Kemalizm’in kerametleri ‘dindar nesil’e telkin edilirken

21 Mayıs 2019 Salı

Kur’an’ı Kerim’de yer alan kıssalar Tevrat ve İncil’de anlatılan kıssaları kimi zaman onaylayan kimi zaman tashih eden kimi zamanda tekzip eden bilgiler verirken usul de öğretir mü’minlere. Kur’an kıssaları doğrudan doğruya bir tarih usulü ve hakikatlere sadık bir tarih bilinci oluşturmayı hedefler. İlahi vahiy çerçevesini çizdiği bu usul ve bilinçle mü’min toplumu ihlas ve takva sahibi kılmaya, dost ve düşman münasebetlerini adalete uygun bir biçimde tanzim etmeye teşvik eder.

Kitab-ı Kerim’in öğrettiği, Resul-i Ekrem’in (a.s.) örneklediği bu sahih bilgi ve usule hiç kimse açıktan hürmetsizlik etmese de tefsirden fıkıha, hadisten itikada kadar maalesef İsrailiyat ve Mesihiyat kaynaklı sapmalar İslam Ümmetini çok hırpaladı, çok yıprattı. Bu hırpalanma ve yıpranma en kolay yoldan, üzerinde ciddiyetle durulmaksızın  bozguncu Yahudiler”e fatura edilmiş genelde. Ancak işin aslı farklıydı. Tarihi bilginin halk için cazibesini, mübalağa ve efsanelerle örülmüş anlatıların uyandırdığı merakı, siyaset ve toplumu maziden kalkarak ihya ya da ifsad edebilme potansiyelini marifetle kullananlar kötü bir yol açtılar. Bu yol, iyi niyetle geçilmek istense bile ortaya yanlış, kötü ve çirkinden başka bir şey çıkmaz. Çünkü tarihe, tarihte yaşanan hakikatlere sadakat gösterilmemiş, ihanet edilmiştir.

Samsun İçin Sonradan Yazılan Senaryo 

Samsun’da 19 Mayıs’ın 100. yıldönümü törenleri vesilesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın merkezinde yer aldığı ve Kemal Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli, Temel Karamollaoğlu, Doğu Perinçek gibi siyasi parti liderlerinin verdiği bir fotoğraf var. Gazete manşetlerine bakacak olursak bu fotoğraf muazzam bir enerji yaratmış, muhteşem bir ümit aşılamış bütün ülkeye. Kimi denizin altında kimi, denizin üstünde açılan bayraklar ve posterler, kortejler en uzun ve en kalabalık görüntü vermek için telaşlanıyor, kimi zeybek oynayan kimi vals yapan gruplar hep Milli Mücadele Ruhu’na referans veriyordu güya. İl ve ilçe merkezlerinde Atatürk anıtlarına sunulmak üzere çelenkler yarıştırılıyor, pahalı takım elbiseler giyinip model tıraşlar yaptırmış temsilciler gayet ciddi pozlarla hemen hepsi öncekilerin tekrarı olan Atatürk’e ölümüne sadakat frekansında nutuklar atıyordu.

Evet, Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı 19 Mayıs 1919’dur. Ama bu tarih ve çıkış tarihi gerçeklerden koparılıp resmi ideolojinin Milli Mücadele ve öncü isimleri üzerine ipotek koymak üzere kullanmasına müsaade edildiği oranda Türkiye’nin belini doğrultmasına imkân olamayacaktır. Mustafa Kemal, Ordu Müfettişi sıfatıyla Hükümet tarafından görevlendirilmiş olarak, emrine insanlar ve imkânlar tahsis edilmiş olarak Samsun’a gönderilmiştir. Ancak Mustafa Kemal henüz Samsun’a görevlendirilmeden önce Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyetleri yerelde teşkilatlanmaya, silahlanmaya başlamıştır bile. 

Samsun’a çıktığı dönemde Mustafa Kemal, “Padişahın adamı olarak görülür” ve mesela Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti’ne çektiği telgrafa cevap bile alamaz. Zaten Mustafa Kemal, 1928’de yayınlanan Türkün Altın Kitabı’nda dahi Samsun’a gönderilmesini “beni İstanbul’dan nefy-ü teb’it (sürgün ve uzaklaştırma) maksadıyla Anadolu’ya gönderenler”in kim olduğunu izah sadedinde “husama (düşmanlar)”dan bahseder. Bunlar önemsiz detaylar gibi görülebilir. Ancak 19 Mayıs’ın 1927’den sonra piyasaya sürülen hikâyesi Mustafa Kemal’in geriye dönük yazdığı bir senaryodur. Resmi tarih, İzmir Suikastı girişimi bahanesiyle İstiklal Mahkemeleri marifetiyle 1926’da artık tümden tasfiye edilen siyasi muhaliflerin ardından 1927’de Meclis’te CHP Grubu’nda Mustafa Kemal’in okuduğu Nutuk’un etrafında şekillendirilmiştir. Artık Tek Parti rejimi kurulmuş, parti=devlet pratiğine geçilmiş, Ebedi Şef/Ulu Önder kültü etrafında Türkiye’de otoriter ve totaliter mahiyette despotik bir işleyiş hâkim kılınmıştır. 

Hangi Hayat Tarzına Doğru Akış Var?

Atatürkçülük-Kemalizm sadece devletin değil toplumun, tarihin, kültürün, sanatın, sporun hatta dinin de ruhunu, istikametini, işlevini belirleyen ceberut siyasetin adı olmuştur. Demokratik sosyal hukuk devleti ideali hiç gündeme gelmediği gibi Kemalist aydın ve bürokratların görgülerini artırmak, edinilen tecrübeleri ülkeye aktarmak üzere sık sık Berlin, Roma ve Moskova’ya gönderilmiştir. 19 Mayıs ve diğer resmi bayramlarda uygulanan gençlik törenleri birebir Hitler, Mussolini ve Stalin’in egemen olduğu dönemin Almanya, İtalya ve Sovyetler Birliği’nden ithal edilmiş uygulamalardır. Ancak faşist ve komünist rejimlerden sadece kitlesel sporlar yoluyla propaganda teknikleri öğrenilmemiş, çok daha ileri aşamalara gidilerek kamusal hayat tek tipleştirilmek istenmiştir.

12 Eylül 2010’da yapılan anayasa referandumuyla birlikte Türkiye’de Tek Parti rejiminin birçok uygulamasına son verilmişti. Resmi bayramlarla özdeş hale gelen geçit törenleri kaldırılmıştı. Ne var ki, 15 Temmuz sonrasında güya Fetullahçı cuntayla mücadele adına Kemalist-ulusalcı söylemler, semboller ve pratikler tekrar öne çıkarılır oldu. Oysa Fetullahçı cuntayla mücadele için cuntacılık faaliyetleri hususunda onlardan çok daha tecrübeli ve acımasız olan “Mustafa Kemal’in Askerleri”nden medet ummak korkunç bir akıl tutulmasıdır. İstendiği kadar içeriği boşaltılmaya, değiştirilmeye çalışılsın Kemalist söylem ve sembolleri öne çıkaran muhafazakâr-demokrat siyaset tarzı dönüşmek, başkalaşmak ve celladına âşık olmaktan başkaca bir seçenek bulamayacaktır önünde.

Siyaset müsamerelere sarılarak toplumun önünü açamaz, gelişimine katkı sağlayamaz. Muhafazakâr-demokrat birtakım soslar katarak Kemalist kültler etrafında temin edilecek milli birlik ve beraberlik pozları aldatıcıdır. 2200 sene gerilerden başlatılarak Türkçü söylemin referans kaynağı “devleti ebed müddet”e ve Gazi Paşa’nın rehberliğine yapılan vurguların siyaseti, bürokrasiyi ve toplumu hangi bataklıklara sürüklediğini unutmayalım. Tuhaf ve acı ama önce ahlak ve maneviyat sloganlarının karikatürize olduğu, dindar nesil ideallerinin kariyer ve magazin kültürüne kurban edildiği iklim muhafazakâr-demokrat hükümet döneminde yaygınlaşıyor.

Akademi ve medyanın, sivil toplum ve cemaatlerin de Hükümet’in resmi ideoloji güzellemelerini boş gözlerle seyrettiği, yer yer coşkuyla sahiplendiği bir dönemdeyiz. Hikmet-i hükümetten kimse sual etmiyor gibi. Ne kadar dindar olacağını bilemeyeceğimiz fakat muhakkak Türkçü ve Atatürkçü formatta yetiştirileceği anlaşılan nesillerin nasıl bir şeye benzeyeceğini birlikte göreceğiz.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • U ÖzkanU Özkan28 gün önce
    "Türk'e Tapmak" Onur ATALAY.. kamalizmin nasıl bi din-mezhep olduğunu anlamak için çok güncel bi Doktora tezi..
  • U ÖzkanU Özkan28 gün önce
    kamalizm, yalanlar yumağıdır.. İslam-Osmanlı düşmanlığı BATI-Batıl hayranlığıdır.. bu millete zararı sonsuz ve müthiştir.. zerre muhabbeti olan iflah olmaz..
  • ErosEros28 gün önce
    Tayyip de olsa abdulhamiytte dirilse anadolu TURK MILLETININDIR.TURK MILLETI DE M.KEMALIN ASKERLERIDIR.
  • sadece hakikatsadece hakikat28 gün önce
    israiliyat ve mesihiyat kaynaklı sapmalar nedir kardeşim.öğrenmişsiniz bir israiliyat başka birşey bilmiyorsunuz.peygamber efendimiz bir hadisi şeriflerinde(hatırladığım kadarıyla) israiloğullarının kıssalarında ibret olduğunu söyleyerek bize tavsiye ediyor.yani bir kıssa sırf israiloğullarında geçiyor diye atılmaz.zaten kuranı kerim ve hadisi şerifler bu kıssalarla dolu.ha kaynağı bulunmayan gerçekten yahudi tahrifatına dayanan kuran ve sünnete aykırı olan uydurmalar zaten alimlerimiz tarafından reddedilmiştir.ayrıca hazreti isa mesih ve hazreti mehdi mutlaka gelecektir.bunu da not olarak ekleyeyim
  • Türk (Atasi belli)Türk (Atasi belli)28 gün önce
    Kemal Kutlak sen gercek bir mandasin. Eline bir cep telefonu yada önüne bir bilgisayar alinca kendini bir b... saniyorsun. Yazarin her cümlesi dogru. Ama senin gibilerin kafalarinin ici b.. dolu oldugu icin anlayamamissin.
  • Rıfat Rıfat 28 gün önce
    Kemal kutlak efendi! siz kamalistler hakaretten başka birseye kafanız basmaz zaten, sadece tapındığınız kişi sizin için önemlidir bu dünyada!
  • kemal kutlakkemal kutlak28 gün önce
    Tarihten yoksul adi herif Kemalizim sayesinde yazilarini yaziyorsun dinini yapiyorsun.Hic olmazsa insanlarin demokrasi hakkina saygi duy.
  • Rıfat Rıfat 29 gün önce
    Görkem senin kafadaki biri nasıl imam hatipli olmuş, büyük çelişki...
  • Hs8459gcvHs8459gcv29 gün önce
    Siyasi parti liderlerinin verdigi fotograf,onceden antikemalist olup sonra kemalust olanlar veya o imaji verenler.NEDENNN?Bildigimi dusunuyorum ama soylemeyecegim.Cehalete karsiyiz,sırkede.Bir seyhi peygamberden üstün tutmaya karsiyiz.Bir lideride Allah tan ustun tutmaya karşiyiz.Haa tutanda tutar,mudahalenin fayda vermedigi bir şok yaşar obur alemde.Zaten degişen yok onlar bu dunyada da şokta.Tasavvufta sapma olabilir,murşit amel ile iman ile ihlasla ruhen yukselebilir.Meleklesebilirsafha olarak.Bu esnada diger insanlar bir yana Resulleri nebileri bile küçuk yetersiz gorebilir.Hatta daha tehlikeli boyutta kendini ilah Allah sanabilir.Suurunu toplayamazsa ,imtehani kaybederse asla donusu olmayan yoldadir.Helak husran azab....Ama muritlerin ilahlastirmasi cevabi hem olan hem olmayan bir durum.Bircok sohbette tanik oluyoruz iki taraf arasindi,.MKemal olmasaydi sen ben yoktum.Daha daha ileri giderek daglar taslar yoktu.Şu elimdeki bir bardak suyu yudumluyorsam onun sayesinde.Uzerimdeki elbiseye aldigim eve ona borçluyumdiyecek kadar.Trajedik.....Dahasi duşünebiliyorsam onun sayesinde diypr.O olmasaydi boyle düşünemeyecektim diyor.Adam kendi düşuncesini ozdéşlestiriyor,ve kaynak gösteriyor.Yorumcunun biride anlayin artik ben Ataturk askeriyim ve muslumanim diyor.Kendi anlayisini M.Kemale kanit gisteriyor saniyor.O bunu demek istemistur.Bir baska siyasi goruş ferdi göruş o da bu sekilde düşunüyor istiyordu seklinde kabul ediyor. Belki oyle degil,arada uçurumlar var belki hiçbir bag yok dusuncesel acidan.Sani,saplanti....Insan dusmanin esiri olur ,ekonomoik siyasi anlamda esir olur,duygularimin esiri olur saplantilarin esiri de olabilir.Insan bir lideri sevebilir dogaldir.Ama MKemali ondan oncekileri yaratan ondan sonrakileri yaratacak olan şah damarindan yakin olan Allah aklina gelmiyor.Tabi Allahin isine olçusuzce karismamak gerek.Bir milletin ummetin insanligin beynini veya ruhunu bloke ettiyse vardir bir sebebi.Hayirlisi....
  • mustafamustafa29 gün önce
    Yazar ya insafsız, ya cahil ya da tümüyle kötü niyetli. Meseleleri ele alırken dönemin kendi sosyolojik dönüşümlerini, dönemin perspektifini ve öncesindeki tarihi süreci içine alacak şekilde bir değerlendirme yapması gerekirken yazar, Mustafa Kemal'i milat olarak alıyor. Bu Mustafa Kemal'e kayıtsız şartsız düşman olan pespaye bir tavır. Kendimizi bir kalıba sokmak, belli standart düşüncelere hapsolmak zorunda değiliz. Hem dindar olup hem de tarihe daha gerçekçi bakış açısıyla bakmak mümkün. İyi ya da kötü, Mustafa Kemal, kendi döneminde birtakım uygulamalar, kararlar ve tercihler yapmak zorundaydı. Bunların bir bölümü zor ve ağır kararlardı ama büyük bir travmadan çıkmış bir ülkenin romantik bir demokrasi şenliği ile yönetilmesinin imkansız olduğu de açıktır.
  • GorkemGorkem29 gün önce
    Evet aynen anladigin gibi cumhuriyetci, Ataturkcu nesiller gumbur gumbur geliyor.. Bir imam hatipli olarak gurur duyuyorum..
  • 1453 - Mağdurum abi'ye sorulur1453 - Mağdurum abi'ye sorulur29 gün önce
    Osmanlı hükümetine,Osmanlı padişahına ve Müslümanların halifesine isyan etmek ve bütün milleti ve orduyu isyan ettirmek lazım geliyordu. / Ben Meclisi Mebusan'ın İstanbul'da saldırıya uğrayacağını,dağılacağını KESİNLİKLE bekliyordum. / 25 Eylül 1919 günü General Soli Flud'un Fuat Paşa'nın yanına gönderdiği bir kurul ki - bir kurmay binbaşı ile Eskişehir'de ki İngiliz Kontrol Subayından meydana gelmişti-İngilizlerin içişlerimize ve ulusal hareketimize hiç karışmayacaklarına söz verdi.Bu sıralarda İngilizler,Merzifon'da bulunan kuvvetlerinin geriye çekilmesine MEMNUN olup olmayacağımızı sormuşlardı.Kuşkusuz PEK MEMNUN OLACAĞIMIZI BILDİRMİŞTİK.Gerçekten oradaki kuvvetlerini bütün ağırlıkları ile birlikte,önce Samsun'a çektiler.Sonra oradan da İstanbul'a götürdüler. / Ulusa şunu hatırlattım ki : Kendimizi dünyanın egemeni sanmak aymazlığı artık sürüp gitmemelidir. / İslam dininden vazgeçilerek herkes için anlaşılacak bir duruma getirilmiş KATKISIZ ve LEKESİZ bir dünya dininin kurulmasını yadsıyacak değiliz. / Dünyadaki bütün Türkleri bir devlet olarak birleştirmek ULAŞILAMAYACAK bir amaçtır.İslamcılık ve Turancılık siyasetinin başarı kazandığına ve dünyayı uygulama alanı yapabildiğine tarihte rastlanmamaktadır.Ulusal sınırlarımız içinde,her şeyden önce kendi gücümüze dayanarak varlığımızı koruyup ulusun ve ülkenin gerçek mutluluğunu ve ilerlemesine çalışmak,gelişigüzel,ulaşılamayacak istekler peşinde ulusu uğraştırmamak ve zarara sokmamak; uygarlık dünyasının uygarca ve insanca davranışını ve karşılıklı dostluğunu beklemektir.Bu açıklamalar yanlış mı doğru mu ?
  • Rıfat Rıfat 29 gün önce
    AK parti Kamalistlere yaranayım derken tabanını kaybediyor, böyle giderse genel seçimi de kaybedecek, 17 yıl AK partiye oy verenler Kamalist ideolojiden nefret ettikleri için verdiler!
  • LaHavleLaHavle29 gün önce
    "2200 sene gerilerden başlatılarak Türkçü söylemin referans kaynağı “devleti ebed müddet”.....yapılan vurguların siyaseti, bürokrasiyi ve toplumu hangi bataklıklara sürüklediğini unutmayalım." Hangi bataklığa sürüklenmiş sayın yazar? Devlet Ebed Müddet bataklığı nedir? Bu ne ağzı bu ne kalemi böyle?Bu devletin ve milletin varlığını birliğini dirliğini devamını istemek hangi bataklığa sürüklenmek? Size satır aralarında bu sufleleri büyük laf etmiş gibi kim yazdırıyor?
  • ihsanihsan29 gün önce
    MUSTAFA kEMAL VE ARKADAŞLARI Şüphesiz katılmakla kalmadılar, ona şekil de verdiler. Bilgiliydiler, emperyalist karakterli savaşlarda pişmişler, tecrübe kazanmışlardı. Örgüt yetenekleri gelişkindi, hepsi birer örgütçüydüler. Dağınık Kuvayı Milliye güçlerini toparlayıp mücadeleyi tek bir hedefe yöneltmede küçümsenmez katkıları oldu. En ileri bilinç ve örgüt düzeyini temsil ediyorlardı ve savaşa damgalarını vurdular, savaşa önderlik ettiler. Kurtuluş Savaşı, onların burjuva nitelikli üst tabaka devrimciliğiyle, örneğin bir köylü-toprak devrimiyle birleşerek demokratik bir devrim olarak ilerlemese bile, bağımsızlığın kazanılmasıyla sonuçlandı.Sonrası, yani milli devrimin bir karşı devrime dönüşmesiyle Türkiye’nin işbirlikçi tekellerin egemenliğinde bir NATO ülkesi olarak yeniden emperyalizmin güdümüne girmesi bir yana, 19 Mayıs da içinde, Kurtuluş Savaşı, tartışmasızdır ki, emperyalizm ve işbirlikçileriyle bir hesaplaşmadır. Milli burjuvazinin iktidarı, evet, işçilerin, köylülerin, ezilen ulusların değil, onların sömürü ve baskı altında tutuldukları bir düzenin egemenliği olmuştur. Ama bu Kurtuluş Savaşı’nın antiemperyalist bir niteliğe sahip olduğu gerçeğini değiştirmez. Savaşın M. Kemal’in de onayladığı sloganı, “Ya İstiklal Ya Ölüm”dü!
  • ihsanihsan29 gün önce
    Kurtuluş Savaşı, M. Kemal’in Samsun’a çıktığı tarih olan 19 Mayıs 1919’da başlamadı. Öncesi var. Milli mücadele, Erzurum’da Nene Hatun, Maraş’ta Sütçü İmam, Ege’de Demirci ve diğer efeler direniş ateşini yaktıklarında başlamıştı. İzmir’de Hasan Tahsin işgalci Yunan askerlerine Halkapınar’da ilk kurşunu attığında, Çerkes Ethem’in süvarileri yalın kılıç at koşturduklarında Kurtuluş Savaşı’nın alevleri ülkeyi sarmıştı. Çeteleriyle Kuvayı Milliye komiteleri çoktan kurulmuştu.II. Abdülhamid’in kardeşiVahdettin’le Osmanlı Mondros Mütarekesini imzalamış, teslim olduğu İngiliz emperyalizminin himayesine sığınmıştı. Osmanlı ordusu silahtan arındırılarak dağıtılmıştı. Bu ordudan arta kalanlar arasından Osmanlı’nın kabul ettiği esareti kabullenmeyen çıktı. Başlarında M. Kemal olan milliciler, Anadolu’ya geçerek, bağımsızlık savaşına katıldılar.
  • 29 gün önce
  • çetinçetin29 gün önce
    “Başlarında M. Kemal olan milliciler, Anadolu’ya geçerek, bağımsızlık savaşına katıldılar. Şüphesiz katılmakla kalmadılar, ona şekil de verdiler. Bilgiliydiler, emperyalist karakterli savaşlarda pişmişler, tecrübe kazanmışlardı. Örgüt yetenekleri gelişkindi, hepsi birer örgütçüydüler. Dağınık Kuvayı Milliye güçlerini toparlayıp mücadeleyi tek bir hedefe yöneltmede küçümsenmez katkıları oldu. En ileri bilinç ve örgüt düzeyini temsil ediyorlardı ve savaşa damgalarını vurdular, savaşa önderlik ettiler”
  • davut erdoğandavut erdoğan29 gün önce
    demokratik sosyal hukuk devleti kemalizm yüzünden gelmedi derken, 1950'den sonraki ABD uşağı muhafazakar iktidarlar ve özellikle son 17 yılın iktidarında hele hele fetöyle ortak yürüyüp ortada ne adalet ne hukuk bırakan Akepe hükümetlerini bu sistemin neresine oturtuyorsunuz?sizi bir parça vicdanlı biri olarak görüyorum ama Mustafa Kemal düşmanlığı olaylara objektif bakmanızı engelliyor.
  • OzbergOzberg29 gün önce
    Kisaca ifade etmek gerekirse kamalizm Millet'le degerleriyle ugrasmaktan,baski ve dayatma uygulamaktan hic 1 zaman vazgecmemis,Milletle butunlesip,kaynasarak barisamamistir cunku ruhu,felsefesi,gayesi Millet'in degerleriyle ayni gaye ve istikamette degildi.Ama hakkini yemeyelim ne zaman tukenme noktasina gelse allem,kallem edip hegomonyasini tekrar kurmayi basarmistir ve bunuda genellikle ezerek ,donusturerek,kendine baglayip mahkum ettigi stockholm sendromlu ,kompleksli ezikler eliyle gerceklestirmistir.
  • antikemalistantikemalist29 gün önce
    Çok açık net ve korkunç bir vakıa var ortada! Akparti milleti kemalist yapa yapa, kemalistliği göklere çıkara çıkara kendisini bitirecek, iktidarına son verecek!!! Neredeyse uluhiyet/yaratıcı payesi verdikleri kişiler CHP GENEL BAŞKANIYDI!! Kemalistler kadar Akparti ve Erdoğan'a düşmanlık yapan kesim yok! Ne buldunuz da hala insanları, nesilleri kemalist yapmaya çalışıyorsunuz celladına aşıklar?
  • FuadFuad29 gün önce
    Evet birlikte göreceğiz ayak sesleri duyuyoruz zati, "Öz vatanında garipsin, öz vatanında parya" sözü raftan indimi?
  • MisafirMisafir29 gün önce
    Allah rahmet eylesin kadir mısırlıoğlu şunu söylemişti o kadar tv programlarına çıktım o kadar kemalistle tartıştımiçlerinden bir tane bile nutuğu okuyanına rast gelmedim şimdi yanıma yöreme bakıyorum mustafa kemali bugünlerde en çok fetöcüler seviyorlar? Hepsi en ateşli kemalistlerden bile daha kemalist
  • Mağdurum AbiMağdurum Abi29 gün önce
    Nutukta ney,n ne olduğu yazıyor.Okuyun ve deyin ki;Hayır burası yanlış , şurada yalan söylüyor.Böyle bir şey olmadı filan... Diyebilir misin ? Tabi ki hayır.Neden ? Çünkü olanları anlatmış.Peki ya sizin tarihiniz? :))))
  • mizanmizan29 gün önce
    Bu ülkede pekçok insan 'münafıkane' yani olmadığı şekilde görünüp hareket etmek mecburiyetinde bırakılıyor. Rahmetli Kadir Mısıroğlu bazı hakikatleri nisbeten açığa çıkarıp neşrediyordu fakat bu işin bizzat devletin kendisi sahiplenip tatbikçisi olmalıdır. M. Kamal'ın ve avanelerinin hakikatte ne olduğunu milletimiz ve nesillerimiz BİLMELİDİR !
  • Risaleci hokkabazlarRisaleci hokkabazlar29 gün önce
    Kenan Bey, biraz daha okumalı , kendi yazdığınız tarihin dışında bir de yaşanmış bir tarih olduğunu da bilmelisiniz bence.Zekası orta ve ortanın üzerinde olan ve Türkiye' de yaşayan herkes aşağıdaki tespitleri bilir. Yaz siz?Şu an yaşadığımız her şey tam bir illüzyondur. Acı gerçek şudur ki Türkiye; tam bağımsızlıktan, kurucu felsefe ve iradeden, Atatürk çizgisi ve politikalarından, yurttaşlık bilincinden uzaklaştığı/uzaklaştırıldığı için bağışıklık sistemi çökmüştür. Bunun sonucunda ülkemiz, küresel virüs ve mikroplara açık hale gelerek yeniden emperyalizmin etkisi, saldırı ve kuşatması altına girmiş, Nelson Rockefeller'in deyimi ile "oltadaki balık" haline getirilmiştir.Atatürk her alanda bağımsız, üreten, kendi kendine yeten, onurlu, saygın "Büyük Türkiye" hedefini koymuşken "Küçük Amerika" olma sevdasıyla bu rotadan sapılarak yeniden manda ve himayecilik bataklığına sokulmuştur.Milli mücadelede yediği tokadın acısını unutmayan ve Sevr sevdasından hiç bir zaman vazgeçmeyen emperyalizm, Türkiye'nin bağışıklık sistemini çökerttikten sonra her yere nüfuz etmiş, son darbeyi vurmaya hazırlanmaktadır.Bu saldırı; gündelik ve gayri milli politikalarla, hamasetle, içi boş ve sahte diklenmelerle, küresel düzlemde ve özellikle Ortadoğu'da "kurtlarla dans" filminden fragmanlarla püskürtülemez.Yaşanan tam bir karşı devrimdir ve kabaca 70 yıllık bir süreçte ilmek ilmek örülmüştür. Harici ve dahili bedhahlarla Cumhuriyete karşı planlı bir saldırı söz konusudur. Amaç milli mücadelenin rövanşını almak, Sevr'i yeniden hayata geçirmek, milli-ulus devleti parçalamaktır ve bu bir komplo teorisi değil gerçektir.Bu karşı devrim sürecinde; karşımıza türlü maskelerle çıkan, her türlü kavram ve değeri istismar edip çarpıtmaktan kaçınmayan, emperyalizmin yerli devşirme ve işbirlikçilerinin rolü büyüktür.Bu nedenledir ki Türkiye Cumhuriyeti (TC) tabelalarını indirerek, milli bayramları yasaklayarak, Atatürk'ün adını Çanakkale'den, milli mücadeleden, yıkılan havaalanı ve statlardan çıkararak, Atatürk ve İnönü gibi milli mücadele kahramanlarına her türlü hakareti yapıp iftirayı atarak ve/veya buna sessiz kalarak, bu gibileri onaylayıp cesaretlendirerek, terör örgütleriyle masaya oturarak, yürünmemesi gerekenlerle aynı yolda yıllarca beraber yürünerek, "Yes be annem" nidaları ile milli kahraman Rauf Denktaş'a saldırarak, güncellenmiş Sevr'den başka bir şey olmayan Büyük Ortadoğu Projesinin taşeronluğuna soyunarak, "Mustafa Kemal", "Gazi" gibi ifadeleri kullanıp bir türlü "Atatürk" diyemeyerek, kutsal din duygularını siyasete ve ticarete alet edip Allah ile aldatarak Türkiye ittifakı kurulamayacağı gibi, Samsun'a da çıkılamaz. Eylemlerle örtüşmeyen, içi doldurulamayan "82 milyonun tamamını kucaklamak" ve "Türkiye ortak paydası" gibi genel geçer ve soyut ifade ve söylemlerin bir anlamı yoktur.
  • CEVDETTCEVDETT29 gün önce
    %50+1 BAŞKANLIK UĞRUNA SAP-SAMAN BİRBİRİNE KARIŞTIRILIYOR. ALLAH SONUMUZU HAYIR ETSİN! LA İLAHE İLLALLAH...
  • MehmetMehmet29 gün önce
    Her şeyden önce bir müslüman dürüst olmalı.O dönem ki uygulamaları vu günküşartlarıyla değerlendırirse böyle absürt saçma bir yazı çıkar. Andca kendine güldürürsün.Tabi sizin mahalledebu pek sorgulanmaz delice alkışlanırsın.Yani bir nevi körler sağırlarbirbirini ağırlarI.Başka bir konuda bizim tarihimiz 2200 yıllık değil 5000 yıllık tür.Reisiniz 2200 demesibu gerçeği değiştirmez.Yazıya nerden baksan cahillik ve bilinçli bir saptırma var.Neyse birde şükür yazıverseneinsanlar markettenkarpuzu artık yarım çeyrek almaya başladılar.Bir babanın yarım karpuzla eve geldiğinde çocuğunun bakışları karşısında ki mahcubiyet hakkında da diyeceğim bir kelam vardır herhalde.Ama bunu da M.Kemale bağlarımız siz.Saray sofrasında ki ejder meyvesini yazma nı zaten beklemiyorum
  • Ahmet ÖzAhmet Öz29 gün önce
    İçinde bulunduğumuz sosyo ekonomik felaketin ortasında,ironik bir dille Kemalizm'in kerametlerinden söz etmeniz,tam da dam üstünde saksağan,vur beline kazmayı modunda olmuş.Bu yazınızdan T.C. harflerine,kurucularına olan sevgisizliği,öfkeyi hayatınızın öznesi haline getirdiğinizi anlıyorum da bu sevgisizliği ısrarla dile getirmenizi hiç anlayamıyorum.Millet,günlük hayatında Kemalizm'in kerametlerini değil,tenceresine koyacağı kuru soğanı,patatesi,zerzevatı düşünüyor,pazara gittiğinde etiketleri konmamış sebze ve meyvanın fiyatlarını cebindeki paranın azlığı sebebiyle sormaya korkuyor.Kenan Bey;Milletin gündeminde Kemalizm'in kerametleri yok.O kerametleri siz uyduruyorsunuz.Çünkü Atatürk Türkiyesi'nde keramet ve mucizeye yer yok.Yer olmaması inkar anlamında değil.Atatürk Türkiyesi'nde domates biber patlıcan ve sair zerzavat ve türlü çeşitli meyvalar ihraç edilerek sanayii tesisleri kurulmuş.Yani mucize ve kerametteki olağan üstülük,beşer üstülük mecazi anlamda toprağımızı işleyerek elde edilmiş.Düne kadar Sümerbank patiskasını,basmasını,kundurasını kullanıyorduk.Kemalizm diye hafife aldığınız anlayış,bugün yer değiştirdi.Sistem değiştirildi.Değiştirilen sistemde bakanlara,milletin vekili soru önergesi dahi veremiyor,bakanların Meclis'e karşı bir yükümlülükleri yok.TBMM işlevsiz.Sayıştay,neden devre dışı?Daha pek çok soruların sorulması mümkün.Bunların cevapları yok.Bugün ülkemizde devasa sorun olarak gösterilen baş örtüsü sorunu kökünden çözüldü.Devlet kademelerinde baş örtülü insanlarımız özgürce inançları istikametinde giyiniyor.Her bir kamu kurumunda mescid var.Cuma namazı saatleri çalışma saatlerine göre ayarlandı.İmam hatip ve konforlu cami sayıları bir hayli arttı.Ülkede tarım yapılamıyor.Girdi fiyatları bahane ediliyor.Köy diye bir mefkum kalmadı.Çünkü Büyükşehir ya da bütünşehir sayesinde köyler mahalleye dönüştü.Ekim yok,hayvancılık bitmiş.İçme sularımızı pet şişelerle sağlıyoruz.Çocuklarımızın ellerinde en ucuzu biner lira olan akıllı telefonlar,bolca selfi çekiyorlar.Demem o ki,düşman bellediğiniz ve sevgisizliğini her geçen gün gönlünüzde büyüttüğünüz Kemalizm'in kerameti de en ufak bir etkisi ve yaptırım gücü de kalmadı.Hala siz Kemalizm'in kerametinden dem vuruyorsunuz.Yazacak konu mu kalmadı ?Siyasi iktidarlar,T.C.'nin kazanımlarını özelleştire özelleştire bitirdi.O kazanımlar olmasaydı,neleri satacaktı,bu konuda bir fikriniz varmı?Sizce,ülkemizdeki topraklarımızı tekrar tarım üretimine,yerli tohum destekleriyle açsak,hayvancılığa yeterli desteği versek.Şehir şebeke sularını içilebilir hale getirsek,toprağın,suyun,havanın kirletilmesinin önüne geçsek,tarım ve hayvancılık ürünlerinin ithalatı yerine yerli tarım ve hayvancılığı tercih etsek fena mı olurdu?4,5 yıllık bir zaman var.Bu zaman az değil.İstenmiş olsa pek çok hizmet yapılır,birikmiş sorunlar bir bir çözülür.İstanbul seçimlerine sarfedilen bunca çaba,ülkenin ekonomik hayatının düzeltilmesine harcanmış olsaydı,emir alan ve uygulayan bir YSK olur muydu?Sistem işlemiyor.Çünkü ortada sistem yok.Sistem devre dışı.Emirle işliyor ama o emirler enflasyona pahalılığa fayda sağlamıyor.Kapımıza yeni duyunu umumiyenin dayanmasına ramak kaldı.Askeri harcalarımızı yanlış dış siyasetimizle devasa bütçelerle karşılıyoruz.4,5 milyon resmi rakamlar,gayri resmi belki de 8 milyon Suriyeli ve sair memleketli sığınmacı dostlarımız var.Bütün bu sosyo ekonomik ve siyasi başarısızlıkların müsebbibi sizce Kemalizm'in kerametleri mi?
  • hüseyinhüseyin29 gün önce
    Vahidettin, M. Kemal'in anlattığına göre,"Paşa, devleti kurtarabilirsin!"  diyerek onu 9. Ordu Müfettişi sıfatıyla Samsun'a göndermiştir. "Devleti kurtarabilirsin!" derken, İstanbul Boğazı'nda düşman gemileri sıra sıra idi. Vatanı kurtarmaya gönderilen kumandan ve beraberindekilere yol iznini veren ise İngilizler!M. Kemal, Samsun'da gerekli temasların ve düzenlemelerin ardından 25 Mayıs'ta Havza'ya geçiyor. Artık yavaş yavaş Millî Mücadele nidaları yükselmeye başlıyor. Havza'da, 30 Mayıs ve 3 Haziran'da düzenlenen mitinglerle İzmir'in işgali protesto edilince, İngilizler hemen kulak kabartmaya başladılar ve derhal İstanbul'a ultimotom gönderdiler. Hakikaten M. Kemal vatan kurtarmaya gelmişti.M. Kemal, "İtilaf Devletleri'nin Ka­ra­de­niz Başku­man­da­nı Mis­ter George Mi­lne, Os­man­lı Dev­le­ti'nin Harbiye Nazırı­'na, Ce­mal Pa­şa'ya doğ­ru­dan doğ­ru­ya em­rin­deymiş gi­bi ta­li­mat ve emirler ver­mekte­dir." der. (Nutuk, 1927, s. 262).Havza, İstanbul ile M. Kemal'in arasının açılmaya başladığı yerdir. İngilizlerin ültimatomu Vahidettin'i kaygılandırmıştır.M. Kemal, 12 Haziran'da, Havza'dan Amasya'ya geçiyor. 22 Haziran'da Amasya Tamimi ilan ediliyor. Her yerde yazılı; okursunuz.
  • ORHAN İNANORHAN İNAN29 gün önce
    ELLERİNİZE SAĞLIK.CİDDİ VE ÖNEMLİ BİR PROBLEMİ ANLAŞILIR BİR ŞEKİLDE AKTARMIŞSINIZ.BENCE DE ÇOK ÖNEMLİ VE DİKKATLE ÜZERİNDE DURULMASI GEREKEN BİR KONU. TARİHİ GERÇEKLERİ OLDUĞU GİBİ ÖNCE GENÇLERE VE SONRA BÜTÜN TOPLUMA ANLATMAK VE DOĞRU BİR TARİH BİLİNCİ OLUŞMASINA GAYRET ETMEK DEVLETİN GÖREVİ VE İSTİKBALİMİZİN DE GARANTİSİ.YALAN TARİH VE ÜTOPİK KAHRAMANLAR OLUŞTURUP BUNLARIN ETRAFINDA OLUŞTURULAN ,MİLLİ VE AHLAKİ DEĞERLERLERLE DONATILMIŞ YENİ BİR KÜLT OLUŞTURMA EYLEMLERİNE BİR AN EVVEL SON VERİLMELİ.MİLLETİN VE DEVLETİN BEKASI İLE OYNANMAMALI.
  • sema emine aydınellisema emine aydınelli29 gün önce
    Bugün, Türkiye Cumhuriyeti ,İslam Alemi nde yıldız gibi parlayan demokrasi ile yönetilen bir ülke ise bunu Mustafa Kemal Atatürk e borçluyuz.Cumhuriyet in ilk yıllarındaAtatürk bir diktatör olmak zorundaydı. Atatürk ün vefatından sonragelen tek parti yönetiminden kendisini sorumlu tutamayız.OsmanlıPadişahları zamanında demokrasi mi vardı ki, Atatürk ilebirlikte totaliter bir rejim başlamıştır şeklinde yorum yapıyorsunuz...
  • akyusufakyusuf29 gün önce
    M. Kamal özelinde yapılan törenler, ritüeller, her binanın önüne dikilen heykeller Nemrut döneminin uygulamalarının aynısıdır. Toplum bu uygulamalarla şirk dinine alıştırılıyor. Bu hâlimizle müslüman ve Türk, kürt olmaktan her gün biraz daha uzaklaşıyor; bir uçuruma doğru adeta koşuyoruz. Bir peygamber de gelmeyeceğine göre bizi kim uyaracak? N. Fâzıl rahmetli diyor ya:"Ey hayat süren leşler/Sizi kim diriltecek?"
  • ferhatferhat29 gün önce
    Sayın Süleyman Sırrı Dinçer bey sabır diyorsunuz da okullarda hala tek adam güzellemeleri yapılıyor. Sanki, diyeceksiniz ki kainatı o yarattı. Açın ilkokul hayat bilgisi kitaplarına bir göz atın. Bu şekilde yetişen genşlerden ne beklersiniz?
  • yazmıyorumyazmıyorum29 gün önce
    80 yıldır tekrarlanan nakaratlardan bıktık doğrusu kurtarıcı olduğunu iddia eden bu söylemlerinden bıktık.resmi tarihe inanmıyorum
  • Ali rızaAli rıza29 gün önce
    Din ayrı devlet işi ayrı hayatın gerçeği bu , bunu ne zaman anlıyacaksınız, ben kuraanı kerim okuyan islama inanan biriyim amma Atatürk ün has askeriyim ve bayrağı seven milliyetçiyim vede reis’çiyim akitte okurum yeniçağ da okurum ,
  • Trabzonspor Trabzonspor 29 gün önce
    Arapçı kardeş zorunami gitti? Gittiysede yapacak birşey yok.burasi türkiye burada Atatürk sevilir ve sayılır. Artık hazmetmelisiniz.yahu bizimde vatanımız biz sevmiyoruz diyorsanizda içinizden nefret edip dışa vurmayı bırakmalısınız.bizde sizin inandığınız birçok şeye sövmek isteriz ancak içimize atıyoruz.
  • Hainliğin böylesiHainliğin böylesi29 gün önce
    Padişah; "zor şartlardayız, al sana para, al sana fırsat; iyi niyetinizi kullanarak ülkeyi siz kurtarabilirsiniz" diyor, kamal ise içinden; "hayır, ben; seni, senin tahtını, hilafetini tepeleyeceğim önce" diyor.
  • OlmadıOlmadı29 gün önce
    Sayın ve sevgili cumhurbaşkanımızın 19 Mayıs 100ncü yıl şenliklerine liderlik yapması biz müslümanlarda hayal kırıklığına yol açmıştır. Bu şartlarda Ayasofyanın açılması çok zordur.
  • Keramet?Keramet?29 gün önce
    Kemalizmin istidracları olacaktı. Kerameti mü' min; istidracı kâfir gösterir çünkü.
  • ataata29 gün önce
    canan domuzyerlergiller gelecektir. gökten indiği düşünülen bir kitaba dogmatik oarak şey olmadıklarından kelli....
  • GerçekGerçek29 gün önce
    Sayın yazar size katılıyorum. Dinimiz İslam yolumuz Allah yoludur. Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v) e canımız feda olsun.
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer29 gün önce
    Kaleminize..sağlık..ANCAK..BİRAZDAHA..SABIR..hele..şuDereyi..geçelim.

Günün Özeti