--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tarım ve hayvancılık bir istiklal meselesidir (1)

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
12

Aklıselim sahibi insanlarımızın sıkça belirttiği gibi tarım ve hayvancılık, bağımsızlığının ve istikbalimizin baki kalabilmesi için olmazsa olmaz şartlarımızdandır.

Bu hakikatin anlaşılması için önce millet ve devlet bütünlüğümüzün istiklaline inanmakla birlikte, yaşaması için mücadele etmek gerekir.

Biz tarım toplumuyuz. Elbet sanayi toplumu da olmalıyız. Sanayide ve teknolojide, ileri ülkeleri geçmeliyiz ama tarımı ve hayvancılığı asla ihmal edemeyiz.

Şimdi tarım konusunda geçmişe kısa bir yolculuk yapalım. Sonra söyleyeceklerimiz var onları da yarına paylaşalım.

Geniş coğrafyamızdan bugüne kalan 780 bin metrekarelik vatan toprağımızda tarım ilk insanla başlar. Mezopotamya tarımla tanışan ilk topraklardır.

M.Ö önce ve sonrasında Anadolu, her çeşit tarımın yapıldığı nice uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır.

Coğrafyamızdaki iklim çeşitliliği sebebiyle tarım ürünlerindeki zenginlik, başka ülkelerin topraklarında bulunmaz ve yetişmez denilmektedir.

Mesela Asurlular, Hititler, Anadolu Selçukluları ve Osmanlılar, tarım ve hayvancılıkta zirveye ulaşmışlardır. Tarım ürünlerinde devrin ticaret yolları bizim coğrafyamıza göre düzenlenmiş ve Anadolu ticaret merkezi haline gelmiştir.

Toprağın dilini anlayan toplumlar, tarım ve hayvancılık konusunda kimseye muhtaç olmadan yaşamışlardır. Bu coğrafyada bir dönem kendi kendimize yettiğimiz gibi dünyaya da tarım ve hayvancılık ürünleri ihraç edilmiştir.

Ekonomimizi sanayi ve teknoloji sahasında geliştirirken, mutlaka tarım ve hayvancılığa dair de geliştirmek mecburiyetindeyiz. Hem de hiç vakit kaybetmeden.

Acaba nüfusumuzun kaçta kaçı; buğdayı, arpayı, çavdarı, yulafı, mercimeği, fiği, nohudu bilir. Hiç tarlada görmüş ve dokunmuş mudur?

Bunlar beslenmemizde önemli ürünlerdir. Daha sebze ve meyveleri saymayalım. Kimin aklına nasıl bir meyve-sebze geliyorsa, hepsinin topraklarımızda alası yetişebilir.

Atalarımız Osmanlı, bir coğrafyayı vatan edinirken, üç nimete çok dikkat etmiş ve mutlaka yetişmesini sağlamışlardır.

“İncir, Zeytin ve Üzüm”! Geniş Osmanlı coğrafyasının neresine gidersek gidelim. Beslenmede vazgeçilmeyen üçünü mutlaka buluruz.

Bunların ardından; buğday, pirinç, pamuk yetiştiriciliğine önem verilmiş, hayvancılıkta ise keçi, koyun, sığır ve at yetiştiriciliğinden hiç vazgeçilmemiştir.

Hayvancılığın başta gelen ürünlerinden birisi elbet dokumacılık ve dericilik olmuştur!

Örneğin, yakın tarihe kadar Malatya’da kumaş dokuyan 12 bin tezgâhın bulunduğu belirtilir. Ülkemizde üretilen ipeklerin, Avrupa’da “Seta Turchia” olarak tanındığını da ilave edelim.

Selçuklu ve Osmanlı’nın son zamanlarına kadar Anadolu, halıcılığın ikinci vatanı olarak bilinmektedir. Pek çok Anadolu şehrinde dokuma ve boya sanayileri kurulmuştur.

Mesela Ankara tiftik keçisinin yünleri, 13. yüzyılda İngiltere ve Fransa’ya ihraç edilmekteymiş. Bugün İngiliz kumaşları denilen kumaşlar, İngilizlerin buradan götürerek yetiştirdiği bizim keçilerden üretilen kumaşlardır.

Ezcümle:

Sözü, kime ait olduğunu bilmediğim yabancı uzmanın tespitiyle bitirelim:

“Romalılar iç çamaşırı nedir bilmezken, Türkler yün gömlek giyiyordu”.

 

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hasan Tosun

5 Mayıs 2022 19:53

Önce 780 bin metre hakkında doğru bilgin olsaydı keşke. Millet arpayı buğdayı bilmiyor /dokunmadı /tanımıyor. Ama sen ilk mektep coğrafyasından bile çakmışsın kardeşim..

Aynen dogru

5 Mayıs 2022 18:58

Tarim bir istiklal meselesi oldugu icin mevcut hukumet bitirmeye calisiyor

Mustafa

5 Mayıs 2022 17:37

Ucuza aldığı mazot la köy met yanında traktörle dirift yağipan ciftcilerin olduğu ülke tarım olmaz

JALE ÖZSOY

5 Mayıs 2022 15:28

AKP 2002 IKTIDARA GELDİĞINDE NÜFUSUMUZ 60 MİLYONDU ŞIMDİ 85 MILYON +8 MİLYON MÜLTECİ = 93 MİLYON .2002 DE KENDİ KENDINE YETEN ULKEYKEN ŞU ANDA COGU GIDA MADDESİ ARTAN NÜFUS VE YANLIŞ TARIM POLİTIKASI SONUCU YETMEZ OLDU. İLK HATA KÖYDE OKULLARIN KAPATILMASI OLDU.COCUGU OLANLAR SEHRE TASINDI .ASIRI MALIYETLER ( YANLIS EKONOMİK POLİTIKALAR SONUCU DOLARIN YÜKSELMESİ )KÜÇÜK AILE İSLETMELERININ SONUNU GETİRDI .ÜLKEYE GİREN SICAK PARA İLE İTHALATA YONELDİK.

Alperen

5 Mayıs 2022 14:19

Sektöre sonradan gireceklere tarım ve hayvancılığın sorunları çôzülemez.mevcut üreticilerin sorunları çözülsün yeter

Süleyman Yurddaşer

5 Mayıs 2022 13:55

Türkiye'de tarıma darbe TARIM veHAYBACILIK deyimi vuruldu. Hayvancılık tarımın bir koludur ayrı bir sektör olarak düşünülmez. 

kaplan kaplan

5 Mayıs 2022 13:17

Sayın yazar ;uzun ve lüzumsuz bir grizgahdan sonra yazmak için yazmış oldunuz. Yinede sağ olun çiftçiyi hatırlamışsın.Çifci şu anda rezil kepaze durumda. Bu sene biraz buğday dometes,büber,patetes,nhut ve yağlık aspir ektim . Pişman oldum. Cebimde ne varsa gübreye tohuma ilaca, mazota peşin peşin katlamalı katlamalı ödedim. İndir bindir çamurların içine bölendim.Traktörü rektefe yaptıramadım. Biraz meyve yetiştirdim bir kısmını sulama kooperatifin sayesinde kuruttum. Sulama koop. sayesinde üretimi yüzde yetmiş duşürdüm. Sulanabilir arazimi ekmedim.Kalan 70-80 civarında çeşitli meyve ağacını kurutmamak için özgürlüğümü paramı Sulama Koop.ne kerhen devrettim. Bakacaz karmı zararmı hamallık mı önümüzdeki sene ya ekecez ya ekmeyeceğiz. Bu arada tarımsal destek de alamadım,neymiş imza eksikmiş sanki tamamlanamaz. Tarım müdürlükleri evrak deposu ziraat mühendisleri katip olmuş, masa başında ziraatçının veterinerin ne işi var bunlarda masaya çakılmış, sahada arazide pek göremezsin. yaz çiz boş şeyler bunların yaptığını sıradan ortokul mezunu biride yapabilir. Sayın yazar çiftçinin sırtındaki asalaklar yani kooperatifler, Ziraat odaları,borsalar tefeciler büyük tüccarlar indirilmediği sürece üretim artmaz, çitçi destek alabilmek için bürokrasiyle boğuşmakta,tomarlarca evrağı imzalatmak için muhtarın peşinde onbeş gün koşmakta muhtara bir de muhalifsen tamam altı ay yalvarır artık. Mahalle muhtarı ne anlar benim ekip biçtiğimden Tarlamı takkamı ne bilir. Bu teknolojide benim tarlamı ne ekip biçtiğimi İlçe tarım bilemiyorsa vay halimize, yani üreticinin önünde bayağı engeller var, özellikle cazibeli sulama yapan sulama koop. çeteleşmiş durumda,ömründe bir fidan dikmemiş insanlar buralara çöreklenmiş köylüyü dolaylı dolaysız soymaktalar.Suyu silah olarak kullanmaktalar.Sondaj kazdıracağım deyip üyelerden paralar toplayıp cukkalamışlar, gelde bir şikayet et mahkeme kapılarında sürüm sürüm süründürürler parasını peşin verdiği suyun hırsız yaparlar, bilmem 5 kat su çalma cezası keserler, yani köylü koopetiflerin parasıyla esiri olmuş durumda.Koop yönetimi Hukuk mantığına aykırı kararlarla köylüyü sindirirler. Nerde üçkağıtçı var, buralara çöreklenmiş yaşlı köylü amcalar nineler jandarmadan korkar ya mahkeme kapılarından sürünmekten bıkarya buda fırsata dönüşmüş durumda.Yani üretici bezgin bıkkın umutsuz bunları bizzat yaşayan birisi olarak ve bizzat yerinde gözlemleyen birisi olarak yazıyorum.Bu maliyetlerle nasıl üretim olur üstelik hürriyetimizi de kerhen bağışlamak suretiyle bilemez oldum, senin bildiklerin varsa yaz ne olur, belki teselli olur sayın yazar.

Muhittin

5 Mayıs 2022 13:00

Sayın yazar, ithallataki KDV yi sıfır yapıp yerli üreticiyi bitirenlere, morini 24 tl yapıp çiftçinin arazileri ekememesine, besicilerin yem parasına, sebzecinin gübresine yapılan zamlara da değinseydiniz keşke. O zaman marketteki sütün neden 15 tl ye, domatesin 30 tl ye, etin 150 ye satıldığını da anlayabilirdik. Saygılar

Ömer

5 Mayıs 2022 11:43

Aslında yeri Olan için hayvancılık karlı bir iş yemini bedavaya getirirsen ya da az masrafla zamanında ucuz alırsan kazanırsın . Maalesef kimse yapmak istemiyor . Eskiden para etmiyordu şimdi eti sütü yağı herşeyi para ediyor . Eskiden beden gücü çoktu şimdi makineler traktörle pat pat lar herşey var yapan yok . Şehlrde az mı çalışılıyor yook sabahın köründen geceye kadar hele İstanbul’da tam bir işkence . Bir maydanoz bile üç lira beş lira . Sonra çocuklar yine okula gider okuyabilir eskisi gibi değil ki köydeki imkanların şehirden farkı yok . Yol ulaşım herşey var ( istisna hariç ) . Anadolu eskisi gibi değil imkanlar çok büyük şehirlere yığılmak saçmalık .

Nahit sazoglu

5 Mayıs 2022 09:31

Tarim ve hayvanciligi devlet politikasi yapmaliyiz

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle