Müslümanlık emaresi gördükleri her şeye düşmandılar
Müslümanlık emaresi gördükleri her şeye düşmandılar
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Adamlar Müslümanlık emaresi gördükleri her şeye düşmandılar.
Kimler? Tabii ki 28 Şubatçılar ile bugün internet çöplüklerinde çöp karıştıran dönemin vesayetçi köleleri sözde gazeteci, yazar ve bilmem ne melanetler.
Milletimizin de devletimizin de canına okudular. Dini değerlere karşı CHP zihniyetinin başını çektiği zulüm yıllarını unutmamak gerekiyor.
Devletimiz; millet iradesinin ve hukukun ortaya koyduğu kararlılıkla; vesayetçiler ile malum medya sahipleri, yazarları ve habercilerinden temizlendiyse de siyasette aynı karanlık ittifak devam ediyor.
28 Şubat’ta vesayetçilerin ve medyanın hedefinden hiç düşmeyen rahmetli Erbakan’ı, Başbakanlıktan istifa ettiren zihniyetle, güya Erbakan’dan yana olduklarını iddia eden bazı kesimlerin bugün ittifak halinde olmaları ne acı değil mi?
28 Şubat bir cinnet haliydi. Ne günler ve yıllardı. CHP’nin tek parti döneminde yaptığı zulümlerin bin katını yaptılar ve maddi-manevi büyük zararlar verdiler.
Her şeye güçleri yetiyordu, astıkları astık, kestikleri kestik idi. Ne kanun ne hukuk ne gece ne gündüz ne insanlık ne edep ne adap ne ahlak hiçbir kural tanımıyorlardı.
Hele arkalarına aldıkları CHP zihniyeti ve dönemin yazar veya başyazar unvanlı satılık kalemlerinden oluşan medya cürufları, ihanet ateşini öyle körüklediler ki!
“Amentü sahibi hiçbir Müslümanın” bunlara asla haklarını helal etmemeli.
•
Yalnız cinnet taifesinin hesap etmediği bir şey vardı ve bugün de hâlâ hesap etmekten uzaktalar. Bu topraklar Kelime-i Tevhid topraklarıdır.
Bu topraklarda yüzyıllardır bekçilik eden şehit mezarlarını göremediler. Bunca şehit ne için şehit olmuştu, hangi dava adına şehit olmuştu? Bir kere düşünmediler.
Devletimizin, milletimizin, bayrağımızın, dinimizin bekçisinin milli irade olduğunu, vakti saati geldiğinde sahip çıkacağını kinlerinden ve öfkelerinden göremediler.
Milli iradenin en zor zamanlarda her zaman içinden bir lider çıkaracağını, vatanımızın ve milletimizin bölünmezliğine halel getirmeyeceğine akılları ermedi.
Çünkü cinnet halindeydiler. Göremezlerdi. Her şeye güçleri yetiyordu. “Gerekirse silah kullanılır” diye manşetler attırıyorlardı.
Ne günlerdi Yarabbi! Helal süt emmiş, helal beslenmiş, binlerce ana-baba duasıyla büyük şehirlere okumaya gelen kızların başına musallat olan musibetler, gün yüzü göstermediler ve çocukların kendi vatanlarında okumalarını engellediler.
El âlemin gavurları sahip çıktı. Avusturya’dan tutun da çeşitli Avrupa ülkeleriyle Amerikalara gittiler. Kader ve nasibe bakın ki, şimdi o çocuklar devlet hizmetindeler.
•
Ezcümle:
Müslümanlık emaresi görülen her insan potansiyel suçlu sayıldı. Kur’an-ı Kerimleri terör malzemesi diye tutanaklara geçirdiler. Rabbim kinlerini kendilerine musallat eylesin!
Öyle bir devirdi ki, bugün Komünist Çin’in, Doğu Türkistan’a yıllardır uyguladığı zulüm, baskı ve şiddetin kıyısından kurtulduk.
Hamdolsun 23 yıldır milli iradenin gücü ve Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın kararlı duruşuyla millet-devlet kucaklaşmamız sağlandı.