--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yanlış yolun karanlığında

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
3

Siyasetin yönünü iktidar belirlemesi gerekirken, muhalefetin ergen hırsı karşısında onların seviyesine inerek, esas gündemi anlatamamaları anlaşılır gibi değil.

Muhalefet kasıtlı şekilde hükümetin yaptıklarını ve yapacaklarını gölgelemek için yanlış yollara gündemi sürüklerken, iktidarın bunlara cevap vermek için icraatlarıyla değil de laflarına lafla cevap vermesi siyasi fitneye katkı sunmaktır.

Muhalefet kanadında yer alan partiler daha kendi evlerinde birlik sağlayamazlarken, bunların ülkeyi yönetmelerini düşünmek, “düşünce” melekesine hakarettir.

CHP’ye umut bağlayarak iktidara geleceklerini sanan partilerin hangisi kendi içerisinde millete karşı güven verebilmektedir?

Cumhur İttifakı ve hükümet için böyle bir muhalefet bulunmaz fırsattır. Büyüğünden küçüğüne kadar bilyesi dağılmış rulman gibiler. Nerede ne zaman devrilecekleri belli değil.

İktidar bu dağınıklıktan istifade etmesi gerekirken, Onların seviyesine düşerek, yüzyıldır yapılmayan hizmetlerin, 20 yılda nasıl yapıldığını anlatamıyor maalesef.

Dünyada nicedir bilmiyorum ama Türkiye’de muhalefet, iktidarın icraatlarını külliyen görmezden gelip, milletimizin ufkunu karartmak için var güçleriyle çalışırken, bunun karşılığında iktidar yaptıklarını salonlardan anlatmaya çalışıyor.

“Salonlarda yapılmamalı mı” gibi bir soru soralım. Evet, yapılmalı ama siyaset ve icraat salonlarda değil, sahalarda anlatılır. En azından bizim ülkemizde.

Salonlara davet edilenler bellidir. İçinde iktidara oy veren insanlar az bulunur. Şık kıyafetler ve hususi zengin araçlarla gelirler, yerler, içerler, eğer hediyeler taşınabilecekse taşırlar yahut bırakıp çıkar giderler.

Haa bir de tanıdıklarıyla mesaj amaçlı fotoğraf çektirip altına da; “Çok verimli bir toplantı oldu” diyerek paylaşırlar. Verimi anlat deseniz anlatamazlar!

Şunu hesap etmezler. Görenler bu fotoğrafları hangi şartlar altında görüyor, nasıl mekânlardalar, hangi haldeler, ekonomik, sosyal, siyasal nasıl vaziyetteler diye düşünmezler.

Sanırlar ki, herkes kendileri gibi. Öyle değil işte!

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı 20 yıldır iktidarda tutanlar, o salonlardakilerden çok uzaktalar. Asıl onlara ulaşılması lazım.

Muhalefet, kendi düştükleri yanlış yolların karanlıklarından bu insanlara sesleniyor ve çağrıda bulunuyorlar. Hayra koşanlar şer cephesine mecbur bırakılmamalı.

Tekrarlayalım. Siyaset salonlarda değil, sahada yapılır. Hükümet icraatları salonlarda değil, sahalarda ve yerinde anlatılır.

Şehir şehir, ilçe ilçe, belde belde, köy köy gezilir. Biz millet olarak her zaman devlet erkânını dinleme, anlama ve destek olma edebi ve kültürüyle mayalı bir milletiz.

İktidar bu mayayı daha çok karıp, daha çok kendilerini anlatmaları gerekirken, muhalefetin yalan, yanlış, iftira yüklü eleştirilerine hizmetle değil, makamdan cevap verilmesi, milletimiz tarafından kayda değer bulunmaz. Bulunmadığını son seçimde gördük.

Ezcümle:

Makam, mevki, para, şan, şöhret, imtiyaz; kişinin kimliğinde, inancında, ideolojisinde, hayata bakışında doğal olarak vazgeçilmesi zor bir “BEN” etkisi yapar ama bu etki, siyasetçide ve bürokraside çok tehlikelidir.

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Suat

15 Kasım 2024 22:42

Son bir kac yilda akp nin icinden 2 ayro parti cikti. Bur tanesi eski basbakan bir tanesu esku ekonomi bakani. ama yazar diyor ki "Muhalefet kanadında yer alan partiler daha kendi evlerinde birlik sağlayamazlarken, bunların ülkeyi yönetmelerini düşünmek, “düşünce” melekesine hakarettir. Bende diyorum ki yazar abi, senin yazi yazman bu millete hakarettir, ana ilk once dusunce melekelerine hakarettir tabiki

Çaykaralı Fahrettin

15 Kasım 2024 21:01

Maalesef siyaset sadece zengin olma yolunda bir basamak olarak kullanılıyor.

Anka parkı

15 Kasım 2024 19:03

Karıştırarak kazanacaklarını zannediyorlar kısacası yanılıyorlar bak anka parkı kucaklarına koydular şimdi ayıklasınlar pirincin taşını. Yüzyılın son yirmi yılını çıkarırsak 80 yılda yapılan konsol (ekonomiyi taşıyıcı endüstri fabrikalar) işletmeleri sat, sat, sat bitirdiler ellerinde birey kalmayınca arazilere yeltenmeye niyetlendiler.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle