Ramazan mı bizi değiştiriyor biz mi Ramazan’ı?
Ramazan mı bizi değiştiriyor, biz mi Ramazan’ı değiştiriyoruz anlamadım gitti. Anlayanları bulmaya çalışıyorum, onlardan da kıymetli cevaplar alamıyorum.
Belki de ne aradığımı ve neyi bulmak istediğimi bilemiyorum desem daha yerinde olur, kimsenin hakkına girmemeli.
Hasbelkader Ramazan-ı Şerifin muhtevasını ve ibadet boyutunu bilirim. Hatta idrak edebilenler için büyük bir edep, terbiye, ahlak ve iman öğretmeni olduğu da malumdur.
Hal böyle olunca, çevremizde olup bitenlere ve insan ilişkilerimize bakınca, “Ramazan mı bizi değiştiriyor, biz mi Ramazan’ı” sorusu gelip insanın önüne dikiliyor.
Mevlana Hz.lerinin 25.700 (yirmibeşbinyediyüz) beyitten oluşan Mesnevisinin özünü, ilk yıllarında yazdığı 18 beyit oluşturur ve bu 18 beyitten altıncısı (6) mealen şöyledir:
-“Herkes beni kendince dost edindi. Fakat içimdeki sırları kimse araştırmadı”. İşte hepimize koca bir kitaplık hakikat.
•
Bu ifadeden hareketle şunu söyleyebilir miyiz diye içimden geçti ve dışa vurmak istedim. Oruç tutan bizler, Ramazan’a dostuz fakat içindeki sırları araştırabiliyor ve hayatımıza ne kadarını dâhil edebiliyoruz?
Sanki bu hususta kafam biraz karışık gibi geldiyse doğru düşünüyorsunuz demektir.
Çünkü Ramazan-ı Şerifi, adabınca ibadet olarak ifa edenlerden ziyade, dünyalıklarını daha çok artırmak için Ramazan’ı kullananlar temsil eder oldular.
Ramazan artık bir ibadetten öte, hatta adet olmayı da aşarak, eğlence kamuflajlı kullanılmaya başlandı. Yaşanan değil, konuşulan ibadet haline dönüşmekte.
Sosyal medya hesabım yok ama olan dostlardan kısıtlı da olsa bilgileniyorum. Ramazan artık eskiden eleştirdiğimiz direkler arası eğlenceyi de geçmeye başlamış.
•
Rivayet odur ki, İbrahim Ethem’e sorarlar:
-“Allah ile aran nasıl?” Şöyle söyler:
-“Dinimizden parça koparıp dünyamızı yamıyoruz. Neticede dünyanın yırtığı bitmiyor ama ahirette de yamayacak parça kalmıyor”. Ne buyurmuş şair:
“Yamadık dünyamızı yırtarak dinimizden,
Dünya da gitti ahiret de gitti elimizden.”
Bu iki mısra, Necip Fazıl’a atfedilir ama değildir. Üstadın böyle bir şiiri yoktur. Sözün aslını bizim yazarlardan Mustafa Çelik şöyle ifade eder:
“Emeviler döneminden itibaren sahabeleşmek yerine dünyevileşmek, Müslümanların gündemine girdi. Bakınız o dönemin şairlerinden birisi Abdülmelik b. Mervan’ı şöyle ikaz ediyordu:
“Yamadık dünyamızı yırtarak dinimizden/ Din de gitti dünya da gitti elimizden.” (Makalatü’l Kevseri/M. Zahidü’l Kevserî, Sh: 123, Beyrut/ 1995.
•
Ezcümle:
Evet, bu husus gerçekten çok önemli!
Modernitenin sömürü çarkında ezilmeyi güç temini saymak, değer yargılarımızı moderniteye heba etmek, dünyevileşmemizin önüne geçebilecek engelleri, insaf ve vicdan terazisinde tartmadan egomuzu yüceltip kutsamaktayız.
Ve tüm bunlara engel çıkaracak olan dini-milli uyarılarımızı taca çıkarmak, gittikçe yaygınlaşmaya ve kabul görmeye başladı.
Ne dersiniz! Ramazan mı bizi değiştiriyor, biz mi Ramazan’ı?