir Allah algısından daha fazla katkılar sağlayabilir.

 Yapılan araştırmalara göre,  düzenli namaz kılma ve kılmama ile ruh sağlığı arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Buna göre düzenli namaz kılan bireylerin diğerlerine oranla daha çok ruh sağlığı sürekliliğine sahip bireyler olduğu görülmüştür. 

 Park’a göre ruh sağlığı ile dindarlık ilişkisi kapsamında yapılan çalışmalarda aralarında yüksek derecede pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. Dindarlığı yüksek olan bireylerin umut, iyimserlik, minnettarlık ve tutkuda daha yüksek pozitif psikolojik ve fizyolojik seviyelerde oldukları tespit edilmiştir. Dindarlık seviyesi yüksek olan kişilerin daha az depresyona girdikleri, depresyonu olan kişilerin de daha hızlı iyileştikleri, dindarlarda intihar olaylarının daha az görüldüğü, dindarların daha az kaygılarının olduğu, dindarların daha az uyuşturucu madde kullandıkları, dindarların psikolojik açıdan daha iyi bir durumda, daha ümitli ve iyimser oldukları ve aynı zamanda hayatta daha fazla amaç ve anlam buldukları, yine evliliklerinde daha mutlu oldukları ve eşleriyle iyi geçindikleri ve daha fazla sosyal destek aldıkları görülmüştür.

  Koenig’e göre, araştırmalar dindarlıkla ruh ve beden sağlığı arasında pozitif bir ilişki olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Yapıcı’ya göre kendi acziyetlerinin, çaresizliklerinin, güçsüzlüklerinin şuuruna vararak Allah’ın yardım ve desteğini isteyen dua ile O’na yönelen bireylerin stres, depresyon ve umutsuzlukla daha rahat baş edebildikleri, intihar olasılıklarının daha düşük olduğu tespit edilmiştir. 

 Altun’a göre dini pratikler depresyon, kaygı, korku, öfke, aşağılık duygusu, yabancılaşma vb. gibi ruh sağlığını tehdit eden duygular üzerinde hafifletici etkiye sahiptir. Alan yazınındaki bilgiler ve bulgularda “namaz kılmanın” bireyin anlam dünyasına olumlu etkilerde bulunarak; karşılaştığı zorluklarda ona yol göstererek, stres ve öfkesini kontrol ederek diğerini anlama affetme, tevazu göstererek saygı duyma ve insanı Allah için sevebilmesine katkılar sağlamaktadır.

 Yine psikolojik açıdan ruh sağlığı sürekliliğinin bireyin hayatı anlamlandırması ve hayatın zorluklarında onu güçlü kılan doğaüstü bir gücün her daim yanında olduğu bilinci de bireyin ruh sağlığına olumlu etkilerde bulunurken hiç namaz kılmayanlarda bu desteğin yokluğu bu bireylerin diğerlerine oranla ruh sağlığı eşiklerinin düşüklüğünü göstermiştir. 

Namazın nimetlerinden yararlanabilmeniz duasıyla Allah( c.c )’a emanet olunuz.

PSİKOTERAPİST KIVANÇ TIĞLI BULUT Dnş Tel: 0212 503 79 95-0506 401 79 91

Kaynak: Bu yazıda Sn. Hülya Kök’ün yüksek lisans tezinden yararlanılmıştır.

 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

mustafa

31 Mart 2020 22:59

Cok guxel bir yazxi trsekkurler.

A. H

15 Mart 2020 18:49

Salat kelimesi, herkesin içeriğini ya eksik ya da yanlış bildiği bir kavramdır. Arapçada fiilin geçmiş zaman hali salle, şimdiki zaman hali yusalli'dir. İsim olarak as salatü (as salah) tekil halidir. İsmin çoğul hali ise salavattır.İsim Türkçeye namaz, fiil ise namaz kılmaz olarak yerleşmiştir. Fiil ve ismin Türkçedeki içeriğine gelince, bir davranış, söz ve eylemle bedeni ve ruhu nurla (ışık) doldurma ameliyesi (işlemi) olarak tercüme edilebilir. Zira özellikle namaz kılarken veya Kuran okuma, tespih, peygambere methiye, dua yaparken Müslüman'ın yanına çok melek gelir, etrafını sarar, ruhunu ve bedenini nurlandırır. Meleklerin gıdaları sürekli ibadet, namaz, zikirdir. Nerede ibadet varsa melekler oraya yönelirler. Çünkü değişik gıdaları oradadır. Ayette, "Allah ve melekleri peygambere salat ederler! " derken Allah ve melekler, peygamberin bedeni, ruhu ve mekanını sonsuz derecede nurla doldururlar denilmektedir. Yoksa Allah namaz kılmaktan münezzehtir. Yıllar önce tercüme dini bir kitapta Rasulullah (s.a.s) , "Vefat ettiğimde Allah ve melekler namazımı kılacak." demiş. Açıklama olmadığından kafam uzun zaman karışık kalmıştı. Kıldığım namazlar, ettiğim hatimler ilhamla olayı aydınlığa kavuşturdular. Arapçayı da kendim öğrendim. Kusura bakmayın. Teşekkürler!

Salat

15 Mart 2020 14:27

Sen kafanı yorma ben neyin ne olduğunu zaten biliyorum. Salat,salata, salla, salavat, musallat aynı kök kelimelerdir. Buradan din anlatamam şimdi.

Necati

15 Mart 2020 14:08

Yazar hanım SALAT namaz demek DEGİLDİR. Salat destek, destek verme demektir. Ya değil de Allah ve meleklerini peygambere namaz kildirtirsin güzel kardeşim.(Allah ve melekleri peygambere salât eder ... Ayeti ) bunu diyemeyecegine göre de cevirirsin işi salavat boyutuna. Sonra uydur gelsin salavat çeşitleri. Sen önce salât kelimesin gerçek anlamını bir öğren, sonra bu kelimeyi gerçek anlamından niye carpitildigini sorgula ve sonuçta İslam aleminde açtığı derin yaraları ve sonuçlarına bir bak önce,,,

Zeki ASLAN

15 Mart 2020 11:12

"Salat" rumuzlu okur, "salat"ın anlamını bilmek için tek ayete bakılmaz. Kur'an'da 70 küsûr ayette "salat" var. Yani salat, sadece Hz.Nebî'ye salavat getirmek anlamı taşımıyor.

Salat

15 Mart 2020 07:14

Arapça da her kelimenin sadece tek anlamı vardır. Kelimenin lügat mugat anlamı yoktur. Yoksa Ahzap 56 da çakılırsın. Kuranda namaz, oruç, abdest gibi ritüeller bulunmaz. Ha dersen ki ben namaz kılarım oruç tutarım sana kimse bir şey demez. Editör eksiksiz yayımla

Kıvanç Tığlı Bulut Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle