Muhalefet bu ülkenin neresinde yaşıyor!
Muhalefet bu ülkenin neresinde yaşıyor!
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Siyasi tarihimiz, böyle ilginç ne bir muhalefet başı gördü ne de ufaklarını. Sanki Türkiye’de değil, başka bir ülkenin topraklarında yaşıyor gibiler.
Ellerinden gelen tek şey, birbirlerinden aşağı kalmamak için Cumhurbaşkanımıza ve iktidara, olabildiğince hakaret etmekten ibaret. Muhalefet bu mudur?
“Muhalefet nasıl olur” diye cevap verecek değilim. Çünkü muhalefetin anlamı; “Bir ülkede millet ve devlet hesabına neler olup bildiğinden haberdar olmak” demektir.
Bizdeki muhalefetin bunlardan haberi olmadığı gibi bir de köstek olmak için ellerinden geleni geri bırakmamaktadırlar.
Türkiye almış başını gidiyor, dünya ligine oynuyor, bunlar karşılarında mahalle maçı yapacak bir takım bile bulamadıkları için hükümete küfretmekle meşguller.
•
Milli birlikten, vatan savunmasından, bir ülkenin istiklal ve istikbalinden böylesine uzak yaşamak, herhalde sadece bunlara küfretmeyi, hakaret etmeyi, iftira atmayı, yalan söylemeyi, besledikleri medya aracılığıyla siyaset yapmayı öğütlemektedir.
Adil olmayı ve adaletten kaçmayı esas sayan bir muhalefetin ülkemize ve milletimize verebileceği hiçbir şey yoktur. Mesela şu sorunun cevabını neden aramazlar?
-“Milletimiz neden muhalefete güvenmiyor? Evet, bu sorunun cevabı yok. Çünkü ortada hükümetin eksiklerini söyleyecek, başarılarına destek verecek bir muhalefet yok.
Muhalefete destek verenlerin de onayları, ideolojik ve siyasi kamplaşmanın neticesidir. Bunu nereden biliyoruz. Şuradan biliyoruz.
Meyhaneye gidenlerle, camiye gidenler, sadece Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a ve hükümete olan husumette birleşmekteler. Bu nasıl bir siyaset ve dünyacılıktır?
•
Muhalefet tek kulak tek göz oyunu oynuyor. Devlet millet hesabına yapılan hiçbir hizmeti duymuyor ve görmüyor. İşin tuhafı gösterildiğinde de inkâr ediliyor.
Yalanlara sarıldıkları kadar milletimize sarılsalar, iftiraların arkasına düştükleri ve yaydıkları kadar milletimizden kaçmasalar yetecek ama bindikleri dalı kesmekle meşguller. “Ekmek elden su gölden, bir tarla bostan yan gel Osman” keyfindeler. Tam muhalefetlik.
Bir muhalefet düşünün ki, kendi halkıyla kavga ediyor. Kendi bağımsızlığı için mücadele eden devletimizi de milletimizi de öteleyerek, terör örgütlerine arka çıkıyor.
Dünyanın neresinde kendi halkıyla kavga eden bir siyaset vardır? Kaos ve kargaşadan medet uman muhalefet mi olur?
Dünyadaki tüm mazlumlara sahip çıkan bir devlet olarak gurur duymamız gerekirken, insafsızca hareket etmek, insanlık değerlerinin hangisine sığar acaba?
Muhalefet kendisine şu soruyu sorabilir mi?
-“Türkiye’yi ne kadar tanıyoruz”? Aslında sorunun cevaba ihtiyacı yok. Hallerine bir bakabilseler, kendileriyle yüzleşebilseler cevabı bulacaklardır.
•
Ezcümle:
Türk İslam medeniyeti bir hamle ve iman medeniyetidir. (muhalefetin içlerine sindiremedikleri kısım burasıdır) İnsanlığa en büyük armağanı, insan haysiyetine gösterdiği saygıdır.
Manevi değerler üzerine kurulan ve asırlarca zaferden zafere koşan bu medeniyete sahip çıkmak, bu toprakları vatan edenlerin boynuna borçtur vesselam.