• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Din eğitiminde şiddet

27 Nisan 2026
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Din eğitiminde şiddet

İDRİS GÜNAYDIN

Bu yazımda din eğitimi yaptırılan çocuklarımıza anne, baba ve hocalarının uyguladığı şiddet üzerinde durmak istiyorum. Elbette ki bu yazım yaşanmış bir olay üzerinedir. 

Türkiye’de dini eğitim denince hafızlık, imam hatip okulları, Kur’an Kursları ve sıbyan mektepleri gelir. Bunlardan hiçbirinde şiddet uygulanmamalıdır. Çocuğa dinimizin özünü, onun için lazım olan ve günlük ibadetlerde bilmesi lazım gelen bazı ritüelleri ve duaları öğretmek için şiddet uygulamak gerekmez. 

Şöyle bir hayatıma bakıyorum: O kadar, sürekli kullanmadığım şeyler öğrenmişim ki, bunlar olmadan da, sadece namazın vasıflarını öğrenerek fakat iyi bir Müslüman olmak için uymam gereken ahlaki davranışların benimsetilmesi halinde, bugün beni tanıyanların bende gördükleri, Müslümanlığımı tescilleyen ibadet ve davranışlara sahip olabilirdim.

Gerçi ben  tabii bu mesleğin öğretmeniyim, bilmem ondan tabii.

Bunlar içinde en büyük şiddet, ailelerin, çocuğun okumasını istediği okulda zorla okutmasıdır.



Halbuki bu saydığım yerler konusunda zorlamadan, anne veya baba dirayetini kullanmadan, ikna ile veya bilen birine çocuğu götürüp ikna ettirerek veya imam hatip okuluna gidecekse  okulu gezdirerek gerekirse bir derse sokarak öğrenci ikna edilebilir. Veya şu yol denenmelidir: “Sen beni kırmadın hafız oldun, ben de seni kırmayacağım, hangi okulu istiyorsan oraya vereceğim.”

 Tecrübe ettim ve hâlâ ediyorum ki; çok zeki çocuklar hafızlığa gidip ardından iki yıl sınıf kaybından sonra arayı kapatmaya çalışırken, sınıflarında kendilerine rakip gördükleri arkadaşlarına yetişemeyip, o arayı kapatamayıp, diledikleri okulu kazanamayınca isyankar oluyorlar.

İsyankar oluyorlar.

Hepsi mi? Değil ama onların arasından bir kişi çıksa çok kötü bir örnek oluyor...


Buna örnekler var. Bir örneği yaşıyoruz, maalesef.

Bu konuyu daha önce de yazdım. Lakin sıradan bir insanın ateist olması yaralamıyor da böyle birinin ateist olması yaralıyor. Şimdi zaman, her zamankinden hem iyi hem kötü. İyi; çünkü, musluğu açtığınızda temiz su anında her yana ulaşıyor. Kötü; çünkü, lağım patladığında koku her haneye anında ulaşıyor. Üstelik sadece belli yaştakiler etkilenmiyor. Her yaştaki çocuk neredeyse etkileniyor.

 


Tekraren yazıyorum: Kur’an’ın belli başlı ayet ve sureleri metin ve mana yönünden çocuğa bellettirilirse ve Kur’an hakkında detaylı bilgi verilir ve o çocuk ikna edilirse biz bu nesli kazanmış olacağız. Yok, eğer, körü körüne ezberletir de ayrıca tehdit edersek bu nesil ellerimizden kayıyor. Hangi okulda okursa okusun.

Bediüzzaman Said Nursi yüz yıl önce çok doğru bir tespit yapmış. “Eski hal muhal. Ya yeni hal ya izmihlal” demiş. Yani Osmanlı medreselerinde olduğu gibi emsile, bina, maksut, sarf-nahiv sistemi daha yürümez. Ya yeni bir yol bulacağız ya da bu asırdaki laik eğitim karşısında yok olacağız. Çok doğru söylemiş. Bugün ise cep telefonları yeni bir metot bulmamızı gerekli kılıyor.

Türkiye’de her inanç kesimi altın çağını yaşıyor. Dini eğitimde olanlar hariç. Çocuk imam hatip okuluna gidince başarısız olacağını sanıyor. Bu hususta sağdan soldan yapılan telkinler olumsuz. Yapılan kampanyalar yeterli olamıyor. Annesinin babasının hatırını kırmamak için bu okulu tercih edenler oluyor ama yetişkinlik çağına ulaştığında frekansı değişiyor.



Bu bizim en zayıf noktamız. Bu nokta zayıf olunca eğitime verdiklerimiz yanında bu eğitimi almayan kesimde de bir ürküntüye yol açıyor. Onlar da ya hissiz ya da düşman oluyorlar.

Bir de kötü örnekler çok. Pabucu dama atmak devri yeniden getirilse fakat sadece tüccar olanları değil hangi toplum kesiminden olursa olsun, İslam ahlakına ve genel ahlaka aykırı hareket edenlerin pabucu dama atılsa…

Ayrıca notu cezalandırma aracı olarak kullanmak... Burada karşımızdaki öğrencinin sadece notla hayatına tesir etmiyoruz inancına da tesir ediyoruz.

Şu kadarını itiraf edelim ki; büyüdüğümüz çağa göre bugün şiddet azalmış durumda. Bu iyi bir gelişme ama okullardan ziyade evlerde yine bazı babalar bu yolu deniyorlar; haberleri geliyor. 


İNGİLTERE’DE SİGARA

İngiltere Avam ve Lordlar kamarası karar almış ki, belli tarihten sonra doğacak çocuklar ömür boyu sigara içemeyecekler. Onlar öyledir: Kendi milletlerini korumak konusunda köpek gibi duyarlı olurlar, aradaki kayıplarını bizim gibi ülkelerden çıkarırlar.

Bizde öğretmen odalarında sigara yasağı gelince, bazı yerlerde sigara yasağı gelince az küfretmediler Tayyip Erdoğan’a. Hem de bu ülkenin okumuşları. Kulaklarımla duydum.

Ama Avrupa yapınca medeni oluyor. 

Tıpkı daha önce yazdığım gibi, Almanya’nın Duisburg kentinde 480 Euro’ya daire var. Türkiye’de o daireye köpek bağlamazsınız ama Almanya’ya gitseler öyle daireler buldukları için bazıları kendilerinden geçerler. Lakin Türkiye’de olsalar yeni olacak, daha önce kimse girmemiş olacak, asansörlü olacak, şu kadar odası olacak, balkonu olacak, güneş alacak… Bunu isterler.


 Avrupa’ya gidince ne oluyor? İnsanın şerefi mi yükseliyor?

 İnşallah İngiltere’nin bu yaptığı bize örnek olur da sigara kartelinden kurtuluruz. Ticaret yapanlar için altın bile veresiye alınırken tek, para peşin mal peşin; sigara. Neden? Çünkü işin başını ABD tutuyor da onun için. 

Vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23