--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Anoreksiya Nevroza

Kıvanç Tığlı Bulut
Kıvanç Tığlı Bulut

Değerli okuyucularım, yeme bozuklukları özellikle kızlarda, ergenlik döneminde ve genç erişkinlikte ortaya çıkmaktadır. Bu yaşlardaki hanımlar arasında diyet yapmak çok popülerdir ve “sıfır beden” modası, incecik olma kaygısı gibi sebeplerle iyice kışkırtılmaktadır.

Hâlbuki bilinçsiz şekilde diyet yapmak hayatî tehlikeyle sonuçlanabilir. Kişinin kendi bedenini olduğundan daha şişman idrak etmesi ve bilinçsizce bu tür diyetlere yeltenmesi akla “yeme bozukluğu rahatsızlığını düşündürtür.

Yeme bozuklukları sıklıkla ergenlik döneminde ve stresli bir olayı takiben ortaya çıkar. Özgüveni düşük olan, mükemmeliyetçi, reddedilmeye ve azarlanmaya karşı aşırı duyarlı olup, konumları gereği başkalarıyla rekabet etmesi gereken kişiler, böyle bir rahatsızlığa daha fazla yatkındır. Böyle kişilerde, duygu durum bozukluğu, kaygı bozukluğu gibi diğer refakatçi psikiyatrik teşhisler hiç de nadir değildir.
Yatkınlığı olan bireylerde, her çeşit stresli hayat olayı, ergenlik döneminin başlangıcı, okula başlama, karşı cinsle yeni bir ilişkiye başlama gibi durumlar yeme bozukluğunu tetikleyebilir.

Ergenlik dönemi, gençlerin, değişen bedenlerine ruhsal açıdan uyum sağlamak hususunda en fazla çabayı harcadıkları dönemdir. O sebeple, kendini beğenmeme, vücuduna yönelik farklı arayışlara girme özentisi bu dönemde bir ölçüye kadar doğaldır. Ancak amacını aşacak şekilde, ölçüsüzce ağır diyet yapıldığı takdirde, yeme davranışıyla ilgili bazı metabolik ve endokrin devrelerin dengesi bozulur.
Dinamik açıdan değerlendirildiğinde, yeme bozukluğu olan bireylerde genellikle anne-kız çocuk, baba-kız çocuk ilişkisinde sorunlar yaşandığı, anoreksik bir genç kızın büyüme ve hayatın getireceği sorunlarla mücadele etme gerçeğinden bilinç dışı olarak kaçındığı düşünülmektedir.

Anoreksiya nevroza hastalığında kişi, beklenenin altında bir kilosu olduğu hâlde kilo almaktan veya şişman bir insan olmaktan aşırı derecede korkar. Boyuna ve yaşına göre ulaşması beklenen kilonun %85’nin üzerine çıkmayı kesinlikle reddeder. Kendisiyle ilgili olarak beden idraki bozulmuştur. Kilosunun düşük olmasının önemini inkâr eder. En az üç ay süreyle âdet görememe öyküsü mevcuttur.
Klinik alt tipleri, kısıtlı tip veya tıkınan/çıkartan tip olmak üzere ikiye ayrılır. Tıkınan/çıkartan tipte kişi, o andaki atağı esnasında düzenli olarak tıkınırcasına yemek yer veya kendisini kusturarak yahut müshil ve idrar söktürücü ajanları suiistimal ederek yediklerini çıkartmaya çalışır. Kısıtlı tipte ise bu belirtiler olmaz.

Aslı, 21 yaşında üniversite öğrencisi bir genç danışanım… Danışmanlık merkezine başvurusu sırasında; “Yemekler midemde büyüyor, önüne geçemediğim yemelerim ve ardından kusmam oluyor. Her yemekten sonra kusmak istiyorum” şeklinde şikayetleri olan danışan, iki sene önce kilo almamak için bazı öğünlerden sonra kusmaya başladığını belirtmiştir. Son iki senedir bütün parasını, zamanını yemek yiyip kusarak geçirdiğini, arkadaşlarıyla bu nedenle görüşemediğini, son bir senedir de adet dönemlerinin düzensizleştiğini ifade ediyordu.

Aslı ailenin ikinci çocuğu, kendisinden 6 yaş büyük bir abisi var. Danışanım, babasını sert ve otoriter olarak tanımlıyor. Annesini “duygularını çok gösteremeyen, fakat fedakar biri olarak tanımlıyor. Ortaokula başladığı yıl babası karşılıksız çek ile ilgili bir davadan suçlu bulunup, hapise giriyor. O dönemin ailede sıkıntıların yaşanmaya başladığı dönem olduğunu, annesinin yas sürecine girdiğini söylüyor. Aslı, bu dönemde annesinin kendisiyle hiç ilgilenmediğini söylüyor. Bu dönemde babasına, ailesini bu duruma düşürdüğü için öfke duyuyor, onu suçluyor. Aslı, yaz tatili için mide rahatsızlığı olan ve isteyerek yediklerini kusan teyzeyi ziyarete gidiyor, daha fazla kilo almamak için kendini kusturmaya başlıyor.

Danışanıma yapılan “MMPI Kişilik testi” sonucu şöyleydi; Orta düzeyde depresyonun, mükemmelliyetçi kişilik özelliklerinin ve kişiler arası ilişkilerde duyarlılığın ön planda olduğu bir profil olarak değerlendirilmiştir.

Bir diğer uygulanan Rorschach testi sonuçları da şöyleydi; Kişiler arası ilişkilerde izolasyon, güvensiz, kırılgan tutum ön plandadır. Kişi olgun ve yakın ilişkiler geliştirmekte ve bu ilişkileri sürdürmekte zorlanmaktadır. Kadın figürü ile özdeşleşme çabalarının ve bu alanda yaşanan çatışmaların kişinin iç dünyasının baskın temaları olduğu görülmektedir.

Vakada bağımlı kişilik özellikleri ön planda olup, annesinde mükemmelliyetçi kişilik yapısı dikkat çekmekteydi. Baba figürü anne kadar baskın değildi, evde abi daha çok sözü geçen bir erkek figürüydü.

Değerli okuyucularım yeme bozuklukları tedavisinde mutlaka Diyetisyen- Psikiyatrist ve Psikoterapistler işbirliği içerisinde ekip olarak çalışmalıdırlar. Tedavide olumlu sonuç alınabilmesi için danışanların ilaç tedavisi dışında mutlaka psikoterapi görmesi gerekmektedir.

Sağlıklı hayırlı günler geçirmeniz duasıyla Allah’a emanet olunuz.

PSİKOTERAPİST KIVANÇ BULUT DNŞ TEL: 0212 503 79 95-0506 401 79 91 

 

Kıvanç Tığlı Bulut Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle