--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sosyal Medyada Devlet Trolleri

İbrahim Karataş
İbrahim Karataş

Sosyal medyada takma isimlerle paylaşımda bulunan birçok kişi var.  Bunların bir kısmı yazdıkları yüzünden ceza almamak, bir kısmı da belli bir fikrin veya grubun propagandasını yaparken deşifre olmamak için sahte hesaplar kullanır (bkz. FuatAvni).  Bir kısmı da bildiğimiz devlet memurudur veya devlet adına yazan bir troldür. Bu konuyu daha önce de İsrail Başbakanlık Ofisine bağlı çalışan öğrencileri örnek vererek yazmıştık. Putin de bir sosyal medya kullanıcı ordusu kurunca önemine binaen yeniden yazma gereği duyduk. 

Öncelikle Netanyahu’nun internet ordusunu tekrar hatırlayalım.  İsrail Başbakanlık Ofisi 2009’daki Gazze saldırısından beri Tel Aviv’deki öğrencilere burs vererek İsrail lehinde propagandalar yaptırıp aleyhteki paylaşımları etkisiz bırakacak bir sosyal medya savaşı verdiriyor.  Ekibin başındaki bir Genel Koordinatör ve ona bağlı çalışan üç yardımcısı öğrencileri organize ederek Twitter’da, Facebook’ta veya Youtube’da İsrail’in yaptıklarının doğruluğunu ispat etmeye çalışıyorlar. Bir yandan da Filistinlileri suçlu gösteriyorlar.  

Rus lider Putin ise Netanyahu’nun bir adım önüne geçerek daha  kurumsal bir ünite kurmuş. El Cezire’nin haberine göre  St. Petersburg’da kurduğu Rusya İnternet Araştırma Merkezi Putin’in trol fabrikası gibi çalışıyor. Merkezde çalışan her trol günde 12 saat boyunca her biri 200 karakterden az olmayacak 135 adet yorum yapmak zorunda.  Troller tartışmalara orijinallik katmak için bazen Putin muhalifi gibi davranıyorlar. Diğerleri ise Putin’i destekleyerek sonunda kazananın Putin olmasını sağlıyorlar. Trollerin hepsi Putin, Rus ordusu veya savunma bakanı gibi beş anahtar kelimeyi  yaptıkları yorumlarda kullanmak zorundalar. 

Doğrusu Putin’in ve Netanyahu’nun sanal alemde ordu kurma fikrini yanlış bulmuyor ve Türkiye’nin de bu tür trollere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Öncelikle bir konuya açıklık getireyim; devlet trollerinden kastım iktidardaki AK Parti lehine yorumlarda bulunan kişiler değildir. İktidar partisi ihtiyaç duyuyorsa  devletin kaynaklarını kullanmadan kendi sosyal medya ekibini kurabilir.  Ancak seçilmiş bir Cumhurbaşkanı ve hükümeti karalayan, hakaret eden, halkı isyana teşvik eden, terör propagandası yapan ve yalan yanlış bilgilerle zihin bulandıran, gerek bireysel gerekse de başka ülkelerin hesabına çalışan trollerle mücadele etmek için mutlaka bir sosyal medya ekibi kurulmalıdır. 

Bilhassa Twitter’da İngilizce olarak Türk yöneticilere hakaret eden, sadece olumsuz yorumlar paylaşan ve ülkeyi küçük düşüren binlerce sahte ve gerçek hesap var. Yalan yanlış paylaşımlar yabancı bir dilde olunca karşılık verenlerin sayısı birden azalıyor. Halk ve devlet susunca konuşanlar yalan da söylese, söyledikleri muteber kabul ediliyor.  Sırf bu paylaşımlar yüzündendir ki Türkiye IŞİD destekçisi (!), Erdoğan diktatör (!), Berkinler ekmek almaya giden çocuk (!), Gezi olayları da halkçı protestolarmış gibi bir algı oluşturuldu. Bu algıları bertaraf etmek için ya hakperestliği bir kenara bırakıp İsrail’i, Esed’i ve Sisi gibi diktatörleri destekleyeceksiniz, ya Çin gibi kendi sosyal medyanızı oluşturacaksınız, ya da devlet olarak sanal aleme el atacaksınız. 

Sanal alemde toplumun yüzde 1’ini bile temsil etmeyen paralel yapı, azgın sol azınlık ve yabancı trollerle baş edememek devletin zaafı olur. IŞİD’in bu kadar güçlenmesinde bir dönem 60 bin adet twitter hesabının büyük payı olduğunu unutmamalıyız. Silah ve para gibi geleneksel güç unsurlarının boyut değiştirerek sanal aleme taşındığı bir dönemde yaşıyoruz. Mevcut teknolojik imkanlar 1980 döneminde olsaydı Evren cuntası bir iki ayda darbe yapabilirdi. Eğer devlet internetin kontrolünü anarşistlere teslim ederse  devlet birkaç ayda teröre teslim olur. Onun için sanal alemdeki gerçek tehdite “dikkat” diyoruz.

İbrahim Karataş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle