• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Müslümanlığımız acayip değişmeye başladı

31 Mart 2026
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Müslümanlığımız acayip değişmeye başladı

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Dinimiz ve öğretileri mükemmel. Bundan şüphesi olanın imanı gider. Vaaz etmeyeceğim ama bu kadarını da söyleyeyim.

Toplum içerisinde ve sosyal hayatın bütününde; Müslüman gibi davranışımız, sözlerimiz, amellerimiz, zemininden kaymaya devam ediyor.

Kılık, kıyafet, yeme, içme, konuşma, ev halimiz, dava arkadaşlıklarımız, işimiz, alışverişimiz, gezilerimiz, düğünlerimizi, evliliklerimiz, aile ilişkilerimiz ev hallerimiz ve daha nice destur ve düsturlarımız, hızla “Batıla” doğru yol alıyor.


Böyle giderse, ateistlerin bile; “Siz ne biçim Müslümansınız?” diyerek yuhalayacağı günler kapıda.

Bütün kesimlerde kadın meselesi çok suiistimal edilmektedir. Kadın hukuku “amaç” olmaktan çıkarılarak, “araç” haline getirilmiştir.


Kadın hakları ve kadın istihdamı üzerinden kadınların emeklerinin, anneliklerinin, evlerinin, fıtratlarının, hayallerinin köküne ayran suyu dökülmektedir.

Bu suiistimalin Müslümanı, gayrimüslimi kalmadı. Her insanın bir anneden doğduğu gerçeğinin görülmemesi için her kesimde acayip bir menfaatperestlik hâkim.


Mesela haysiyetli, şerefli, namuslu, kimlik ve kişilik sahibi hiç kimse; annesine kötü söz söyletmez. Yine kimse, gerçekten aile olmak için evlendiyse, çocuklarının anası olacağına inanıyorsa, dış etkenlere karşı kadınına sahip çıkar.


E peki, televizyon dizilerinde, sinemada, haberlerde, medya ve sosyal medyada kadınların bir eğlence malzemesi olarak kullanılmasına, kadın objeli hikâyelere, görüntülere, neden kimse; anasına, bacısına, karısına sahip çıktığı gibi çıkmak yerine, bir de izleyerek yaymakta ve eğlenmektedir. Neden sponsor firmalar bu rezalete para akıtmaktadır?


Bunları söylerken kimseyi kınıyor değilim. Çünkü ortada rıza gösterilmeyen bir durum yok. Seyrettiren de seyrettirenlerde de, yapanlar da yaptıranlar da memnun!

Bu kadar gayri insaniliğe; sıradan işlermiş gibi alakasız kalmayı, insanlığımızın neresine sığdırıyoruz bilemedim.


Değişim, modernite gibi kavramların, yerli ve milli kültürümüzü ön plana çıkararak icrası yerine; ötelenerek, itelenerek yok sayılması es geçilebilir mi?

Allah razı olsun bir tek Cumhurbaşkanımız Erdoğan bu tuzağa düşmüyor. Eğer fırsat bulsalar, Reisi de aynı kategorinin içine dâhil edeceklerdir.



Milli değerlerimizi paspas ederek değişim-dönüşüm bizatihi bir değer değildir. Milli hususları öteleyenler; nefislerine, menfaatlerine göre ayar çekenler, dünyalıklarını put edinmiş şarlatanlarıdır.

Biz varlığa ve değişimlere; hangi açıdan bakar, hangi ölçülerle değerlendirirsek; dünyamızı, kültürümüzü de öyle kurmuş, biçimlendirmiş oluruz.


Bir de bu değişim meselesi nedense hep Batıdan gelmektedir. Onların hikmetli işlerini alıp değişimimize katmak yerine, nerede terk edilmiş rezaletleri varsa alıp sahip çıkmaktayızdır.

Oysa değişim denilen kavrama hiç ihtiyacımız yoktur. Değişim, gelişme, büyüme, zaten bizim mecburi yapmamız gereken meseledir.


Ezcümle:

İnsanca ve Müslümanca her daim yenilenmemiz emredilmiştir. Ne demiş Peygamberimiz (s.a.v.) “İki günü birbirine eşit olan bizden değildir” buyurmuş.

Bu hakikate sırt döndüğümüz sürece inancımıza ters değişim devam edecektir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23