--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Evlilikte ebeveyn olmak

Kıvanç Tığlı Bulut
Kıvanç Tığlı Bulut

Serap ve Erol dört yıllık evli bir çifttir. Serap öğretmen, Erol ise özel bir şirkette muhasebeci olarak  çalışmaktadır. Çift, danışmanlığa, aralarında özellikle son bir senedir tırmanan gerginlik ve Serap’ın bu duruma daha fazla katlanamayarak boşanmayı düşünmeye başlaması üzerine başvurmuştur.

Çift, üniversitede okurken tanışmış, evlenmeden önce 2 yıl nişanlı kalmışlardır. Çocuk oluncaya kadar çift, ilk seansta nişanlılık döneminin çok güzel ve sorunsuz geçtiğini belirtmiştir. Bu süreçte oldukça geniş ortak bir arkadaş çevreleri vardır. İş hayatına başlayıp bundan kısa süre sonra evlendiklerinde; sosyal çevrelerinden uzaklaşmak zorunda kalmamışlar ve hoşlandıkları bu etkinliklerine mümkün olduğunca devam etmişlerdir. Serap çocukları oluncaya kadar, ev işleri için eşinden yardım talebinde bulunmamıştır. Ancak ilk çocuklarının doğumundan 6 ay sonra Serap işe başlayınca bebeğe bakmak için Serap’ın annesinin şehir dışından gelerek onlarla kalmaya başlaması ve bebekleri 8 aylıkken Serap’ın daha uzun mesai, saatlerine kaldığı ve evine daha uzak yeni bir iş yerine başlaması üzerine çift arasında tartışmalar çoğalmaya başlamıştır.

Yapılan seanslarda, Serap daha fazla yorulsa da yeni işinden çok memnun olduğunu, fakat bir yaşındaki kızı, eşi, annesi ve ev işlerinden kaynaklanan isteklerle artık başa çıkamadığını ve çok yıprandığını söyleyerek eşinin ev işleriyle hiç ilgilenmediğini, kızlarıyla ise yalnızca kısa sürelerle ilgilendiğini ve ayrıca Serap’dan kendisiyle de ilgilenmesini istediğini söyleyerek yakınmıştır.

Erol ise Serap’ın çözüme yanaşmadığından dert yanmıştır. Erol, kızları konuşabildiği için eşine bir bakıcı tutmayı önermiştir. Böylece hem artık Serap’ın annesini gönderip özel hayatlarına tekrar kavuşabileceklerini, hem de sık sık şikayet etmeye başlayan kayınvalidenin de artık yorulmayacağını düşünmektedir. Serap ise çocuklarının daha küçük olduğu ve bakıcının annesi gibi bakamayacağını savunarak bu öneriyi reddetmiştir. Buna ilave olarak Erol, eşine temizlikçi bayan tutmayı da önermiş, ancak Serap çok titiz olduğu için yeterince temiz olmayacağını savunarak bu öneriyi de istememiştir. Hem Serap’ın her işe kendisinin yetişmek istemesinden ama sonra da kendisini ona yardımcı olmamakla suçlamasından rahatsızdır. Ayrıca evde Serap’ın annesinin sürekli olmasından dolayı, özel hayatlarının kalmadığından, eşinin akşamları annesinin dinlenmesi için koşturup kendisiyle artık neredeyse  hiç ilgilenmediğinden ve Serap’ın artık sürekli gergin, sinirli bir eş haline gelmesinden yakınmaktadır.

Değerli, okuyucular örnek vakada olduğu gibi evliliklerde ilk çocuğun doğumuna kadar eşler arasında iyi-kötü eşitlik sağlanmaktadır. Buna rağmen çocuğun doğumundan sonra, farkına varılmadan geleneksel kadın –erkek rollerine geçilmektedir. Kadın evinin düzeni ve çocuğun bakımına, erkek de evin geçimini sağlamaya odaklanmaktadır. Kadın, hem iş hem de ev ve çocuğa ait sorumlulukları aynı anda yüklenmeye kalktığında “kadınlık” “annelik” “iş kadınlığı” rolleri arasında sıkışıp yorulmaktadır. Yetersizlik, anlaşılamama, yalnızlık, suçluluk, öfke gibi duyguları sıkça yaşamaya başlamaktadır. Eşinde, kendisine yardımcı olmasını beklemektedir. Kadın yardım göremediği durumlarda ise genelde eşini sorumsuzlukla, bencillikle, anlayışsızlıkla suçlamaya başlamaktadır.

Bir bebek evlilikte sismik değişiklikler oluşturur. İlk bebeğin doğumundan bir yıl sonra, kadınların yüzde 70’inin evlilikten duyduğu hoşnutluk hızla azalır. Anneliği yeni tadan biri, neredeyse her zaman hayatında köklü bir anlam değişikliği yaşar. Ebeveynlik deneyimi yaşamlarını öylesine değiştirir ki, kocası bunu kendisiyle birlikte yaşayamazsa, aralarına mesafe girmesi gayet doğaldır. Kadın, çocuğu da içeren yeni bir “biz –lik “duygusunu kucaklarken, kocası halen eski “biz”i özlüyor olabilir. Erkek, çocuğunu sever ama karısını da geri ister. Erkek, karısını geri alamaz; girdiği yeni alemde onu izleyebilirse evlilikleri ancak o zaman gelişmeye devam edebilir. Bunu yapabilen bir erkek, çocuğundan nefret etmez. Artık yalnızca koca değil, bir baba olduğunu da hisseder. Yavrusuyla gurur duyar, onu şefkatle korumak ister.

Çiftlerin ebeveynliğe geçerken birbirine bağlı kalmalarına yardımcı olacak birkaç ipucu paylaşmak isterim;

Daha bebek doğmadan, birbirinizin dünyasını tam anlamıyla tanıyın. Eşini tanıyan bir koca, anneliğe doğru yolculuğunda ona daha iyi uyum sağlayacaktır. Eşinizin bebeğin oyun arkadaşı olmasına izin verin. Babanın ihtiyaçlarına karşı duyarlı olun. Arada baş başa kalmak için çaba sarf edin. Anneye de fırsat tanınmalıdır; kocasının çalışma saatlerini değiştirip eve daha erken dönmesi ve hafta sonlarında eşine uyuma, bir arkadaşını görme gibi şeyler yapması için fırsat tanımalıdır.

İyi bir eş ve ebeveyn olmanız duasıyla Allah’a emanet olunuz.

DNŞ TEL: 0212 503 79 95- 0506 401 79 91 

Kıvanç Tığlı Bulut Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle