Çok yorgunum
32 yaşında, iki yıllık evli bayan danışanım; aşırı sinirlilik, iş yerinde verilen görevleri yaparken dikkatini verememe bu yüzden çok sık hatalar yapma, önceden çok severek yaptığı hobilerine zaman ayıramama, eşine olmadık yere aşırı tepkiler verme, kendini bitkin enerjisiz hissetme gibi şikâyetlerle danışmanlık merkezine başvurdu. Son bir haftadır da kas eklem ağrıları çektiğini söylüyor. Bütün tahliller ve tomogrofi sonuçları çok iyi çıkıyor. Gitmediği dahiliyeci ve doktor kalmamış nerdeyse... Danışanımın babası kolayca sinirlenen, anneye hakaret eden, ezmeye çalışan biri. Anne uzun yıllardan beri depresyon tedavisi görüyor.
Danışanıma öncelikle bir sonraki seansta, bilinçaltı ruhsal süreçlerini ortaya çıkaran “MMPI kişilik testi” uyguladım. Sibel hanımın MMPI kişilik testi sonuçları şöyleydi;
Belirtilerinin organik bir dayanağı olmamasına rağmen, kendini fiziksel bir rahatsızlığı varmış gibi gösterme,
Sağlığı ve bedensel işlevleri ile yakından ilgilenme, önemsiz fiziksel bozukluklara karşı aşırı tepki gösterme,
Baş dönmesi, kas ağrıları, yorgunluk, halsizlikten şikâyet etme,
Sorumluluk gerektiren stres koşullarına fiziksel semptomlarla tepki gösterme,
Genelde hayatında pek çok şeyden endişelenme, kendini huzursuz, stresli hissetme…
Bir sonraki seansta danışanımla test sonuçlarını paylaştım ve psikoterapilere başladık.
Değerli okuyucularım, örnek vakada görüldüğü gibi kronik yorgunluk; yıpranmışlık, tükenmişlik, bitkinlik, halsizlik, enerji kaybı olarak tanımlanabilir. Ayrıca çalışma konusunda isteksizlik, çalışma yaşamının tatsızlaşması, çabuk sıkılma ve performans azalması olarak da tanımlanabilir. Kronik yorgunluk yaşayan kişiler, her şeye çabuk sinirlenebilirler, bu yüzden yakın ilişkileri bozulabilir, yaşamını planlayamaz, hobilerine zaman ayıramaz, iş veriminde düşüş görülür, bir şeyler yapma konusunda istekleri azalmıştır, isteseler bile yapmak için gerekli enerjiyi bulamazlar. Sürekli gergin ve huzursuzdurlar, her alanda olmakla birlikte özellikle iş yerinde yoğun kaygı yaşarlar. Aşırı stresten kontrolsüzce yeme -içme davranışına girebilirler.
Ayrıca kronik yorgunluk sendromu yaşayan kişiler dikkatlerini toplamada, öğrenmekte ve öğrendiklerini anımsamakta zorluk çekerler. Fiziksel olduğu kadar zihinsel olarak da kendilerini yorgun hissederler. Uygun kelimeleri seçmekte zorlanabilirler, kafaları çok karışık olabilir, başladıkları cümleleri tamamlayamayabilirler. Enerjileri düşük olduğundan bazen konuşmaları bile yarım kalabilir.
Kronik yorgunluk sendromunun en sık görüldüğü yaş grubu 30-50 yaş ve daha çok kadınlarda bu rahatsızlık görülmekte… Genelde eğitimi yüksek ve gelir düzeyi yüksek olan kişilerin iş sorumluluğu ve tempoları daha yoğun olmakta…Bu yoğun tempo, vücudun bağışıklık sistemini yavaşlatıyor ve her türlü enfeksiyona, strese daha duyarlı hale geliyor bu kişiler…
Değerli okuyucularım; kronik yorgunluk tanısı koyabilmek için belirtiler 6 aydan daha uzun sürmeli, belli aralıklarla yaşanmalı ve işlev düzeyini ciddi bir şekilde bozması gerekir. Öyküde durumun kaybolup tekrar alevlenmesi, yorgunluğun dinlenmeye rağmen en az 6 aydır geçmiyor oluşu gibi etmenler önemli. Bu hastalarda fizik muayenede grip benzeri belirtiler dışında yorgunluğu açıklayacak fiziksel bir belirti, organa yönelik bir bulgu saptanmaz. Laboratuvar bulguları da hastalığa özgü bir şey göstermez.
Tedavide kişide depresyon da varsa ilaç tedavisi oldukça işe yarıyor. Bağışıklık sistemini güçlendiren ilaçlar, vitaminler de zaman zaman kullanılabiliyor. Psikoterapilerde kişileri hiçbir şey yapamamanın oluşturduğu kısır döngüden çıkarmak ve yaşam enerjisini yeniden şekillendirmek ve motivasyonu arttırmak yönünde çalışmalar yapılıyor ve oldukça iyi sonuçlar alınabiliyor. Ayrıca yoğun iş temposu içinde çoğu zaman kişisel ihtiyaçlarını, hobilerini, mola ve hatta tatil yapmayı unutan kişilere kendilerine ve yaşama farklı bir açıdan bakma olanağı sağlanmış oluyor.
Kronik yorgunluk sendromunda özellikle bilişsel davranış terapisi ve kademeli egzersiz tedavisi uygulanmasının olumlu etkisi kanıtlanmıştır. Bilişsel davranış terapisi, iyileşmeyi geciktirecek inanç ve davranışlarını değiştirmeye yönelik seanslar halinde düzenlenir. Düzeyi giderek arttırılan egzersiz tedavisi de yorgunluğu azaltır.
Düzenli egzersiz yapmak, enerji düzeyini arttırıyor ve neden ne olursa olsun yorgunluğu azaltıyor. Düzenli olarak, orta seviyede aerobik egzersizin veya yarım saatlik kısa yürüyüşlerin de hastalıkla ilgili yorgunluğu, dinlenmeden daha etkin olarak azalttığı kanıtlanmıştır.
Dinç ve sağlıklı olmanız duasıyla Allah’a emanet olunuz.
PSİKOTERAPİST DNŞ.
TEL: 0212 503 79 95 -0 506 401 79 91







