• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Kıvanç Tığlı Bulut
Kıvanç Tığlı Bulut
TÜM YAZILARI
27 Ocak 2019

Hastalık hastasıyım

Değerli okuyucular, Hipokondriyazis çok eski çağlardan beri ‘hastalık hastalığı” olarak da bilinen kişinin vücut belirtilerini yanlış yorumlamasına bağlı olarak, ciddi bir hastalığı olacağı korkusunu ya da ciddi bir hastalığı olduğu düşüncesini taşıyıp durması, yeterli tıbbi değerlendirme yapılmasına ve güvence verilmesine rağmen bu düşüncelerin sürüp gitmesi ile karakterize bir bozukluktur. Belirtiler herhangi bir yaşta başlayabilmekle birlikte, en sık 20-30’lu yaşlarda ortaya çıkar. 

Psikodinamik yaklaşıma göre; hipokondriyazisin nedenini kişinin başkalarına karşı hissettiği öfkeyi ve düşmanca düşüncelerini içselleştirmesi sonucu, bu duyguların bedensel yakınmalara dönüştürmesi olarak açıklanmıştır. Kişide var olan çevreye yönelik saldırgan öfke yüklü dürtüler, bastırma ve yer değiştirme savunma mekanizmaları ile bedensel belirti haline dönüştürülür. 

Bu rahatsızlığa sahip kişilerin belirtilerini şöyle sıralayabiliriz;

Kişide ağır bir hastalığı olduğunu ya da olacağını düşündüğü hali vardır. Bedensel belirti yoktur ya da varsa bile ağır değildir. Sağlıkla ilgili yüksek düzeyde bir kaygı vardır ve kişi, kişisel sağlığıyla ilgili olarak kolaylıkla korkuya kapılır. Kişinin sağlıkla ilgili davranışlarında aşırılıklar görülür. Örn. hastalık bulguları için vücudunu sık sık tarar ya da doktora gitmekten kaçınır. Bedenlerinin çeşitli yerlerine bir bozukluk, bir ağrı olup olmadığını anlamak için dokunabilirler, bastırabilirler. Nabızlarını yoklayabilirler, sık sık tansiyonlarını ölçebilirler. Bedenlerinin çeşitli bölgelerindeki bir ağrıya, duyuya aşırı dikkat vardır. Göğüsteki bir kas ağrısı hemen kalp hastalığı korkularını doğurabilir. Dışkılarını, idrarlarını yoklama görülebilir. Renk koku değişikliklerine anlam vermeye çalışırlar. Tıbbi yayınları ve ilaçları yakından takip etmek çok rastlanan bir durumdur.

Bu kişiler hastalıklar konusunda doktorlarla bilgi yarışına girebilirler, psikiyatriste sevk edildiklerinde kendilerinde fiziksel bir hastalık olduğunda ısrar ederler. Bunu kanıtlamak için sayısız doktoru dolaşıp gereksiz masraflara girmeleri çok yaygındır.

41 yaşında, erkek, lise mezunu, telefon bayisi olarak çalışan TA, psikiyatri polikliniğine annesi ile birlikte başvurdu. Kendisini muayene eden KBB uzmanı hekimin herhangi bir hastalık bulgusuna rastlayamadığını ‘mevcut durumun psikiyatrik bir sorun olabileceği’ düşüncesi ile psikiyatri polikliniğine sevk ettiğini, ‘aslında herhangi bir ruhsal sorunu olduğuna inanmadığını’ söyleyen TA, son 3 yıldır hekim hekim, hastane-hastane dolaştığını ifade etti. Daha öncesi herhangi bir ruhsal hastalık ve tedavi görme öyküsü olmayan hasta ilk kez 2 yıl öncesi geçirdiği ağır bir gribal enfeksiyon sonrası başlayan kulağında tıkanıklık hissi, rahat nefes alamama, kulağında çınlama ile KBB uzmanlarına başvurmuş. Yapılan muayene ile tetkiklerde herhangi bir soruna rastlanmamasına rağmen, yakınmalarının devam ettiğini belirten hastanın bu nedenle sık sık farklı il merkezlerdeki nöroloji, KBB uzmanlarına başvurduğu, belirtilere yönelik önerilen tedavileri almadığı öğrenildi. 

Annesi hastanın özellikle son bir yıldır çok sinirli, gergin olduğunu, işine düzenli gitmediğini, az konuştuğunu, arkadaşlarından uzaklaştığını, içe kapandığını, uykularının düzensiz olduğunu ve sadece kulaklarındaki sorunla ilgilendiğini, gittiği doktorlara güvenmediğini ifade etti. Hasta ise; kulağındaki sorununu ısrarla ‘östaki borusunun çalışmamasından kaynaklandığını’, ‘doktorların bunu saptayamadığını’, hekimlerin ‘herhangi bir hastalık bulamadık’ açıklamalarının kendisini kısa bir süre rahatlattığını ancak, daha sonra yakınmalarının tekrarladığını belirtti. Sorununa çare bulabilmek adına çok sayıda yazılı tıbbi kaynağa başvurduğunu ve araştırdığını belirten hasta yakınmaları nedeni ile yaşamını rahat sürdüremediğini de ekledi. İşi nedeni ile sıkça il dışına çıkması gerekirken hastanın hastalığı nedeni ile yolculuk yapamadığı, bu nedenle son bir yıldır ekonomik kayba uğradığı öğrenildi. Üç yıl önce yaklaşık 4 yıl süren evliliğini eşinin açtığı boşanma davası sonucu bitiren T.A halen annesi ile yaşadığını ancak, çoğunlukla eve gitmediğini kendisine ait işyerindeki üst katta bulunan odada kaldığını belirtti. 

Hastanın evlilik yaşantısı ile ilgili soruları yanıtlamaktan kaçındığı izlendi. Annesi ise, hastanın boşandığı eşi ile severek evlendiğini, ilk bir yıl sorunsuz bir evliliklerinin olduğunu ancak, çocukları olmadığı için daha sonraki yıllarda sık sık sorunlar yaşadıklarını belirtti. Hastanın tıbbi özgeçmişinde herhangi bir özellik saptanmadı. Ablasında somatizasyon bozukluğu, annesinde de gençlik yıllarında özellikle sıkıntılı olduğu dönemlerde konversiyon bozukluğu ve tedavi görme öyküsü mevcuttu. 

Kendisine uygulanan psikoterapilerde hastanın son yıllarda yaşadığı stresli yaşam olayları üzerinde duruldu. Savunucu bir tutum sergileyen hastanın evliliği sırasında cinsel sorunlar yaşadığı ve eşinin infertilite nedeniyle tedavi gördüğü öğrenildi. Tedavinin 6. ayında işine geri dönen, depresif belirtileri azalan hasta ‘kendini iyi hissettiğini ancak aslında sorunun devam etmesine rağmen kendisini rahatsız etmediğini’ belirtti. Bu süre içinde hastanın herhangi bir tıbbi başvurusu, tetkik yaptırma girişimi olmadı. 

Ruhsal yönden daha az kaygılı ve huzurlu olmanız duasıyla Allah (c.c)’a emanet olunuz.

PSİKOTERAPİST KIVANÇ TIĞLI BULUT 

DNŞ TEL: 0212 503 79 95-0506 401 79 91

Not: Bu yazıda Prof. Dr. Çiçek Hocaoğlu’nun makalesinden yararlanılmıştır.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23