• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Kıvanç Tığlı Bulut
Kıvanç Tığlı Bulut
TÜM YAZILARI

Çok öfkeliyim

21 Haziran 2020


Kıvanç Tığlı Bulut İletişim: ,

Değerli okuyucular öfke hem normal kişilik örgütlenmesi hem de psikolojik sorunlarla ilişkili olan temel olumsuz duygulardan biridir. Öyleyse öfkenin kimi durumlarda diğer duygulara ikincil olarak ya da diğer duygularla beraber hissedildiği düşünülebilir. Öfkeyle ilgili duygular olarak kızgınlık, içerleme, gazap, nefret, kıskançlık ve haset sıralanabilir.  

Özel bir şirkette çalışan 25 yaşındaki Asiye Hanım öfkesini kontrol edememe problemiyle kliniğimize başvurmuştur. Öfke patlamalarının yalnızca erkek arkadaşına yönelik olduğundan bahseden Asiye hanımın şikâyetlerinin geçmişine bakıldığında yakındığı durumun çocukluğundan beri içinde bulunduğu bir problem olduğu anlaşılmıştır. İlkokul yıllarında kendisinden önce soruların cevabını veren sıra arkadaşına “kalem batırma”; ortaokul yıllarında sözünü dinlemediği zamanlarda kardeşini “çimdikleme, baş aşağı çevirip sarsma ve uyurken korkutma”; lise yıllarında kendisini umursamadığı için babasını “bağırarak odasından kovma”; üniversite yıllarından itibaren ise özellikle kendisini küçük düşürdüğü zamanlarda erkek arkadaşına “şiddet uygulama, küfür etme ve azarlama” şeklinde görülen, yoğun öfke içeren hatta şiddeti de barındıran tepkileri olduğunu anlatan danışan, daha önce herhangi bir tedavi girişiminde bulunmamıştır. 

Değerlendirme aşamasında, aile bireyleri arasındaki ilişkiler sorulduğunda ilk olarak annesinden bahseden Asiye hanım ev hanımı olan annesini en yakın arkadaşı olarak nitelendirdiğini, yaşadıklarını tüm ayrıntılarıyla ona anlatmaktan keyif aldığını ve onun her haliyle kendisine rol model olduğunu anlatmıştır. Buna karşın, annesinin tam aksine babasıyla lise yıllarından itibaren daha mesafeli bir ilişkileri olduğunu ve zihninde çocukluğuna dair güzel anıları olmasına rağmen artık yalnızca onun “objektif yorumlarına ihtiyaç duyduğu anlarda” paylaşımda bulunduğunu ifade etmiştir. Anne ve babasının küçüklüğünden beri sürekli kavga ettiklerini, her hafta evde muhakkak bir tartışma çıktığını anlatan danışan, boşanmalarını istemesine ve her kavganın ardından bunu dile getirmesine rağmen yıllardır bu çatışmalı ilişkinin devam ettiğinden söz etmiştir. Onların bu tutumlarına karşı aslında oldukça öfkeli olduğunu seanslar esnasında dile getiren danışan bu durumdan ötürü yaşadığı kızgınlığı ailesine belli etmemeye çalıştığını belirtmiştir.

Lise dönemi hakkında konuşulduğunda, babasının iş seyahatleri sebebiyle sık sık yurtdışında bulunduğunu ve gittiği ülkelerden birinde evlilik dışı bir ilişkisi olduğunu öğrendiğini anlatan Asiye Hanım, sonraki dönemde ise bu durumdan ötürü babasını “düşman yerine koyduğunu” ifade etmiştir. Görüşmeler esnasında bu durum ele alındığında, babasının annesini aldattığını öğrendikten sonra yoğun bir üzüntü yaşadığından ve kendisinin de aldatılmış hissettiğinden bahseden Asiye hanımın babasına bu üzüntüyü göstermediği, aksine kendi tabiriyle “saldırgan tepkiler vererek” altta yatan kırgınlığı öfkeyle maskelemeyi tercih ettiği görülmüştür. Bu bilgiler ışığında, danışanın aile içinde öfkesini ve üzüntüsünü paylaşamadığı ve bu birincil duyguları başka duygularla örtme eğiliminde olduğu dikkati çekmiştir. 

Bunlara ek olarak, yukarıda bahsedilen ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite yıllarında görülen öfkeli hatta saldırgan tepkileriyle birlikte düşünüldüğünde, yaşananların danışanda yetersizlik, tüm güçlü olamama, değersizlik, utanç, zayıflık ve aşağı olma duygusu gibi algıları oluşturduğu ve yaşadığı bu narsistik yaralanma karşısında öfkeyi adeta bir kalkan gibi kullanıp benliğini yaralanmalardan koruduğu, kırılgan tarafını bu sayede korumaya çalıştığı yorumu yapılabilir. 

Görüldüğü gibi Asiye Hanım,  aile ilişkilerinde ve ve romantik ilişkisinde birincil duygu olarak yaşadığı olumsuz duyguları öfke duygusu olarak açığa çıkarmakta, dolayısıyla öfkeyi ikincil duygu olarak yaşamaktadır. Ayrıca MMPI kişilik testi profilinde de negatif duygularını saklayıp bunları eyleme vurma eğiliminin olabileceği sonucuna varılan danışanın, duygularını öfke olarak ortaya koymasının nedenlerinin terapide anlaşılması gereken bir konu olduğu düşünülmüştür. Vakanın erkek arkadaşına yönelttiği öfkenin nedeni sorgulandığında ilk açıklama olarak duruma özgü bilişsel değerlendirmelerin haksızlık, engellenme, hayal kırıklığı gibi öfkeyle ilintili içeriklerden oluştuğu açıkça görülmektedir. Başka bir açıdan bakılırsa, Asiye hanımın annesiyle kurduğu özdeşimden kaynaklanan bir durum olduğundan söz edilebilir. Danışan ve annesi arasındaki yakın ilişkiden dolayı vakanın bilinçdışı bir süreçle annesiyle özdeşim kurduğu ve bununla bağlantılı olarak da annesinin babasına yönelttiği öfkeyi onun da erkek arkadaşına yönlendirdiği yorumu yapılabilir. Evdeki agresif karakter baba olduğu için kişi babasıyla, yani saldırganla özdeşim kurmuş da olabilir ve dolayısıyla erkek arkadaşına yansıttığı öfke bu sürecin bir ürünü olarak da düşünülmektedir.

Gelişimsel olarak bakıldığında, Power and Dalgleish (2008) kişinin gelişim sürecinde içinde bulunduğu sıkıntılı ve şiddet içeren bir aile ortamının onda ilerleyen yıllarda öfke patlamaları olarak ortaya çıkabileceğini belirtmiştir. Asiye Hanım için de bu durumu gözlemlemek mümkündür. Babasının evlilik dışı ilişkisini kendisinin de aldatılması olarak değerlendirmesi narsistik bir yaralanmayı da beraberinde getirmektedir. Ayrıca, çocukluğundan itibaren tüm duyguları dilediğince yaşayamayan ve öfke duygusunu ailesiyle paylaşamayan ve onlar tarafından “Kontrollü ol”, “Kötü davranırsan seni sevmiyoruz” sözleriyle bastırılan danışanın öfke patlamalarını bu sebepten ötürü de yaşıyor olabileceği düşünülmüştür. 

Öfke, kaçınılması gereken bir duygu değildir, önemli olan onu doğru yerde, doğru zamanda ve doğru kişiye yöneltmek lazımdır. Öfkenizi sağlıklı bir şekilde ifade edebilmeniz duasıyla Allah (c.c )’a emanet olunuz.

PSİKOTERAPİST KIVANÇ TIĞLI BULUT

DNŞ. TEL: 0212 503 79 95-0 506 401 79 91

Kaynak: Bu yazıda AYNA Klinik Psikoloji dergisinde Dr. İlknur Dilekler, Dr. Zulal Törenli, Dr. Kerim Selvi’nin yazdıkları makaleden değişiklikler yapılarak yararlanılmıştır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Zafer

Yazı kimin resim kimin
  • Yanıtla

Abdullah

Kıvanç hanım yazıyı iki kere okudum.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23