• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Bir çok bilmişe cevap

08 Mayıs 2026
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Bir çok bilmişe cevap

İDRİS GÜNAYDIN

Bir çok bilmiş var.. 

İddia ediyor ki “Kur’an bir Kureyş düşü” imiş…

Peygamberimiz Kureyşli ve Kur’an’ı güya kendi  uydurdu. Sade Kureyşli oluşuna küçük bir surede atıfta bulundu: Kureyş Suresi… Öyle mi?

Bu kişinin iddialarına naklen cevaba gerek yok. Çünkü ortada ciddiye alınacak bir nakil de yok. Sadece aklen cevap vermek yeterlidir.

Hemen şunu belirteyim ki bazı, bize verilen nimetler yerince kullanamayınca tehlikelidir.  Mesela doktor çok tesirli ilaç verir. İlaç çok tesirlidir ama dozunda kullanmak gerekir. Bir anda şifa bulmak ümidiyle hepsini içen zehirlenir. İlaç şifa olmaktan çıkıp zehire dönüşür.


Bir insan aklına da çok güvenmemelidir. Arabanın son model olması ve çok hızlı gitmesi marifet değildir. Marifet uçuruma doğru gitmemesidir. Kur’an böyle olanlar için “Vela yezidüz zalimine illa hasera:… Bu Kur’an zalimlerin (aklını putlaştıranların, malını putlaştıranların, bilgisini putlaştıranların, makamını putlaştıranların…v.s.)  zararını artırır/ İsra 82” der.

*Şöyle tüm Arapça metinlerini önümüze koyalım. Şiir, nesir, masal, hikaye, deneme… Kur’an’ın akıcılığına benzer bir Arapça metin bulunabilir mi?         


Kur’an’ın okunuşu onun için lezizdir ve sonları hep kafiyelidir. Bu, sureden sureye değişir. Burada iki misali takdirlerinize sunmak isterim: Ala Suresi: “Ala, fesevva, feheda, ehva, yahfa… “(Ala Suresi)

E’amalehüm, Balehüm, Emsalehüm, arrafeha lehüm. egdameküm, Mevla lehüm…” (Muhammed Suresi)


Burada görüldüğü ve okuyanların okuyuşundan zevk alındığı gibi bir kolaylık ve dile yatkınlık vardır. Her hangi metin gibi harfler oraya buraya takılıp ses çıkarmaz.

Evet Kur’an böyledir. Tarih boyuncayı bilmem ama son yıllarda Kur’an’ın okunuşunu dinlerken etkilenip, Müslüman olanlar diğer sebeplerden İslam’ı seçenlerden daha fazladır.

*Hz. Peygamberin mübarek ağızlarından dökülen ayetler, şekil itibarı ile hadislere nasıl karışmamıştır? Çünkü peygamberimiz “Bu ayettir ve bunu o sayfalara yazın” demiştir. Hz. Peygamberin ümmi olduğu hem ayetle hem de Hudeybiye andlaşmasını yazarken Süheyl b. Amr’ın inadına cevap verirken, Hz. Ali efendimize, “sil, yaz” gibi talimatlar vermiş, kendisi bir kelime bile yazamamıştır; o olaydan bellidir.

*Eğer Kur’an’ı Hz. Muhammed kendi uydursa idi, onun Kur’an’da en fazla kendinden bahsetmesine kim karşı gelebilirdi? Ama o Kur’an beş kez Muhammed peygamberden söz ederken mesela Hz. Musa’dan seksen küsur kez söz eder.

Bir de Kur’an öyle mucize bir kitap ki; İsrailoğulları ve Yahudiler hakkında ne tür bilgi veriyorsa, aynısı çağımızda da gerçekleşti. Kur’an’da  İsra Suresi 8’de “…ve in udtüm udna  ve cealna cehenneme  lilkafirine hasira: … fakat siz eğer yine fesatçılığa dönerseniz biz de sizi yine cezalandırırız. Biz cehennemi kafirler için bir hapishane yaptık” buyurur. Bununla “fitneye, fesada yine dönerseniz…” ifadesi anlamlıdır. 


Bugün İsrailoğulların fitne fesada dönmediğini kim iddia edebilir? 


Ve bugün İsrailoğullarının bu fitne fesadından ötürü büyük bir sille yiyecekleri zamanın yaklaşmakta olduğunu kim inkar edebilir?

Kur’an bir Kureyş düşü ise onu peygamber Muhammed yazmıştır diyen gayrimüslimler ile aynı paralel noktadasınız. Siz de insansınız ve bir benzerini veya birazcık parçasını yazın. Adam değil misiniz? Kendinizde o cesareti göremiyorsunuz da isyan etme cesaretini nereden buluyorsunuz?

* Kur’an’ı kendi yazan bir peygamber, ırkçılığı yasaklar mıydı. Irkçılığı yasaklayarak, kendi kabilesi olan Kureyş’i ve Haşimoğullarını da diğer kabilelerle eşitlemiyor mu?

* Kur’an Hz. Peygamberin (haşa) uydurması ise ne güzel; Kur’an ve hadislerle Arapları bağlamış bir peygamber, öleceğini de biliyor, bolluk içinde yaşamaz mıydı? Neden fakru zaruret içinde yaşadı? 

* İş başına gelen krallar kendilerine bir malikane yaptırırken bir peygamber niçin böyle bir yolu denemedi? İtiraz eden mi çıkacaktı?

*Kur’an’da bir çelişki yok. Yarısı oruç tutmaktan yarısı tutmamaktan bahsetmiyor. Yarısı mirasta erkeğe iki, kıza biri söylerken diğer yarısında bunun tam aksi yok; nedendir?


* Yerin de göğün de yedi katmandan, tabakadan olduğunu söylemesi peygamberimizin bilgisiyle mi Allah’ın bilgisi ile mi mümkün olur?

*Keza Lut Gölünün yeryüzünün en alçak yeri kararı asrımızın keşfi olduğuna göre, yüz yıllar önce peygamberimizin bunu bilip söylemesi mümkün müdür?

* Gün, ay, hafta sayıları tıpa tıp, Kur’an’daki sayılarla bir çıkmaktadır. Bunu peygamber aklı da olsa bir insan, o gün bilebilir miydi?

* Bunca aciz kalacağın sorular karşısında niçin şeytana uydun ki böyle umutsuz vakasın? 

Sen böyle belaların son püskülü olmaya soyundun demek? Hakk’a dönmeni dilerim vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23