Global paralel devlet ve neo-Dürzilik

18 Şubat 2019 Pazartesi

Geçtiğimiz hafta Amerikan paralel devleti için hareketli bir gün oldu. Müslüman vekil Ilhan Omar, Yahudi lobisinin en önemli kuruluşu AIPAC’ın Senato ve Kongre üyelerini para ile satın aldığını söyleyince kıyamet koptu. Aslında malumun ilanıydı söylenen. Kıyameti koparanlar da Amerikalılar değil Yahudi lobisiydi. Siyonist gruplar aynı anda hem Demokratlara hem de Cumhuriyetçilere bağışta bulunduğu için Ilhan Omar’ın mensubu olduğu Demokratlar da tepki gösterdiler (Cesaretleri varsa etmesinler). Omar da özür diledi ama düşüncelerinin değişmediğini ima eden sözler sarf etti. 

Ne var ki Omar Somali kökenli bir mülteci, siyahi ve mücadelesinde tek başına kalan bir siyasetçi. Dileriz ki en azından aynı fikirde olanlar sahip çıkar. Çünkü Amerika’da çok az siyasetçi “kral çıplak” diyebilir. Omar son çıkışıyla lobinin on milyonlarca dolar harcadığı imajına büyük bir darbe vurdu. Darbenin etkisini azaltmak için midir bilinmez ama Amerikan hükümetini kapatıp kuruş para vermeyen Trump İsrail’e 200 milyon dolarlık yardımı onayladı. Yardımcısı Pence ise Auschwitz kampını ziyaret edip iman tazeledi. Bu arada; Omar da kongrede 1980’lerde El Salvador’da kıyım yapan ve Trump tarafından Venezuela özel temsilcisi olarak atanan elliott Abrams’ı sorularıyla sıkıştırıyordu. Abrams kim? Yahudi lobisinden bir avukat. Ya da daha doğru ifadeyle bir insan kasabı. 

Tüm bunlar olurken bir-iki cesur gazete Yahudi lobisinin finansal durumunu deşifre etti. Buna göre sadece AIPAC yılda 100 milyon dolardan fazla bağış alıyor. Yahudi lobisi son seçimlerde kongre üyesi ve Senato adaylarına 25 milyon dolarlık bağış yaptı. Bağışlarda parti ayrımı yapmıyorlar. Çünkü destekledikleri parti kaybederse kazananla karşı karşıya gelme durumu var. 

Daha önceki yazılarımda da demiştim; FETÖ paralel bir devlet kurup tam ülkeye hakim olacakken engel olundu. Ama Amerikalılar bunu başaramadılar. Siyonist Yahudiler Amerika’da kendi paralel devletlerini kurdular ve şu anda gerçek devletin boynuna iplerini takıp deve misali arkalarında dolaştırıyorlar. FETÖ’yü anlamak için Yahudi lobisini, lobiyi anlamak için de FETÖ’yü anlamak lazım dediğimi de hatırlıyorum. 

FETÖ yıllar boyu Amerikalı siyasetçileri ücretsiz turlarla Türkiye’ye getirip kendi propagandasını yapardı. Gelen siyasetçilerin otel odalarına kamera yerleştirmiş olmaları kuvvetle muhtemeldir. Yahudi lobisi de Amerikalıları İsrail’e götürüp Hamas’ın vurduğu bir kreşi gösterip onların Filistin’e olan nefretlerini artırıp İsrail’le ilgili her türlü kanunun çıkmasını sağlarlar. Oysa Gazze duvarını aşıp Gazze’ye girdiklerinde felakete müşahit olacaklar ama İsrail izin vermez. Kongre üyesi Rashida Tlaib kendi vekil arkadaşlarını Gazze’ye götürmeyi planlıyor ama lobi ne yapıp edip engelleyecektir. Yalanlarla Amerika’yı sömürmelerine engel olacak herkesi engellerler. 

FETÖ’nün diğer bir benzerliği de siyasetçilere bağış yapmalarıdır. Fetullah Gulen bir dönem Amerika’daki çete üyelerine “Siyasetçilere bağış yapmayan yanıma gelmesin” diye talimat vermişti. O günden bu yana milyon dolarlık bağışlar yapılıyor. Ve sonuç da aldılar. Bugün FETÖ üyeleri Amerika’da rahatça yaşayabiliyorlarsa sebebi mezkûr bağışlardır. 

FETÖ ABD’de Yahudi kardeşleriyle ne yaparsa yapsın ama Türkiye’ye bir daha zararı dokunmasın. Gerçi yerel seçimler için de boş durmuyorlar ama bir sonuç almaları zor. Şunu da mutlaka belirtmeliyiz. 15 Temmuz darbesi başarılı olsaydı paralel devlet gerçek devletin yerini alacaktı. Din bağlamında ise nasıl ki Muhammed bin İsmail el-Dürzi isimli zat kendi anlayışını dinselleştirip yeni bir din kurduysa, Fetullah Gülen de kendi din anlayışını din diye zorla kabul ettirecekti. Başka bir deyişle Dürzilik benzeri bir din akımı ortaya çıkarılacaktı. Şükür ki Allah son din İslam’ı koruyup yeni Dürzilere müsaade etmedi. Böylelikle neo-Dürzilik örgütün içine hapsoldu. İnşallah global paralel devletin de sonunu görürüz.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • mizanmizan4 ay önce
    Bu fetö işi ortaya çıkmadan senelerce evvel, vatandaşlara ait doğru istihbarat raporları hazırlanmalıydı; Herhangi bir umumi hal ve vukuat karşısında insanların verebileceği reaksiyon ve onlara müdahale tahmin edilebilir seviyede olmalıydı. Amma kim düşünecek de yapabilecek bu işleri ? Nerde devlet nerde hükümet ..!
  • Sansürcü akİTSansürcü akİT4 ay önce
    Ülkede din yok ! Türk usulü islam var ! Yalan dolan fitne fuuş kumar alkol faiz her şey mübah bu ülkede !
  • Murat soylubeyMurat soylubey4 ay önce
    hüseyin ağzından akan salyalardan belli soyundaki bozukluğun.Sayın Cumhur Başkanım bile diyemiyorsun çünkü içindeki kin ve nefretten dolayı.Senin ne soysuz olduğun Peygamberimize bile Peygamberim diyemedin.Bu Millet senin gibi piyasa şeytanlarını iyi bilir boşuna salyalarını akıtma.
  • hüseyinhüseyin4 ay önce
    R. T. Erdoğan, son Bursa ziyaretinde, cuma namazı için Ulu Cami'ye girer. İmam, heyecanlanmış olacak ki, vaazını yarıda kesip cuş u huruşla "Milletimizin sevdiği, milletini canından çok sevdiği, aziz bildiği Cumhurbaşkanımız camimize teşrif etmiştir. Dua ediyoruz, hürmet ediyoruz." der.Cemaat ayağa kalkmış mıdır? Kalkmış. Görüntüleri var. Bir kısmı alkışlıyor. Kimse de "Ey cemaat! Camideyiz!" demiyor.Vaaz veren imam mıydı, cuma vaizi miydi? Bilmiyorum. Belki müftüdür. Gazeteler "imam" yazıyor.Allah'ın evinde herkes eşittir. R. T. Erdoğan'ın camiye geleceği daha önce imama bildirilmiş midir? Muhtemelen bildirilmiştir. Ekâbir camiye girmeden önce tedbir alınıyor, korumalar yer tutuyorlar, fıldır fıldır etrafı kolaçan ediyorlar.R. T. Erdoğan, bütün dünyevî sıfatlardan arınıp düşündüğünde, fâni bir kişi olarak, mabette, böyle aşırı övgü düzülmesinden muhakkak rahatsız olmuştur. Bu vaziyete Saray fetvacıları bir açıklama getirmiyorlar. Kendileri de "Bir daha mabette bana böyle iltifat etmeyin." demiyor. (Çok merak ettim. Hz. Peygamber mescide girdiğinde, sahabeden biri kalkıp "Canımızdan çok sevdiğimiz Allah'ın elçisi mescidimizi teşrif etmişlerdir." demişler midir?Geçmişe doğru gitsek, dinle siyasetin nasıl iç içe girdiğinin mebzul örneğini veririz. Zaman zaman hatırlatıyoruz da...

Günün Özeti