--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hayır diyemiyorum

Kıvanç Tığlı Bulut
Kıvanç Tığlı Bulut

42 yaşındaki Deniz hanım çok fedakar olduğu, kimseye hayır diyemediği, her gün baş ağrısı çekmesi, sabahları yorgun kalkması gibi şikayetlerle terapiye başladı. Özellikle yakın çevresine “Hayır” diyemiyordu. Değişmeyi çok istiyordu ve daha şimdiden ortadan kaldırabileceği bazı stres etkenlerini ve yükümlülüklerini tespit etmeye başlamıştı. Kızı, eşi oğluyla olan ilişkilerini gözden geçirmesi gerekecekti. “Hepsinin bana ihtiyacı var” diyordu. Deniz hanım akrabaları tarafından ister mali destek, ister imdada yetişmek olsun her konuda başvurulacak güçlü bir kişiydi. Herkesin derdini dinlemekten, yardımcı olmaktan dolayı eşine de gereken ilgiyi göstermiyordu ve kendini kayıp ve tükenmiş hissediyordu.

  Deniz hanımla yapılan seansta, travma geçmişini sorguladığımda kendisini rahatsız eden önemli travmalar olmadığını söyledi. “Ancak ben çok küçükken amcamın oğluyla ilgili bir şey vardı, ama o olamaz, çünkü o konuyu hiçbir zaman düşünmem, düşündüğümde de önem vermem.” Bu anının rahatsızlık derecesini sorduğumda rahatsızlık puanı yüksekti. Bu nedenle, bu anıyı çalışmaya karar verdik. Olay dokuz yaşındayken amcasının oğlu tarafından cinsel tacize uğramasının anısıydı. EMDR seansında anıyı işleme süreciyle beraber gelen acı, kızgınlık ve terk edilmişlik duyguları onu şaşırttı. Deniz hanımdaki en büyük farkındalık başkalarını memnun etme arzusuyla birlikte şiddet duygusundan kaynaklanıyordu. Amcasının oğlunun kendisine kızmasını istemediğini biliyordu ve delikanlı onu, eğer karşı çıkarsa çevresine söylemekle tehdit etmişti.

  Deniz hanım bunu izleyen seansa, halen nedenini bilmemekle birlikte, kimsenin kendisinden faydalanmasına izin vermeyeceğinden kesinlikle emin olduğunu söyleyerek başladı. Önceki hafta içinde, ailesinin ve yakın çevresinin iyiliğini nasıl istismar ettiklerini ve kendisinin bundan memnun olmadığını daha net olarak görmüştü. Bir iki seans sonra uygulanan diğer EMDR terapileriyle Deniz hanım ailesiyle daha sağlıklı ilişkiler sürdürmeye başladı. Kendini savunduğu için reddedileceği duygusuna kapılmadan “Hayır” derken rahat hissetti.

  Değerli okuyucular, hayır diyememek bir anlamda bu kelimeden kaçınmaktır. Her türlü kaçınma davranışının altında ise insanın acıdan kaçınma arzusu yatar. Peki nedir hayır ile geçen acı? Bu sorunu paylaşan kişilerden şu sözleri sıklıkla duyarız; “Beni kaba bulurlar.” “Bencil biri olduğumu düşünecekler.” “Tembel olduğumu düşünür.” “Onu reddettiğimi düşünür, onu sevmediğimi düşünür.” Birçok kişi hayır kelimesinin kullanılmasını, tercihlerin ifade edilmesi, önerilen şeyin reddedilmesi değil de teklifi yapan kişinin reddedilmesi olarak görür. Halbuki, hayır kelimesi ile karşınızdaki kişiyi reddetmezsiniz,  onun size önerdiği şeyi reddedersiniz sadece… Bir kere hayır demeniz, bu isteği her zaman geri çevireceğiniz anlamına da gelmez. Daha sonra, başka bir ortamda aynı şeye evet diyebilirsiniz.

  Tüm bu kabul edilme, sevilme, onaylanma ihtiyacı yanlış bir inançtan kaynaklanıyor. Kendimizi önce kendimizin değil, diğer insanların sevmesini beklemek, böylelikle kendimizi değerli hissetmek yanılgısı… Sevgi için de aynı durum geçerli aslında… Şu soruları kendinize sormalısınız; Ben kendimi seviyor muyum? Ben kendimi kabul ediyor muyum? Bu soruları samimi bir evetle cevapladığınızda kendiniz gibi olmakta, gerektiğinde hayır demekte zorlanmayacaksınız.

 Hayır demekten kaçınmanın temelinde yatan faktörlerden bir diğeri de kişinin mükemmeliyetçi olmasıdır. Kişi kendini başarılı ve mükemmel olmak adına öyle zorlar ki, kendisine önerilen, kendisinden talep edilen her işe evet diyerek yeterliliğini kanıtlamaya çalışır adeta. Bu durum çoğunlukla işyerinde yaşanır, kişi görevi olmadığı halde kendisinden istenen birçok şeyi yerine getirir. Hayır demeyi “hayır, bunu yapamıyorum” şeklinde algıladığından kabul etmez.

  Pasif agresif kişilik özellikleri de hayır diyememe sorunun altında yatan faktörlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu özelliklere sahip kişi hayır kelimesini kullanmaz ama pasif yollarla hayır der. Surat asar, beden dilini kullanır. Sonuç olarak kendinden istenileni yapmaz ama yapmam da demez.

 Değerli okuyucular, “Hayır” diyebilince kendiniz olacaksınız. Belki de tek kazancınız bu olacak. Hayır diyebilince kendinizi tanıyacaksınız, insanların da sizi tanımasına izin vereceksiniz 

 Hayırlı sağlıklı günler duasıyla Allah’a emanet olunuz.

PSİKOTERAPİST KIVANÇ TIĞLI BULUT DNŞ TEL. 0212 503 79 95-0506 401 79 91

Kıvanç Tığlı Bulut Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle