Değerini bir gün herkes anlayacak… CHP'nin "128 milyar dolar" yalanına bir tokat da AYM'den: Berat Albayrak haklı çıktı
CHP'nin yıllarca dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak üzerinden yürüttüğü 128 milyar dolar yalanı yargıdan döndü. Anayasa Mahkemesi'nin 20 Mayıs 2026 tarihli kararıyla; yerel mahkeme, istinaf ve AYM olmak üzere üç yargı katmanı da iddianın delillendirilemediği ve Albayrak lehine verilen tazminatın haklı olduğu noktasında birleşti.
Türk siyasi tarihine "yakın dönemin en büyük iftira kampanyası" olarak geçen "128 milyar dolar" sürecinde yargı, son sözünü söyledi. Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın CHP aleyhine açtığı ve kazandığı manevi tazminat davası; önce yerel mahkemede, ardından istinafta ve nihayet Anayasa Mahkemesi'nde olmak üzere üç yargı katmanından da geçti. Sonuç her aşamada aynı oldu: CHP'nin Albayrak'a yönelttiği isnatların hiçbir olgusal temeli, hiçbir delili ortaya konulamadı.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ TEZİ DE YARGIDAN DÖNDÜ
AYM Birinci Bölümü'nün 20 Mayıs 2026 tarihli ve 2022/70336 başvuru numaralı kararı, 9 Haziran'da Kararlar Bilgi Bankası'nda yayımlandı. Böylece CHP'nin tazminat cezasından kurtulmak için öne sürdüğü "ifade özgürlüğü" tezi de en yüksek yargı merciinden dönmüş oldu.
ŞEHİT VE GAZİLER VAKFI’NA BAĞIŞLADI
Kararla birlikte, yerel mahkemenin CHP’ye kestiği 40 bin liralık tazminat cezası da kesinleşmiş oldu. Daha önce yerel mahkeme ve istinaf tarafından "kişilik haklarına saldırı" olarak değerlendirilen bu ceza tutarı, Berat Albayrak’ın avukatları tarafından Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı’na bağışlanmıştı.
128 MİLYAR DOLAR TARTIŞMASI NEDİR?
Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak döneminde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) döviz kurlarını ve faizleri düşük tutmak amacıyla 2019-2020 yıllarında arka kapı yöntemleriyle piyasaya yaklaşık 128 milyar dolar sattığı iddia edilmişti. CHP, bu satışların şeffaf olmayan yöntemlerle, Merkez Bankası protokolleri dışına çıkılarak yapıldığını ve rezervlerin eritilerek kamunun zarara uğratıldığını savunarak "128 milyar dolar nerede?" sorusunu ulusal bir kampanya haline getirmişti. İktidar kanadı ve ekonomi yönetimi ise paranın piyasa dinamikleri içinde cari açığın finansmanı, yabancı sermaye çıkışları, vatandaşın altın/döviz talebi ve özel sektörün dış borç ödemeleri için yasal yollarla kullanıldığını belirterek suçlamaları reddetmişti.

