• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İlhan Oral
İlhan Oral
TÜM YAZILARI

Ağır cezalar ve baskı, çare değil!

03 Mayıs 2026
A


İlhan Oral İletişim: [email protected]

Ağır cezalar ve baskı, çare değil!

İlhan Oral

Her kademedeki yetkilimize tarihî ve sosyolojik acı bir hakikati hatırlatacağım. “Karıncaezmez” ve “miskali zerre şerden” kalbi ürpererek korkan insanımız vardı.


 

Biz onu kaybettik. O insan ile buluşmadıktan sonra hiçbir tedbir, hiçbir ceza huzur ve güven sağlamaz. Hiçbir vahşet, rüşvet, soygun, vurgun, talan, cinayet ve hırsızlık önlenemez. Bugün olduğu gibi her biri artarak devam eder.


O insan kalmayınca geride kalan insan tipinde kuduz canavar türemesi artar. Saldırmadık değer, yıkmadık âbide bırakmaz. Artık onda ıslah olacak bir özellik de kalmaz.  


 


Öncelikle o kaybettiğimiz insan kadındır. O kaybettiğimiz kadın öncelik ve özellikle anadır. İşte o ana olan insan başta bireyin dolayısı ile tüm toplumların esas temelidir.


O öyle bir temeldir ki, başka temeller onun tamamlayıcılarıdır. 

Jinekoloji bilim dalında verilen bilgiler ve gelişmeler ananın ve dünyaya getireceği “ahsen’i takvim insanın” yücelik değerini gösterir.


O ahsen’i takvim insan ana karnında doğuma kadar geçirdiği evreler ve kademelerini ancak her tür incelikleri ve hikmetleri ile Yaratan hakiki sanatkâr Allah’tır. O münezzehtir.



O bu mukaddes görevi yalnızca anaya tahsis ederek onun ne yüce bir görevle görevlendirilmiş olduğunu teyid eder. Ana rahmine insan dölünü Hak Allah tayin eder. Gelişme başlar.


 

Bundan sonra insan olarak dünyaya gelecek “halden hale dönüşerek” gelişen o varlık her tür ihtiyacını ananın canından kanından, iliğinden, sıcaklığından, sükûnetinden, kısacası genlerine varıncaya kadar her değerini anadan alarak gelişir.


 

Bu mukaddes görevde baba tohumu toprağa emanet ederek eken bir görevlidir. Hele bir bakın  “O yaratıcıların en güzeli Allah Teâlâ” bunu nasıl dile getiriyor? “Siz düşünmez misiniz? O akıttığınız menileri yaratan siz misiniz? Yoksa onu yaratanlar biz miyiz?” (Vakia:56/58,59)


Buna rağmen onun en çok çilesini çeken anadır. Onun için ana, “Allah Teâlâ’nın fıtrat üzere” yarattığı biri ise, bebek te öyle olur. Eğer ana “insan tipinde kuduz canavar” ise dünyaya gelen bebek de öyle olur. 



 

Öyle ise şimdi tercihimizi yapma zorundayız. Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem konu ile ilgili ne ilginç açıklama yapıyor; “Her çocuk İslam fıtratı üzere doğar. Sonra anası ve babası onu ya yahudî ya nasranî ya mecusî ya da başka bir modelde yetiştirir.”


İşte burada mesele tam kıvam notası ile tecelli etmektedir. Bin yıllık bir medeniyet sahibi millet şan ile şeref ile ilim, adalet, merhamet, hak kavramları ile “yetmiş iki buçuk milleti” yüzlerce sene huzur ve güvenle yöneterek sürdürmüştür. 


 

Onlar Rumeli denilen bir ülkeyi fethetmiş ve o ülkeye “ANADOLU” adını vererek “ananın ne kadar önemli ve ne kadar ulvî bir değer taşıdığını bütün dünyaya göstermişlerdir. İlâhî kanunun tecellisi, insanları derin düşüncelere yoğunlaştırmıştır.


 

Kendine analık gibi çok yüksek değeri veren Allah, hiçbir kadını peygamber olarak görevlendirmemiştir. Fakat Hazreti Âdem aleyhi selamdan başka bütün peygamberleri ana olan kadın doğurmuştur.


Fıtratından hiç ödün vermeyen sineklerden biri olan arı toplumu bir arının yumurtalarından oluşur. Arı kovanını da o ana arı yönetir. O ölünce bütün kovan arıları dağılır ve ölür giderler. Kovan virâneye dönüşür.


 

İşte bugün dünya insanlığının korkunç trajedisinin odak noktası da burasıdır. Anasız kovanın virâneye dönüştüğü gibi insan toplumları da ayni kaderi yaşamaktadır. Pekiyi, yok mu bunun çaresi diye soralım.


Elbette bunun çaresi vardır. O çare de adlî İlâhîdir. Bahtı karanlığa mahkûm edilmiş kadını yeniden analık makamına ve onu soylu görevine yönlendirmektir. Beşerî çırpınışlar kadını da toplumu da çökertmiş.

Gelecek umudu olan FITRATA dönülmelidir! Esselamu aleykum

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23