Karne psikolojisi
Her yıl karne zamanı yaklaştığında gazetelerde ya da televizyonda çok sıklıkla şöyle bir habere rastlarız; karnesi zayıf geleceği için intihara kalkışan çocuklar, evden kaçan çocuklar ve karne üzerinde notlarını değiştirmeye çalışan çocukların sayısı hiç de az değildir.
Bunun nedeni, maalesef yanlış, anne, baba tutumlarıdır. Anne babalar çocuklarına kötü not alırsan, ya da kötü karne getirirsen gözüme gözükme ve benzeri tehditler ile çocuğu korkutmaktadırlar. Ve bu durumda karnesi kötü olan çocuk yukarıda söylediğimiz gibi olumsuz yollara başvurmakta, hatta maalesef intihar ve bunun sonucunda ölümler olabilmektedir. Bu tür olayların önüne geçebilmek için iş, ailelere düşmektedir.
Çocuklarımızın karnesi düşük notlarla dolu olabilir. Önemli olan çocuğumuzun bu düşük notları niçin aldığı, niçin derslerinde başarısız olduğudur. Ders başarısızlığının nereden kaynaklandığını araştırıp bulmak ve bununla ilgili önlemleri almak gerekir.
Öncelikle başarısızlık sözünü açmak gerekir. Biri için başarı sayılan bir başkası için başarısızlık sayılabilir. Örneğin, bir anne çocuğunun sınıf geçmesini başarı olarak görürken, diğer anne karnesinde tüm derslerinde iyi not alan çocuğunun takdirname almadı ya da özel okullar sınavını kazanamadı diye başarısız görebilir. Bir çocuk için başarı kabul edilen elbette başka bir çocuk için başarısızlık kabul edilebilir. Ancak burada önemli olan çocuğun zihinsel yetilerini ve bilişsel gelişim düzeyini göz önüne alarak bir değerlendirme yapmaktır. Bir çocuğun başarısızlığından bahsedebilmek için onun bilgi ve beceri edinmede kendi gelişim düzeyindeki yaşıtlarına göre geri olduğunu görmemiz gerekir.
Değerli okuyucular ilk olarak karnesini alan çocuğun kendisini nasıl hissettiğini öğrenmek gerekir. Duygularını anlamaya çalışın. O da sizin gibi bu durumun farkındadır. İletişim kanallarını sürekli açık tutun. Beden diliniz ile onu anlamaya çalıştığınızı hissettirin. Karnedeki düşük notların hangi alandan kaynaklandığı ile ilgili bir değerlendirme yapın. (çocuk, aile, okul, dışsal faktörler vs ) Karnedeki notlar o dönem boyunca çocuğun o ders ile ilgili göstermiş olduğu performansın eğiticiler tarafından nasıl algılandığını yansıtan bir parametredir. Çocuğun genel ya da diğer alanlardaki performansını yansıtmaz. Notları düşük olan birinin, hayatta başarısız ve yetersiz olacağını ya da notları yüksek birinin hayatta çok başarılı olacağını göstermez. Beklentiler, çocuğun yeteneğine uygun ve ulaşılabilir olmalı. Karnede zayıf notlar yüzünden çocuğunuzla iletişiminizi azaltmayın. Ona kızmayın, bağırmayın, suçlamayın . Böyle bir iletişim tarzı özgüveninde azalmaya benlik saygısında düşmeye neden olacaktır. Baş edemediğiniz bir durumda karne notlarının çocuğunuz ile olan ilişkinizi bozmasına izin vermeyin. Çocuğunuz her koşulda sizin güven, sevgi ve ilginize ihtiyaç duyar. Hatta kötü karne getiren çocuğun yanında olduğunuzu hissettirip var olan sorunu çözmeye yönelik yardımcı olursanız, kendini daha iyi hissedecek ve var olan sorunu çözmek daha kolaylaşacaktır. Aksi bir tutum çocuğu okuldan ve sizden uzaklaştırabilir.
Unutmayın ki zayıf gelen bir ders notunu düzeltmek bozulan ebeveyn-çocuk ilişkisini düzeltmekten çok daha kolaydır . Karnedeki düşük notlar yerine iyi gelen notlara ya da davranışlara odaklanın. Başarının tek göstergesinin karne olmadığının farkında olun bunu çocuğunuza da hissettirin. Onun yeteneklerini keşfetmeye çalışın. Birlikte o yetenekleri doğrultusunda yönlendirmeler yapın.
Çocuğunuzun kötü bir karnesi olabilir ama saygısız değildir, sorumsuz değildir bunları göz önünde bulundurmak gerekir. Başka çocuklarla kıyaslanmak özgüveni ve benlik algısını olumsuz etkiler. Çocuk sevilmediği duygusuna kapılır. Çocuğunuzun karnesi, onun kişiliğinin göstergesi değil, okul başarısının göstergesidir. Karne sadece öğrencinin sonucu değil, öğrencinin yaşam ağındaki herkesin sonucudur. Karne sonuçlarına bakarak önce “Neden”leri cevaplamak, sonra uzman yardımı alarak “Nasıl”ları cevaplamak gerekir. Karnedeki not durumuna bakarken öncelikle kendimizi de sorgulamalıyız; Çocuğumuza huzurlu bir aile ortamı sunabildik mi? Onun dersleriyle yeterince ilgilendik mi? Kaç kere okuluna gidip öğretmeniyle konuştuk? Kaç arkadaşını tanıyoruz? Karnesi iyi sorun yok diyoruz belki de peki ruh sağlığı, özgüveni ne durumda farkında mıyız? Ders çalışma alışkanlığı kazandırabildik mi, yoksa onun yerine derslerini biz mi yaptık? Sınavlardan düşük not aldığında, oturup sorunu birlikte çözmeye çalıştık mı yoksa eleştirip yargıladık mı? Gibi soruları kendimize sormalı ve yanlışlarımız varsa düzeltmeliyiz.
Unutulmaması gereken en önemli nokta da zayıf karne ödüllendirilmeyecek dahi olsa her öğrenci tatili ve dinlenmeyi hak etmiştir ve sevilmeye ilgilenilmeye layıktır.
Sağlıklı mutlu günler geçirmeniz duasıyla Allah’a emanet olunuz.
PSİKOTERAPİST KIVANÇ TIĞLI BULUT DNŞ TEL:0212 503 79 95-0506 401 79 91







