• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Hayat bir merdivendir

09 Ocak 2026
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Hayat bir merdivendir

İDRİS GÜNAYDIN

Çocukluğumu hatırlıyorum. Uçsuz bucaksız arzular içindeyim. 

Ne oyundan yoruluyorum ne işten. 

Her gün iki km’lik okula gidiyorum kuş gibi.. Sade kuru ekmek yesem yetiyor. Yediğim  meyvelerin sütü ağzımdan fışkırıyor.

Çocuğum... Ömür hep böyle devam edecek sanıyorum. Bayram günleri bile evde duramıyorum. Oyun, oyun...

Babam çağırıyor:  “Oğlum. Bıkmadın mı oyundan. Gurbetten falanca ağabeyin gelmiş. Onu görmeyecek misin?” 



İstemeye istemeye eve gidiyorum.

Gencim, 19 yaşımdayım. Bir köyde imamım. Bekar ve yalnızım. Evim çok girdap bir yerde. Yakınımda ev yok. Cesur ve atılganım. Hiçbir şeyden korkum yok. 

Çok uzaklardan bir vatandaş, “gece gel, sahuru yapalım, bizde yat” diyor. Her gece karanlıkta gidiyor, sahurdan sonra evime geliyorum. Nereden? Bir derenin çayından. Ne ile? Camlı ışık ile. Köyde elektrik yok. Pilli fener de...

Biri o karanlıkta “höt” dese koruyacak Allah’tan başka kimse yok.



Olsun; hayatın basamaklarını bir bir çıkıyorum. Kah üzücü kah sevinçli...

Hayat 60’ına kadar yukarı uzayan bir merdiven gibi. Acı tatlı fakat ileriye... 50 veya 60’tan sonra ne oluyor bilinmez. Basamaklar bir bir düşmeye başlıyor. Artık dünya hevesleri yerini ölüm telaşına bırakıyor. Bir torba ilaç ve hayat...

Gün gelir, bir buruk cümle okursunuz eğer gazete bir iyilik yaparsa: “Yazarımız falanca Rabbine kavuşmuştur. Allah rahmet eylesin.”


İşte hayat ve son. Allah sonumuzu hayırlı kılsın. Kendi rızasına muvafık kılsın.

İnsan anne veya baba olarak ne kadar sevilirse sevilsin. Hiçbir eş veya çocuk bir gün gelip, “Mezarına su doldu mu, pompalattıralım mı? Bulunduğun yer çok soğuk mu bir ısıtıcı getirelim mi? Bulunduğun yer çok karanlık mı ışık bağlayalım mı?” demez, dese de kıymeti yoktur.


İnsan iki emaneti taşıyarak insan olur: ruh ve beden...  Ölüm her iki emanetin de sahibine geri verilmesidir. 


Dünyada geçiciyiz. Dünya imar edilmelidir, ediyoruz. Seslerimizle şenlenmeliydi şenlendiriyoruz.

Bir süre bu dünyada sahipmiş gibi, malikmiş gibi hüküm sürüyoruz.


Ne canlar göçtü dünyadan? Ne akıldaneler, yakışıklılar, hayata doymayanlar. Boşluğu dolmaz denilenler suya gömülen cisim gibi kayboldu, az sonra su eski halini aldı.

Kişi için bir kurtuluş yolu var: Namaz ve ibadet.

Ahiret yurdu hakkında felsefeciler akıl yürütüyor ama birinin dediği diğerini tutmuyor.


Bilim adamları tahminde bulunuyor ama hiçbiri oraya gidip gelmedi.

Sadece din neyi ne kadar anlatıyorsa o doğru. Çünkü dünya yurdunu da ahiret yurdunu da yaratan O. O, ne derse o. Başka inanacağımız bir hakikat yok.

Dünyada güzel isim bırakabilirsek ardımızda bir süre o yaşayacak. Gerisi, “Ne söylerler ne bir haber verirler” vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Torbadakiler

"Tansiyon hapı, şeker hapı, kan sulandırıcı, kalp ritmi duzenleyici". Emeklilerin vazgeçilmezleri.

Hırsa gerek yok...

"Her başlangıcı olanın bir sonu vardır. Hiç kimse dünyaya direk kalmayacaktır."
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23