• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Kıvanç Tığlı Bulut
Kıvanç Tığlı Bulut
TÜM YAZILARI
30 Aralık 2018

Çocuğum kardeşini kıskanıyor

Değerli okuyucular, okul öncesi dönemde birçok çocuk, dünyaya gelen kardeşinin varlığı ile karşı karşıya kalmıştır. Bebeğin gelişinden önce annenin hamileliği ve doğumun kendisi çocuk için oldukça karmaşık bir süreçtir. Kardeşinin doğumunu dört gözle beklese bile, doğumdan sonraki süreçte kızgınlık ve hayal kırıklığı yaşayabilir. Kardeşi önceden düşündüğü gibi pek de eğlenceli değildir. Zamanının çoğunu uyumak ve ağlamakla geçirir, daha da kötüsü yetişkinlerin ilgi odağı halindedir. Şimdi abi ya da abla olan çocuk, eskiden sahip olduğu ayrıcalıklarından bazılarını kaybetmeye başlar. Bu durum onu üzmeye başladığı zaman, öfke ve kıskançlık duyguları yaşayabilir.

Çocuğun kıskançlığı anormal bir davranış değildir. Birçok durumda kıskançlık, ilginin ve şefkatin kaybolmasına verilen tepkidir. Bazı durumlarda bu tepki ciddi boyutta ya da kalıcı olabilir ve çocuğun gelecekteki hayatını olumsuz etkileyebilir.

Kardeşini kıskanan çocuk farklı birçok tepki gösterebilir. Küçük kardeşe yönelik saldırganlık, bebeksi davranışlara geri dönüş (katı yiyecekler yemeyi reddetme, mesane kontrolünü kaybetme, vb.), anneden ya da genelde insanlardan kendini geri çekme ya da duyguları bastırma (“umurumda değil”) gibi tutumlar örnek verilebilir.

Kıskançlık belirtileri gösteren çocuklar ile kardeşlerine bu tepkileri göstermeyen çocuklar arasındaki sistematik karşılaştırmalarda bu özelliğin “bağımlılık” ile yakından ilişkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Bağımlılık gösteren çocuklarda daha ciddi bir kıskançlık ve destek verilmediği zamansa acı çekme eğilimi görülmüştür. Bu da, çocukların, bağımlılık gereksinimlerinin en güçlü olduğu zamanlarda, ailelerinin ilgilerini ve şefkatlerini kardeşleriyle paylaşmak zorunda kaldıklarını gösterir. Kontrol edemedikleri bu durumda, hayal kırıklığı yaşarlar; duygusal olarak güvensiz ve üzgün hissederler. Ayrıca, kıskançlık gösteren çocukların büyük bir kısmı, ilk çocuklar olup, onlarla aşırı yakından ilgilenen genç annelerin çocuklarıdır. Büyük bir olasılıkla, bu çocuklar anne-babalarının sınırsız ilgilerini, bağımlılık gereksinimlerini besleyen zevk ve güven duyguları ile bağdaştırmayı öğrenmişlerdir. Dahası, bağımsızlıklarını geliştirmek için çok az fırsata sahiptirler. Sonuçta ilgi eksikliği bazı durumlarda çocuğun hayatında travmaya neden olabilir.

Çocukla her gün bir süre zaman geçirmek çocuğun kıskançlık duygularını azaltır. Evdeki ilişkilerin iyi olması, disiplindeki süreklilik, şefkat göstermek, bağımlılığı da içeren temel gereksinimlerin karşılanması çocuğun kıskançlıkla başa çıkmasını kolaylaştırır.

Çocukların kıskançlık duygularını bastırmak yerine ifade etmeleri, onların duygusal stresten uzaklaşmalarına ve bastırılan düşmanlıkların gerilimini atmalarına yardım eder. Kıskanç çocuk, diğerlerinin sevgisini hak etmediğini düşünürse kendini kötü ve değersiz olarak değerlendirir. Bu yüzden aileler çocukların gereksinimlerini karşılayarak sürekli şefkat göstermelidirler.

Bu konuda ailelere önerilerim;

Bebekle ilgilenmek oldukça zamanınızı alacaktır. Diğer çocuğunuz bebekten önceki zamanda olduğu kadar onunla ilgilendiğinizi hissetmeyebilir. Her ikinizin de beraber yapmaktan keyif aldığı aktiviteler oluşturun.. Örneğin, beraber kitap okuma, oyun oynama, parka/yemeğe gitme, vb. gibi. Verdiğiniz kısa süreli fakat yoğun ilgi bile çocuğunuzun kendini iyi hissetmesini sağlayacaktır. Bunu yatmadan önce, bebek uyuyunca vb. gibi uygun zamanlarda yapabilirsiniz.

Çocuğunuzun kardeşine kızgın hissettiği zamanlarda duygularını ifade etmesine yardımcı olun. Kardeşi yürümeye başlayıp kendini iyice gösterdiği zamanlarda çocuğun kıskançlığı artabilir. Çocuğunuzun duygularını kabul edin. Duygular hakkında konuşmak çocukların olumsuz duygularını kabul etmelerini ve başa çıkmalarını sağlar.

Birçok çocuk kardeşine yönelik farklı duygular hissedebilir. Eğer çocuğunuz kardeşine kızdığı zaman onun duygularını anladığınızı göstermek amacıyla sadece, “kardeşine çok kızgınsın” demeniz yeterli olmayabilir. Size “hayır” diyerek haykırabilir. Ona yaşadığı karmaşık duygularını yansıtabilirsiniz: “Bazen kardeşinle beraber olmak çok hoşuna gidiyor, bazense seni çok kızdırıyor”.

Oyuncak bebekleriyle ya da ayıcıklarıyla oynarken de kardeşine duyduğu duyguları, hatta kızgınlığını gösterebilir. Bazı çocuklar çizerek ya da anlattıkları hikâyelerle duygularını ifade edebilirler. Çocuğunuzun bebeğe alışması aylar alabilir. Bu zor zamanlarda onu daha fazla kucaklamanıza, ona daha çok sevgi göstermenize ihtiyaç duyabilir.

Çocuğunuz geriye dönüşler yaşayıp “bebek” gibi davranabilir. Örneğin bebek gibi konuşup, biberondan süt içmek isteyebilir. Eğer bu davranışlarını görmezden gelirseniz zamanla kaybolacaktır. Ona, daha büyük olduğu için yapabildiği davranışları ve bunları izlemekten keyif aldığınızı hatırlatın. Örneğin, yürüyebildiği, konuşabildiği, oyun oynayabildiği, vb. gibi.

Kardeşine yardım edebileceği fırsatlar yaratın. Örneğin, bebekle konuşması ya da ona şarkı söylemesi, bezini ya da suyunu getirmesi, vb. gibi). Çocuklar yardım ettikleri zaman kendilerini önemli ve işe yaramış hissederler.

Ona, kendisinin bebek için ne kadar önemli olduğunu söyleyin. Onun yaptığı bir hareketten dolayı kardeşi ağlamayı kestiyse ya da gülümsediyse, bunu ona söyleyin.

Çocuklarınızla sağlıklı olumlu ilişkiler geliştirebilmeniz duasıyla Allah’a emanet olunuz.

PSİKOTERAPİST KIVANÇ TIĞLI BULUT

DNŞ TEL: 0212 503 79 95-0506 401 79 91

Not: Bu yazıda Uzm. Psikolojik Danışman “Filiz Çetin”in makalesinden yararlanılmıştır. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23