--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Laiklik adına yapılanlar (1)

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
12

Laiklik adına yapılanlar (1)

HÜSEYİN ÖZTÜRK

TBMM’nin zabıtlarında, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivleri bölümünde, üstelik Bakanlar Kurulu kararlarıyla satılan camilerin belgeleri var.

Laiklik adına kapatılan, başka amaçlarla kullanılan camilerle ilgili tabloyu anlatan bir yazıyı paylaşmak istiyorum.

Kültür ve edebiyat tarihimizin duayeni Yavuz Bülent Bakiler, Kastamonulu geniş ailelerden ve eski milletvekillerinden İsmail Hakkı Yılanlıoğlu’nun damadıdır.

Bu vesileyle Kastamonu’yu ziyaret ettiği bir tarihte, Kastamonu’da laiklik adına yapılan uygulamalara bizzat şahit olan kayınpederinin amcasının oğlu Hasip Efendiden şehirdeki camilere dair ürpertici hadiseyi kaleme alır. O  geniş yazıdan özet sunalım.

“Hasip Efendi, canlı bir tarihtir. Ondan dinledim.

Cumhuriyetin ilanından sonra buraya bir Vali geldi dedi ki: ‘Kastamonu’da 44 tane cami var. Bu 44 tane cami Kastamonu’ya çok, ben bunların 33 tanesini satacağım’.

-‘Aman Vali Bey! Bunların hepsi vakıf eseri, bunlar satılmaz. Maksadının dışında kullanılmaz’, dedikse de kabul etmedi. 33 camiyi satışa çıkardı.

Nasrullah Camii, Kastamonu’nun en büyük camisidir. Akif merhum orada milli mücadeleye destek için vaaz etmiştir.

Bizim camimiz devlet tarafından satışa çıkarıldığı zaman onu 5.000 liraya satın aldık. Dedelerim yapmış, vakfetmişler. Tekrar cami ibadete açıldı.

Ben caminin müezziniydim. Bir de imamımız vardı. Cuma vakti geldiği zaman ezan okuyordum ama üç kişi bir araya gelerek namaz kılamıyorduk.

Kimse korkusundan camiye gelemiyordu. Caminin önüne çıkıp gelene gidene yalvarıyordum. ‘Ya gelin, cemaati tamamlayalım da bir namaz kılalım’ diye. Kimse korkusundan giremiyordu.

1928 yılında harf inkılabı yapılınca Vali tellal bağırttırdı:

-Ey Kastamonu halkı! Harf inkılabı yapıldı, bundan sonra hiç kimse eski Türkçe ile yazmayacak, okumayacak, elinde eski eserler bulundurmayacak. Kimin elinde eski eser varsa hükümetimize, devletimize devretsin demiş.

İstanbul’dan Kastamonu’nun önemli ailelerine gelen fermanlar vardı. O fermanları o aileler gümüş çerçeveler içine almışlardı. Kastamonulular korkularından o gümüş çerçeveleri bile alamadılar. Olduğu gibi verdiler.

Gübür arabalarına, çöp arabalarına dolduruldu. Çok nadide el yazmaları vardı. Medreselerden, evlerden, camilerden toplanan eserler çöp arabalarına toplandı, getirip Hükümet Meydanının önüne yığıldı. Bir kibrit yaktılar, cayır cayır yandı”.

Bundan sonra Yavuz Bey diyor ki:

-“Ben bunları yazdım. Diyanet İşleri Başkanlığı yazımı ihbar kabul etmiş. Kastamonu’ya müfettiş göndermiş. Yazdıklarımın doğru olduğunu tespit etmişler, bana teşekkür telefonu açtılar.

Kastamonu’ya giden müfettişler Hasip Efendi’yi bulmuşlar. Hasip Efendi de bütün satılan camileri göstermiş.

Bizim halkımız Cami’yi satın almış, yıkmış ev yapmış. Yıkmış, dükkân yapmış. Yıkmış, bahçe yapmış.”

Hasip Efendi dedi ki:

-“Oğlum! Camileri yıkanlar, ev yapanlar, dükkân yapanlar gördüm, sonunda süründüler. Ekmeğe muhtaç oldular”. Öyle de bir tecelli olmuş.

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

yasemin nur

20 Kasım 2024 19:42

5816 sayılı kanun kaldırılsın ACİLEN bekliyoruz STK'LAR Vatanseverler sesimizi duyuralım Sayın yazar Hüseyin Öztürk Bey küçük çocuğa yalan söyler gibi yalanlarla uyutulamaz yeter artık nereye kadar daha uyutulacağız böyle bir olabilir mi?????

Bir

20 Kasım 2024 19:14

Çok teşekkür ederiz yazınızdan dolayı eski gizli saklanan tarih çıksın ortaya artık yazarlar,STKlar uyumasın

Kanber

20 Kasım 2024 16:41

Allah Celle Celalühü Tövbe suresinin 18 inci ayetinde #Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve âhiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve sadece Allah’tan korkan kimseler gerçek mânada îmâr edebilir. Doğru yola ermiş olmaları umulanlar işte bunlardır.# Allah Zuhruf suresinin 74 -79 ayetlerinde: Suçlular ise şüphesiz cehennem azabında ebediyen kalacaklardır. Hiçbir zaman onların azapları hafifletilmeyecektir. Onlar orada ümitsiz kalacaklardır. Biz onlara zulmetmedik fakat onlar kendileri zalim idiler. O suçlular Cehennem zebanisine Ey Mâlik hiç olmazsa Rabbin canımızı alsın diye çağırışırlar. Màlik de siz bu azapta bekletileceksiniz derler. Allah şöyle der: Şüphesiz biz size dünyada Peygamber vasıtasıyla hak bir din gönderdik fakat bir çoğunuz bu Hak Dini sevmediniz. Buyurmaktadır

gerçekler

20 Kasım 2024 14:03

Sayın yazar , her zaman yaptığınız gibi kuruluş yıllarımızı , geçmişimizi eleştiriyorsunuz . Fakat bilimsel gerçeklerden uzak , hurafelerle dolu dediklerinize inananların her gün azaldığını ve yok olmaya doğru gittiğini de belirtmek isterim . İyi yayınlar dilerim .

Gerçek bu

20 Kasım 2024 16:29

Camiler kapatılmadı diyorsun, hâdi bu yalan diyelim! Nutuk'ta Müslümanlık kaldırılmalı diyor, bu da mı yalan?

Asıl gerçekler

20 Kasım 2024 20:57

Adam TBMM’nde belgeler var diyor,tarihçiler satılan,yıkılan,ahıra çevrilen,hatta meyhane yapılan camilerin isimlerini tek tek sayıyor sen hala inanmamakta direniyorsan o senin problemin.Yahu Kemal Kılıçtaroğlu bile oy belasına da olsa CHP zamanında Müslümanlar’a yapılan haksızlıklardan,baskılardan dolayı helalleşme turlarına çıktı.Bu helalleşme neyin hellalleşmesiydi hiç mi düşünmedin,hiç mi araştırmadın?

TürkOğlu

20 Kasım 2024 12:21

1927 kararnamasiyle Laik diktatör CHP tarafından içinde içki dansöz oynatılan yakın döneme kadar kumar da oynatılan ,, 1987 de rahmetli Turgut Özal tarafından aslına yani camiye dönüştürülen Sirkeci Tren istasyonunun yanındaki MERZİFONLU KARA MUSTAFA PAŞA CAMİSİ ,, Bu hain zihniyetin bu gün halkçı Vatansever takılmalarına aldanmayın ,,kinleri her zaman diridir,, unutmayın,,,

TÜRK,SELÇÜKLU,VE OSMANLI TORUNLARIYIZ

20 Kasım 2024 12:07

Yıl, 8/81935 bir belge ile Ataürkün imzası ile Malatyada çoban süleyman Çavuş Camisinin peşin para ilatılmıştır ,Bir diğer taraftan tek parti döneminde camilerin bazıları Ahır- Meyhane- Bar – Pavyon- Depo yapırlike, Umur bey Camisini yıktırıp yerine çırılçıplak bir heykel dikiliyor,,Afyonda,, daha neler neler say say bitmez,, 1940 senelerinde CHP İstanbul belediye başkanı Lütfü kırdar zamanında Yol ,, bahçe,,park,, meydanlar yapımında ne Camiler,,Medreseler,,Tekkeler yıkıtılar,,, buda yetmedi İsmet inönü Cami satışları yıktırmalar yaptıkları çok var ,,

haklcı

20 Kasım 2024 09:17

malatyada 1930-1940 larda 7 ermeni kilisesi cami yapılmış bir araştırın bu işlerin gerekçesi neymiş hepside dayanıklı taş binalar

Osman

20 Kasım 2024 06:46

Şimdi dugun salonu olarak kullanılıyor altında dükkanlar olanlar var camilerin bişey değişti mi

Okur.

20 Kasım 2024 05:46

1923 yılında kim nerden telefonu bulmuş ta açmış. Peki. Cumhuriyet döneminde hiç cami yapılmamış mi. Camiler için yapılan, tadilat ve tamirat icin harcamaların kayıtlarına bakmanızı öneririm.

ne okudun ne anladın..ne içtin !

20 Kasım 2024 22:24

cumhuriyet döneminde 1 tane üniversite dahi kurulmamış...camiler kapatılıyor ,hac yasaklanıyor, KuranıKerim toplatılıyor...OKUR HAYAL PEŞİNDE.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle