• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İlhan Oral
İlhan Oral
TÜM YAZILARI

Kur’an’a sadakatimizin ölçüsü (5)

01 Haziran 2025
A


İlhan Oral İletişim: [email protected]

Kur’an’a sadakatimizin ölçüsü (5)

İlhan Oral

Faiz, kazançların en dengesizi, en haramı, en iğrenci, en zâlimi ve en gâlizidir. Hayatın güçsüzlere taşıttığı ağır yüktür. Güçsüz muhtaçtır, güçlü çıkarcı ve fırsatçıdır.

Açgözlü doyumsuz güçlü çıkarcı ve fırsatçılar çok uyanıktırlar. Kumar masasında ileri düzeyde para kaldıranlardan daha çok ve sürekli faizden gelir sağlamaya özen gösterirler. Bunlar fırsatçı olarak piyasayı sürekli takip ederler, değerlendirirler ve hakları olmadığı halde her fırsatta sömürülerine devam ederler.

Fâkirin, fukaranın, emekçinin, kısacası tüm dar gelirlilerin gözyaşlarına bakmazlar. Hiç merhametleri yoktur. Fırsatı yakaladı mı bunlar merhametten nasip almamış, adaletten haberdar olmamış vahşiliklerini doyasıyla sürdürürler. 

Bugün dünyanın fiyat ayarsızlığının, para değerlerinin dengesizliklerinin ve tümü ile ekonomik krizlerin yegâne sebebi faizdir. Konu ile ilgili İstanbul Beşiktaş’ta bir özel okul son sınıf öğrencilerinin hazırladıkları bir soru almıştım. Kısaca o soruyu ve cevabını sizinle paylaşmayı düşündüm. Derste faizi anlatacaktım. Önce soru aldım.

Bir öğrencim el kaldırdı. Hocam faize inanır mısınız? Ben isterseniz soruda inanma kelimesini kullanmayalım. Öğrencim, hocam biz soruyu öyle hazırladık, dedi. Kabul dedim ve bir dersin tamamını sınıfa ayırdım. Faiz ile ilgili bilgilerini istedim, anlattırdım. Ertesi hafta derse başladık. Gençler beni çok iyi dinleyin. Bu dersimizde size dinî bir delil ya da ilgili bir açıklama yapmayacağım. Sâdece sizinle beraber bir hesap yapacağız. Bu hesaptan sonra kararı ben değil, siz vereceksiniz, dedim.

Bir çift ayakkabı üzerinden hesabı yürüttük. Bir çift ayakkabılık deriyi 30 liraya satın aldık. Detaya girmedik. Dericiler, toptancılar, imalatçılar, imalattan sonra toptancılar, perakendeciler ve tüketiciler arasında sermaye, kâr ve faiz oranlarını tablo halinde düzenledik. Ayakkabılar tüketiciye altı bin liraya ulaştı. Faiz oranlarını indirdik. Faizsiz fiyat üç bin liradan az olarak neticelendi. Çünkü faizin oranı o zaman % 55 idi. Bu neticeden sonra öğrenciler bana bakıyorlar ben de onları gözlemliyordum.

Öğrencilerimden biri el kaldırdı. Buyurun dedim. Hocam biz soruyu size kasıtlı sorduk. Siz bizi nasıl ikna ettiniz? dedi. Ben size bir soru daha soracağım. Hesap yaparken ben sizin rakamlarınıza müdahale etmedim, değil mi, dedim. Bir kız öğrencim, hocam deseniz ya biz her şeyde aldatılıyoruz. Geçende de bizi Kıbrıs meselesinde de öyle aydınlatmıştınız. Biz hayatın gerçeklerini nasıl öğreneceğiz,

Elbette çocuklar çok haklı idiler. Amma meselenin temelinde çok sebep vardı. Her şeyden önce bugün problem biz Müslümanlardadır. Çünkü biz Kur’an’dan çok uzak kaldık. Bakın Allah Teâlâ bize bunu nasıl hatırlatıyor? “Bu millete ne oluyor ki, Kur’an’ı anlamağa yanaşmıyorlar.” (Nisa:4/78) Şimdi biz Kur’an’ı dinleyelim;

Allah faizin bereketini yok ederek mahveder de sadakaları bereketlendirerek artırır. Hem Allah vebal yüklenici ısrarcı günahkâr kâfirleri sevmez. …Ey müminler! Allah’tan ittika edin, faizden geri kalanı terk edin, eğer müminler iseniz. Eğer siz faizi terk etmezseniz Allah’a ve Resûlüne karşı savaşa girmiş olduğunuzu bilin. Eğer faizciliğe tevbe ederseniz mallarınızın sermayeleri yine sizindir. Böylece ne zalim ne de mazlûm olursunuz. Eğer borçlu darlık içinde bulunuyorsa ona geniş bir zamana kadar mühlet verin. Sadaka olarak bağışlamanız ise sizin için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz. Öyle bir günden ittikâ ederek sakının ki o gün Allah’a döndürülüp götürüleceksiniz. Sonra herkese kazandığı tastamam verilecek, onlara haksızlık edilmeyecektir. (Bakara:2/275-…281) İşte, bunları gençlerimize anlatmalıyız!

Elbette ümmet olarak Kur’an sadakati ile… Esselamualeykum.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

nuri

Muhterem Yazılarınızı okurken çok yorulduğumu his ediyorum. Çok da istifade ettiğimi söyleyemem. Yazılarınız da bir akıcılık olmuyor...

Nedim

İslâm tarihi boyunca İslam iddiası taşıyanlar arasında çok makul olanlar olduğu gibi ne peygambere ne ashab a ve nede dört mezhep imamlarına benzemeyen garip oldukları kadar sapkınlıklar barındıran lar da çıkmıştır.Zaten böyle olacağını hem Kuran'da hem de sünnette yani peygamber sav in sözlerinden de açıklanmıştı.Mesala Kuran'da ehlikitap gibi olmayın onların dinlerini parça parça ettikleri gibi yapmayın kitapla aranıza onlar gibi mesafe koymayın v.b uyarılar yapıldığı bilinir.Nisa 115.ayette hidayette olanların peygamber e ve sünnetine muhalefet etmemeyi ve müslümanların sahabenin yolundan itikadından ayrılmamayi gerektiği anlatılır.Ve Tevbe 100 de de Allah cc razı olduğu Sahabeler ve onlara güzelce sahih meşru olarak tâbi olanlar olduğu da buyrulur.Mumtehine 4 ile de kıyamete kadar ki insanlara Müslüman örneği olarak başta sahabeler ve bizler olarak İbrahim as ve yanındakiler müslümanların güzel örnek oldukları ve yaşadıkları toplumların içinde kimin hak ta kimin batilda olduğunu bildikleri ve sapkın olanların kendilerinden ve Allah'tan başka İbadet ettiklerinden beri olduklarını onları tekfir ettiklerini ve muhataplarıni tevbeye yani o sapkinliklari küfürleri bırakmaya çağırıp tevbe etmedikleri durumda sürekli bir düşmanlık (somut)ve nefret (soyut) başladığını söylemelerini kıyamete kadar Allah cc bütün müslümanlara örnek göstermiştir.Bunun için Âlimler Kur'an'ı sünneti sahabe nasıl anlamış yaşamış inanmişsa o şekilde olmalıdır der.Ve Kur'an'ı sünneti sahabe den farklı anlayanlari red edilir der âlimler.Cunku başta Tevbe 100 de ve diğer ayetlerde Allah cc tarafından islamlari tek makbul olanların sahabe ve onlara güzelce tâbi olanlar olduğu buyrulur.Zaten Kur'an'ı sünneti İslam'ı sahabeden farklı anlayan hariciler Şiiler mutezile ve Vahdeti vucudcu sufiler ve şia gibi peygamber dışı kişileri masum günahsız İsmet sahibi sirattan geçirici bir inanç içinde ve Hristiyanlar in isa as ve salih zatların ruhundan istiğase istane rabıta tevessül yapmalarına benzer bir inanç içinde olan sufilerin de sahabeden farklı olduklarından sapmislardir.Basta inanç akaid konularında ve amelî fıkhi konularında sahabeye benzer olanlar Müslüman oldukları bilinir.Sahabenin amelî fıkhi uygulamalarınin taşıyıcısı olan dört mezhep imamları nin bu özelliğini bilmeyen cahiller ve dini hayatlarına göre tahrif edenler tevbe 100 ve nisa 115 ve bilmediklerinizi zikr (Kur'an)ehline sorun vb ayetlere dayanan mezheplerin niyetine erişmeye ler laf atarlar küçük beyinleriyle.. Osmanlı sonrası İslam dünyasında özellikle SAHABENİN itikadı inancı küfür şirk Müslüman kâfir vb konularda taşıyıcı âlimlerin günümüze emperyalist güçlerin ve onların hizmetkarlari tarafından kotulenip Yunus Emre Mevlana Ibn Arabi vb emperyalist dinlere ideolojilere uygun kişiler ise örnek gösterilmektedir.Sahabe inancı nda ne haricilik ne Şiilik ne mutezili ve nede Vahdeti vucud başta olmak üzere nice sapkinligi barındıran sufilik vardır
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23