Tamahkârlık ve haddi aşmak
Tamahkârlık ve haddi aşmak
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Tamahkârlık ve haddi aşmanın bir kahramanlık addedildiği; hırs, tamah ve açgözlülüğün meziyet sayıldığı ve hatta takdir edildiği devirdeyiz.
Bu hususa dair anonim bir hikâyeyi paylaşalım.
Memleketin birinde adamın biri, Hz. Süleyman (a.s)’a gelir ve dileğini söyler:
- Ey Süleyman Peygamber! Ne olur dua et de ben de hayvanların dilinden anlayayım ve kendime hisseler çıkararak iyi bir kimse olayım der. Hz. Süleyman(a.s.):
-Ey insan! Kaldıramayacağın yükün altına girme, bu halin senin için hayırlıdır dese de kâr etmez ve adam ısrar eder:
-Yapmayın, ne olur hiç değilse kapımda yatan köpekle horozun dilini anlayayım der.
Süleyman (a.s.) kişinin bu isteğinden vazgeçmesi için uğraşsa adam ısrarlıdır. Çaresiz adamın dileğinin yerine gelmesini sağlar.
Adam sevinerek evine döner. Ertesi sabah sofrada otururken bir ekmek parçası yere düşer ve horoz hemen kapar. Kapı bekçisi köpek ise horoza öfkelenerek:
-Horoz! Bu yaptığın doğru mu? Sen buğday, arpa, mısır da yiyebilirsin. Bense ekmekten başka bir şey yiyemem, neden rızkımı kapıyorsun? Horoz şöyle der:
-Haklısın fakat hiç üzülme yarın efendinin eşeği ölecek, sen de böylece karnını iyice doyurursun. Bunu işiten adam sevinir ve eşeği pazara götürüp satar.
Evin sahibi ertesi sabah yine horozla köpeğin neler konuşacağını merak ederek onları dinlemeye başlar. Köpek horoza hitaben:
-Yahu hani eşek ölecekti, biz de karnımızı doyuracaktık ne oldu? Horoz cevap verir:
-Eşek ölmeye öldü fakat başka yerde öldü. Çünkü sahibimiz onu sattı. Yalnız hiç merak etme yarın atı ölecek, o zaman da daha büyük bir ziyafet seni bekliyor olacak.
Bunu duyan adam durur mu hemen atı da satar ve “Hayvanların dilini öğrenmem çok iyi oldu, böylece zarar etmekten kurtuldum diye sevinir.
Ertesi sabah yine köpek horoza çıkışır:
- Yahu horoz yine aldattın beni hani at ölecekti deyince horoz:
-Seni aldatmadım at öldü ama yeni sahibinde öldü der.
Köpek artık iyice öfkelenir, bolca havladıktan sonra horoz seslenir:
-Ne çok havlayıp duruyorsun, sahibimiz üzerine vazife olmayan bir işe kalkıştı, bizim dilimizi öğrendiğine çok sevindi, bu yüzden hırs ve tamahı arttı ama koca ailesini perişan ettiğinin farkında değil ahmak, yarın kendisi de ölecek ve hepimiz doyacağız der.
Bunu duyan evin sahibi dizlerini döverek:
-Ne aptalım, dünyaya geldiğimde kundağa sarıldığımı, ölünce de kefene sarılacağımı, malımın mülkümün hepsini dünyada bırakıp gideceğini unutup başıma açtığım işlere bak diyerek dövünüp durmuş.
Ezcümle:
Hikâye bu ama hangi hırs ve tamah sahibi huzurla ölmüştür acaba? Hayat kundakla kefen arasında bir dünya seyahatidir.